Müzik kariyerinden sonra yönetmen kimliğiyle de Türkiye sinemasında kendine yer edinen Özcan Deniz, son filmi İkinci Şans ile izleyici karşısına çıkıyor. Deniz Çakır ile birlikte rol aldığı filmi Ya Sonra, Fahriye Evcen ile başrollerini paylaştığı Evim Sensin filmi ile başlayan süreçte Özcan Deniz üzerinde alıştığı janrı da romantik komedi – dram olarak belirlemiş oldu. 2000’li yılların unutulmaz dizisi Asmalı Konak’tan aşina olduğumuz ve sevdiğimiz ikili Nurgül Yeşilçay ve Özcan Deniz, bir kez daha beyaz perdede boy gösteriyor. İlki Asmalı Konak: Hayat filmiydi. Hem filmin hem de dizinin senaristi ve geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Meral Okay’ı anarak başlıyor film. Bu bakımdan ikili adeta Meral Okay’a duydukları vefa borcunu öder gibiler.

Evim Sensin’in, uyarlandığı  Nae Meorisokui Jiwoogae filmine sahne sahne birebir benzemesiyle tartışmalara yol açmasının ardından, Su ve Ateş filmiyle de beklentiyi karşılayamayan Özcan Deniz’in sinema sektöründe adından daha fazla söz ettirebilmek için yeni bir adım atması gerekiyordu. Özcan Deniz, atacağı bu yeni adımda kendine eskilerden sağlam bir dayanak yaratmayı seçmiş ve filmin başrollerini eski rol arkadaşı Nurgül Yeşilçay ile paylaşmış. Nurgül Yeşilçay son dönemde Erkan Petekkaya ile giriştiği mücadelenin ataerkil sisteme karşı da bir başkaldırı olması sebebiyle gündemdeydi. Uygulanan baskı sebebiyle diziden ayrılan Nurgül Yeşilçay, sevenleriyle İkinci Şans filmi ile yeniden buluşuyor. Ancak Nurgül Yeşilçay kendi rolünü başarıyla canlandırsa da filmi tam anlamıyla kurtarmaya yetmiyor.

İkinci Şans: Birbirine Zıt Hayatlar

Nurgül Yeşilçay’ın canlandırdığı Yasemin karakteri, başarılı bir matematik öğretmeni. 18 yaşında bir kızı olan Yasemin, genç yaşta evlenmiş ve boşanmış. Cemal ise memleketinden İstanbul’a genç yaşta çalışmaya gelmiş ve yaptığı köftelerin çok beğenilmesi ona yepyeni bir kariyerin kapılarını aralamış. Bu yeni kariyer Cemal’e büyük bir zenginlik getirmenin yanı sıra, içinde bulunduğu şaşaa  sebebiyle bir o kadar da yalnızlaşmış bir karakter olarak tanımlanabilir. Yasemin’in sürekli minimalleştirmeye çalıştığı hayatının, gösterişli hayatıyla zıt kutbunda bulunan Cemal, Yasemin için sonucu sabit olan bir fonksiyon denkleminden farklı değildir.

Yasemin ve Cemal’in kesişim kümesinde iki farklı konu var. Bu konulardan biri Cemal’in oğlu Mahmut’un, Yasemin’in kızı Çiçek’e aşık olması. Diğer konu ise, Yasemin ve öğretmen arkadaşlarının birlikte açacakları dernek için en uygun olan binanın Cemal tarafından alınıp yeni bir restorana dönüştürülecek olması. Bilindiği üzere kötü ve sert başlayan bu karşılaşmalar yerini güzel günlere, sonrasında bir sürelik karmaşaya, sonunda ise nihai çözüme bırakıyor. Fazlasıyla aşina olduğumuz bu olay örgüsü maalesef filmin hiçbir noktasında kırılmıyor ve her sahneyi, duygu durumundan hatta bazen repliklere kadar tahmin etmek mümkün olabiliyor. Oldukça klasik bir konuya sahip olan İkinci Şans için, genel anlamda bakıldığında romantik-komedi janrı için yeni hiçbir şey vadetmiyor ancak Özcan Deniz için ya da çemberi daha da büyütecek olursak Türkiye sineması için eksik olan noktayı dolduruyor diyebiliriz. Ağdalı ağır dram ya da bel altı ucuz komedileriyle ortayı bulmakta oldukça zorlanan yerli sinemamızda izleyicisini hem duygulandıracak hem güldürecek filmlerin azlığı göze çarpıyor. Özcan Deniz bu noktada, müzik ve sahnesiyle yakaladığı dramatik duygu durumunu tavana çıkarabilecekken durumu absürtleştirip izleyicisini gülmeye davet etmesiyle başarılı bir iş çıkarıyor.

İkinci Şans, Özcan Deniz’in çektiği filmler arasında ön plana çıksa da genelinde kendisini bıraktığı klişelerin yoğunluğundan kurtulamıyor. İki saatlik bir dizi tadında başlayıp biten film, Özcan Deniz ile Nurgül Yeşilçay’ı yeniden bir araya getirip izleyicisinin anılarını tazelese de yeni bir yapı kurmaya yetmiyor.

Müzik kariyerinden sonra yönetmen kimliğiyle de Türkiye sinemasında kendine yer edinen Özcan Deniz, son filmi İkinci Şans ile izleyici karşısına çıkıyor. Deniz Çakır ile birlikte rol aldığı filmi Ya Sonra, Fahriye Evcen ile başrollerini paylaştığı Evim Sensin filmi ile başlayan süreçte Özcan Deniz üzerinde alıştığı janrı da romantik komedi – dram olarak belirlemiş oldu. 2000’li yılların unutulmaz dizisi Asmalı Konak’tan aşina olduğumuz ve sevdiğimiz ikili Nurgül Yeşilçay ve Özcan Deniz, bir kez daha beyaz perdede boy gösteriyor. İlki Asmalı Konak: Hayat filmiydi. Hem filmin hem de dizinin senaristi ve geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Meral Okay’ı anarak başlıyor film. Bu bakımdan ikili adeta Meral Okay’a duydukları vefa borcunu öder gibiler. Evim Sensin'in, uyarlandığı  Nae Meorisokui Jiwoogae filmine sahne sahne birebir benzemesiyle tartışmalara yol açmasının ardından, Su ve Ateş filmiyle de beklentiyi karşılayamayan Özcan Deniz’in sinema sektöründe adından daha fazla söz ettirebilmek için yeni bir adım atması gerekiyordu. Özcan Deniz, atacağı bu yeni adımda kendine eskilerden sağlam bir dayanak yaratmayı seçmiş ve filmin başrollerini eski rol arkadaşı Nurgül Yeşilçay ile paylaşmış. Nurgül Yeşilçay son dönemde Erkan Petekkaya ile giriştiği mücadelenin ataerkil sisteme karşı da bir başkaldırı olması sebebiyle gündemdeydi. Uygulanan baskı sebebiyle diziden ayrılan Nurgül Yeşilçay, sevenleriyle İkinci Şans filmi ile yeniden buluşuyor. Ancak Nurgül Yeşilçay kendi rolünü başarıyla canlandırsa da filmi tam anlamıyla kurtarmaya yetmiyor. İkinci Şans: Birbirine Zıt Hayatlar Nurgül Yeşilçay’ın canlandırdığı Yasemin karakteri, başarılı bir matematik öğretmeni. 18 yaşında bir kızı olan Yasemin, genç yaşta evlenmiş ve boşanmış. Cemal ise memleketinden İstanbul’a genç yaşta çalışmaya gelmiş ve yaptığı köftelerin çok beğenilmesi ona yepyeni bir kariyerin kapılarını aralamış. Bu yeni kariyer Cemal’e büyük bir zenginlik getirmenin yanı sıra, içinde bulunduğu şaşaa  sebebiyle bir o kadar da yalnızlaşmış bir karakter olarak tanımlanabilir. Yasemin’in sürekli minimalleştirmeye çalıştığı hayatının, gösterişli hayatıyla zıt kutbunda bulunan Cemal, Yasemin için sonucu sabit olan bir fonksiyon denkleminden farklı değildir. Yasemin ve Cemal’in kesişim kümesinde iki farklı konu var. Bu konulardan biri Cemal’in oğlu Mahmut’un, Yasemin’in kızı Çiçek’e aşık olması. Diğer konu ise, Yasemin ve öğretmen arkadaşlarının birlikte açacakları dernek için en uygun olan binanın Cemal tarafından alınıp yeni bir restorana dönüştürülecek olması. Bilindiği üzere kötü ve sert başlayan bu karşılaşmalar yerini güzel günlere, sonrasında bir sürelik karmaşaya, sonunda ise nihai çözüme bırakıyor. Fazlasıyla aşina olduğumuz bu olay örgüsü maalesef filmin hiçbir noktasında kırılmıyor ve her sahneyi, duygu durumundan hatta bazen repliklere kadar tahmin etmek mümkün olabiliyor. Oldukça klasik bir konuya sahip olan İkinci Şans için, genel anlamda bakıldığında romantik-komedi janrı için yeni hiçbir şey vadetmiyor ancak Özcan Deniz için ya da çemberi daha da büyütecek olursak Türkiye sineması için eksik olan noktayı dolduruyor diyebiliriz. Ağdalı ağır dram ya da bel altı ucuz komedileriyle ortayı bulmakta oldukça zorlanan yerli sinemamızda izleyicisini hem duygulandıracak hem güldürecek filmlerin azlığı göze çarpıyor. Özcan Deniz bu noktada, müzik ve sahnesiyle yakaladığı dramatik duygu durumunu tavana çıkarabilecekken durumu absürtleştirip izleyicisini gülmeye davet etmesiyle başarılı bir iş çıkarıyor. İkinci Şans, Özcan Deniz’in çektiği filmler arasında ön plana çıksa da genelinde kendisini bıraktığı klişelerin yoğunluğundan kurtulamıyor. İki saatlik bir dizi tadında başlayıp biten film, Özcan Deniz…

Yazar Puanı

Puan - 55%

55%

İki saatlik bir dizi tadında başlayıp biten film, Özcan Deniz ile Nurgül Yeşilçay’ı yeniden bir araya getirip izleyicisinin anılarını tazelese de yeni bir yapı kurmaya yetmiyor.

Kullanıcı Puanları: 3.16 ( 8 votes)
55
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi