Son dönemin en çok konuşulan bilimkurgu dizisi Humans, her geçen bölüm biraz daha eksiklerini gidererek yoluna emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Geçtiğimiz gün yayınlanan Humans 1. Sezon 3. Bölüm ile birlikte artık, dizinin en güçlü ayağı olan robot-insan ikileminin derinlikli yapısı da yavaştan oluşmaya başladı.

***Bu yazı Humans 1. Sezon 3. Bölümüyle ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Bir önceki bölümde Anita ile Laura arasında tırmanan gerilimi zirvede bıraktıktan sonra, yeni bölümün bunu kotarmaya çalışması için Toby’i içi doldurulmamış bir söylemle öylece ileri atması her ne kadar kötü bir başlangıç olsa da, devamında toparlamayı başardığını söyleyebiliriz. Özellikle synth’leri kıskanan ebeveynler temasından kurtulunmaya başlanması sevindirici. Bu sayede artık Anita’nın eve kabul ediliş kısmından ailenin bir bireyi olması aşamasına geçtiğini söyleyebiliriz. Özellikle bölümün sonlarında doğru Anita ve Laura’nın konuştuğu sahne hem synth mantığının arka planını ortaya koyması hem de bu bahsettiğimiz histerik durumu uzlaşıya dönüştürmesi açısında oldukça önemliydi.

İlk bölümlerdeki temel eleştiri noktası olan, distopik arka planın kullanılmaması durumu Humans 1. Sezon 3. Bölüm itibariyle aşılmaya başlanıyor nihayet. Bu açıdan artık dizi de, yavaş yavaş üzerinde tartışmaların yapılabileceği bir alana dönüşmeye başladı. Özellikle doktor Millican’ın Odi’yle ve yeni synth’iyle olan ilişkisi yapay zekayla ilgili dönen tartışmaların neredeyse büyük kısmını kapsayacak derece derinlikli hale geldi. Normalde yapay zeka tartışmalarının çoğunlukla odaklandığı kısım, bir gün dünyayı ele geçirecek derecede gelişebilme ihtimalleri olsa da; aslında meseleyle daha çok düşünsel anlamda ilgilenen akademisyenlerin vurguladıkları şey, esas sorunun bu ihtimalin olup olmamasından ziyade yapay zekanın iktidar mekanizmasına dönüşüp dönüşmeyeceğidir. Örneğin doktor Millican’ın bakıcı synth’i, onun sağlını korumak için orada. Ama birçok durumda görüyoruz ki eğer Millican prosedürlere uygun hareket etmezse hemen merkezle iletişime geçip onu rapor edebiliyor. Elbette bunu onun sağlığını korumak için yapıyor, bir anlamda onun iyiliği için ama gerçekten buna hakkı var mı? Yani bir insanın ölme hakkı onda saklı değil midir? Şimdilik bunu konuyu çok irdelemeyeceğim çünkü bundan daha önemli bir durum var. Peki, esasen Millican’ın iyiliği için onu gözetim altında tutup prosedürlere uygun hareket etmesini zorunlu kılan bu synth’leri kim tahsis ediyor? Elbette Sağlık Bakanlığı yani devlet. Peki devlet kendi mekanizması içinde bir tür faşizme meyil ederse ne olacak? Yani bir düşünün, devlet her eve ücretsiz ve almanın zorunlu olduğu bir synth veriyor. Sebebi de aslında gayet “iyi niyetli”, sizin yerinize evin işlerini halletsin. Ama bir yerden sonra bakıyorsunuz ki sizin iyiliğiniz içinmiş gibi uyguladığı zorunluluklar, sonunda sizi tümden synth’e bağımlı hale getirmiş. Bu bağımlılık iş yüküyle alakalı değil, yani eğer synth’in talimatlarını uygulamazsanız derhal merkeze rapor gönderiyor. Dolayısıyla tüm özgürlüğünüzü ele geçirmiş oluyor. Artık siz, tamamen ona bağımlı oluyorsunuz. Yeterince korkutucu değil mi? Muhtemelen hepimizin aklına hemen George Orwell’ın hepimiz izleyen “Büyük Birader”i geliyor. İşte Millican ile bakıcı synth arasındaki ilişki de aslında yapay zeka tartışmalarının çoğunlukla gözden kaçırdığı bu noktaya parmak basması açısından oldukça değerli.

Bölümün finalindeyse Matie’nin Anita’nın kodlarına kolayca bağlanabilmesi, neden bu karakterin inatla ultra zeki yaratılmaya çalışıldığını da biraz gösteriyor gibi. En nihayetinde bir noktadan sonra olayları çözmesi gereken bir sivri zeka gerekiyor. Ama bu sivri zekanın ergen kızımıza uygun görülmesinin arkasında yatan yaklaşımı sanırım hiçbir zaman kanıksayamayacağım.

Sonuç olarak Humans 1. Sezon 3. Bölüm, gittikçe kendini toparlamaya başlayan dizinin en elle tutulur bölümü. Rahatsız edici kopuklukların bir nebze giderilmesiyle, yavaştan okuma yapılabilecek alanların ortaya çıkmaya başlaması sonraki bölümler için oldukça umut verici bir gelişme.

https://www.youtube.com/watch?v=5WE0h5ZOLv4

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi