Array ( [0] => 9 [1] => 38 [2] => 7467 [3] => 10 [4] => 832 [5] => 11 [6] => 1237 [7] => 1875 [8] => 1125 [9] => 15422 [10] => 12794 [11] => 13 [12] => 708 [13] => 7468 [14] => 14 [15] => 208 [16] => 15421 [17] => 1859 [18] => 15423 ) test Array ( [0] => 11 [1] => 1 [2] => 2692 ) test Array ( [0] => Array ( [name] => Dram [link] => http://www.filmloverss.com/kategori/turler/dram/ ) )
Kasırga Sokaklar
Hurricane Streets
1997 - Morgan J. Freeman
86
ABD
Senaryo Morgan J. Freeman
Oyuncular Brendan Sexton III, Isidra Vega, Edie Falco
Ekin Can Göksoy
Hurricane Streets’in başarısı, Manhattan’ın varoş kısmında, milenyum bunalımına doğru tam gaz ilerleyen ergenlik dönemi gençlerini başarıyla anlatmasından ileri geliyor.

Hurricane Streets – Kasırga Sokaklar

Bazı bağımsız filmler Sundance’te ya da benzeri yarışmalarda öylesine başarıya ulaşır ve seyirci tarafından öylesine sevilir ki yönetmenleri Hollywood’da ya da Avrupa’da büyük başarılara imza atar ya da kaliteli yapımlar ile gündeme gelir. Böyle isimlerin arasında şu anda aktif sinema yapan birçok önemli isim vardır: Christopher Nolan, Darren Aronofsky, Rebecca Miller, Bryan Singer, Sophia Coppola gibi…

Morgan J. Freeman – hayır, kadife sesli Morgan Freeman değil – ise bunun tam zıttı bir örnek. İlk filmi Hurricane Streets (Kasırga Sokaklar) ile 1997 yılı Sundance Film Festivali’nde Seyirci, En İyi Yönetmen ve En İyi Sinematografi ödüllerini alarak festival tarihinde üç ödül birden kazanan Freeman’ın sonraki kariyeri yokuş aşağı gitmiş desek yeridir. Örneğin, Amerikan Sapığı 2 isimli filmin Freeman’ın işi olduğunu söylesek yeterli olacaktır sanırım.

Fakat, Morgan J. Freeman’ın kariyerinin aldığı yön, onun bu ilk filminin ne kadar büyük bir başarı olduğunu görmezden gelmemiz için bir bahane değil. Bugün, Memento ya da Pi filminin ne kadar “ünlü” olduğunu düşününce, Freeman’ın başarısız kariyerinin dolaylı olarak ilk film başarısını da gölgelediğini söylemek mümkün. Halbuki, Freeman’ın ikinci filmi Desert Blue da Sexton, Casey Affleck, Christina Ricci, Peter Sarsgaard ve ilk rolü ile Kate Hudson’ı buluşturan ortalama üstü bir filmdir. Sonrasında Dawson’s Creek’ten bölümler yöneten Freeman, sonraki filmlerinde Hurricane Streets’in başarısına ulaşamadı.

Hurricane Streets – Kasırga Sokaklar, Manhattan’da büyükannesi ile oturan 14 yaşındaki genç Marcus’un hikayesini anlatıyor. Babasını küçük yaşta kaybetmiş Marcus’un annesi de New Mexico’ya kaçak göçmenler sokmaktan dolayı tutuklanmıştır. Büyükannesi bir dükkan işlettiği için Marcus bütün boş zamanlarını dört arkadaşı ile sokakları arşınlamakta, birkaç küçük hırsızlık yapıp eğlenerek geçirmektedir. İçlerinden biri büyük bir hırsızlık yapma teklifi ile gelince, Marcus New Mexico’ya dönme ve orada dayısı ile çiftlikte yaşama hayalleri kurmaya başlar. Çaldıkları şeyleri satarlarken Marcus, baskıcı babası Paco’dan sıkılmış 14 yaşındaki Melena ile tanışır. Marcus, ailesi, hayalleri, sözde arkadaşları arasında sıkışıp kalmış, problemleri atlatabilmesi için Melena’nın koruyucu rolünü üstlenmiştir. Lucy’nin dükkanına sürekli gelen bir gazinin dayısıymış gibi Marcus’a bir uçak bileti göndermesi üzerine Marcus çok seviniyor ve Melena’yı da New Mexico’ya davet ediyor. Melena’yı yalnız yetiştirmeye çalışan babası Paco’dan korkan Melena Marcus’a başta ikna olmasa da teslim oluyor. Fakat, hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve beklendiği gibi gitmeyecektir.

Filmde Marcus’u ilk iki filminde başrolde oynadığı Morgan J. Freeman’ın kariyerine benzer bir şekilde aşağı doğru inen bir kariyere sahip, Brendan Sexton III canlandırıyor. Bunun dışında, Marcus’un annesi rolünde Edie Falco erken dönem rollerinden birinde kısa ama etkili bir performansa imza atıyor.

Hurricane Streets’in başarısı, Manhattan’ın varoş kısmında, milenyum bunalımına doğru tam gaz ilerleyen ergenlik dönemi gençlerini başarıyla anlatmasından ileri geliyor. Kaçak işçi sorunu, görünürde olmasa da ve itiraf edilemese de devlet görevlilerinden çocuklara kadar herkesin içine işlemiş ırkçılık, ebeveynlerin gençlerin üzerindeki etkisi ve çocukların kendilerini bulmak için verdikleri mücadele… Filmin geçtiği yer ve dönem ne olursa olsun, bir şekilde ergenliğe girmiş ve şükürler olsun ki atlatabilmiş her bireyin yaşadığı ortak sorunlar ile bağlantı kurabileceği temalar işleniyor. Tüm bunların yanı sıra, genç erkeklerin cinselliği keşfedişinden birbirileriyle kurdukları diyalog, ilişki ve doğal hiyerarşi de olabildiğince doğal bir şekilde aktarılıyor. Bir yönüyle film Larry Clark/Harmony Korine filmi Kids’i hatırlatıyor. Kids’in gençlerin hayatına yönelen cinsellik ve uyuşturucu ile yoğrulmuş, kadın ve erkek olmanın farklı hallerine dayanan ve oldukça sert belki bu sebepten de özellikle Avrupa ve Türkiye izleyicisine biraz uzak gelen atmosferi Freeman’ın Kasırga Sokaklar filminde mevcut değil. Ona nazaran çok daha farklı bir toplumsal yöne ve açıya yöneltiyor kamerasını Freeman. Dönemin portresini çizmektense – uyuşturucu, rave kültürü ve açık sözlü bir cinsellik anlayışı – daha genel bir ergenlik, büyüme filmi yapıyor Freeman. Kids gibi sizi sürekli dayak yediğiniz bir ringe fırlatmak yerine, çok daha naif, Marcus’un gözünden bir beyaz atlı prens hikayesi gibi ilerlediğini bildiğiniz bir şekilde anlatıyor derdini. Sonunda ise size yumruk atmaya ihtiyacı kalmıyor. Boğazınıza yerleşen yumruyu fark ediyorsunuz.



MAİLİNİZ VAR
Sinema dünyasından son haberlere herkesten önce
ulaşmak için mail listemize üye olabilirsiniz.
Üye Ol