Marvel CEO’su Ike Perlmutter kadın kahramanların başarısına inanmıyormuş, bu noktada biz de kendisine inanamıyoruz.

İnternetli zamanların gençleri olarak farklı farklı sınavlar vermemiz gerekiyor etik konularda, çünkü yavaş yavaş öğreniyoruz ki, bilginin kendisi kadar, kaynağı da epeyce mühim. Sony hackleri ilk ortaya çıktığı zaman da heyecanlı paylaşımlar yaparken, bunun bir özel hayata müdahil olma şekli olduğunu fark edip, köşemize çekilmiştik. Fakat sınırlar bu mevzularda biraz yeniler, nerede sınırların başlayacağını bilmek zor. Bu maillerde Marvel SEO’su Ike Perlmutter’ın kadın kahramanların hikayelerinden kar etmenin mümkün olmadığı iması yer alınca mesela, özel hayatın gizliliği dışında bir sorun ortaya çıkıyor ve bir sınırı yitiriveriyoruz.

Wikileaks’a yüklenen mail şu şekilde:

Kimden: IP

Kime: Lynton, Michael

Konu: Kadın Filmleri

Tarih: 7 Ağustos 2014 05:32:50 -0400

Michael,
Telefonda konuştuğumuz üzere, aşağıda birkaç örnek var. Çoğaltılabilinir.

Teşekkürler,

Ike

1. Electra (Marvel) – Berbat bir fikir ve sonuçta ortaya çıkan baya, baya baya kötü http://www.boxofficemojo.com/movies/?id=elektra.htm

2. Catwoman (WB/DC) – Catwoman Batman dünyasındaki en önemli kadın karakterlerden biriydi. Film ise kabus gibiydi. http://www.boxofficemojo.com/movies/?id=catwoman.htm

3. Supergirl – (DC) Supergirl Superman serisinin en önemli kadın kahramanlarından biriydi. Bu film 1984’te vizyona girdi ve toplamda 14 milyon dolarlık bir hasılat yaptı, 5.5 milyon dolar açılış haftasında olmak üzere. Yine başka bir felaket

En iyi dileklerimle,

Ike

Birinin Perlmutter’e tümevarımın zaman zaman çok hatalı bir yöntem olabileceğini ivediyen anımsatması gerek. Böyle bir akıl yürütmeyle ilerleyerek, Batman’i asla Nolan’ın çekmemesine neden olacak veriye de Guardians of The Galaxy’nin asla beyazperdeye ulaşmamasını sağlayacak veriye de ulaşabiliriz. Başarılı bir biçimde ele alınamamış güzel bir malzeme elinizde varsa, malzemenin kötü olduğunu söylemeniz absürd kaçar.

Marvel’ın sinema ve dizi evrenindeki yolculuğu takdire şayan. Bütün dünyanın çizgi-romanlara bakışı değişti, bunun yanında çizgi-roman evrenlerinin bir uyarlamasını nasıl yapabileceğimize dair anlayış baştan sona değişti. Daredevil’in her bölümünü bir filmmişçesine izliyoruz, Avengers: Age Of Ultron hepimiz için büyük bir görsel şölendi, The Guardians of The Galaxy hem kulaklarımızın pasını sildi, hem de esprili tonuyla yazımızı yaz etti. Fakat Marvel’ın çok ciddi bir derinlik sorunu var, ve bunun en büyük kaynaklarından biri, kadın karakterlere olan yaklaşım.

Eğer Joss Whedon olmasa, şu an yazdıklarımız çok daha ağır olabilirdi. Ağır şeyler yazmayacak olsak da, Joss Whedon’a rağmen yazıyoruz. Avengers yönetmeni, ocak ayında bu meseleye cuk oturan bir açıklama yapmıştı:

“Hep bir bahane buluyorlar. Sürekli ‘Kadın kahramanlar olamıyor çünkü sekiz yıl önce yapılan Catwoman ve Elektra çok kötüydü’ laflarını duyuyorsunuz.”

Joss Whedon, bildiğiniz gibi Black Widow’u bomboş bir karakter olmaktan sıyırıp, bugünlere getirdi. Kendisi aynı zamanda Buffy The Vampire Slayer’ın da fikir babası. Yukarıda alıntıladığımız konuşmanın başka bir bölümünde de zaten Hollywood’un seksist olmasından ve artık bu tavrın geri kafalılıktan başka bir şey olmadığından da bahsediyordu.

Joss Whedon’a teşekkürler, ama artık bu duruma kadınların el atma zamanı da geldi. Marvel filmleri ve dizilerinde kadın karakterler öne çıkmaya başlasa da, hala aynı dil kullanılıyor. Sürekli bir iş için adam (man) aranıyor diyaloglarda. Dünyanın bütün dillerinde bu yanılsama var, ama “adam” insan değil, erkek demek. Bu kullanım içi boş bir kullanım değil, çünkü Agent Carter‘da anlatılan dünyanın kuralları doğrultusunda böyle bir kullanım gelişmiş vaziyette. Adam ancak kadınların var olmadığı bir dünyada insan demektir, ve Marvel evreni henüz böyle bir evren. Daredevil’ın en önemli karakterlerinden Karen Page içi boş bırakılan bir karakter, bu durumun Deborah Ann Woll’un oyunculuğuyla alakası olmadığını da kendisinin True Blood performansından biliyoruz. Iron Man 2’deki Black Widow’un nasıl bir karakter olduğunu anımsıyor muyuz peki? Örnekleri kolaylıkla çoğaltabiliriz, çünkü Perlmutter’ın sayabileceği başarısız olmuş kadın kahraman hikayesinden çok, çizgi-roman uyarlamalarında yalnızca meme ve kurtarılmayı bekleyen zayıf karakter olarak serpeştirilmiş kadın vardır.

2015 yılındayız ve oyunun kuralları değişti: insanlar güçlü kadın karakterlere inanıyorlar, onları destekliyorlar, onları izlemek istiyor ve inandırıcı buluyorlar. Kadınlar da çizgi-romanları seviyor, ve sinemada uyarlamaları bayıla bayıla izliyorlar, ve varlıklarının erkeğin altında konumlandırılmadığı zaman daha da çok izleyecekler. Bu sayede prenses olmayı değil, süper kahraman olmayı isteyerek büyüyen ve kendilerini taciz edenleri pataklamaktan çekinmeyen yeni nesiller de yetişecekler.

Captain Marvel’ın hikayesi yolda, Marvel filmi kadın bir yönetmenin yönetmesi konusunda ısrarlı, Wonder Woman için de muhtemelen aynı durum geçerli, her ne kadar anlaşmazlığa düşen bir kadın yönetmen projeden çoktan ayrılmış olsa da. Gidişat iyi aslında, her ne kadar bir filmin baş kahramanının kadın olmasını heyecanla beklemek biraz absürd olsa da.

Anımsarsanız sizinle Saturday Night Live’ın bu konuyla dalga geçen bir videosunu da paylaşmıştık, “Marvel, kadın süper kahramanların boy gösterdiği bir filmi nasıl yapacağını bilmiyor mu?” sorusu da o videoda esprili olarak cevaplanıyordu.

Hazırlayan: Hazan Özturan

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi