Google Play ve iTunes gibi platformlarda resmi prömiyerini 28 haziranda yapacak olan Humans dizisinin ilk bölümü geçtiğimiz günlerde görücüye çıktı. İsveçli senarist ve yazar Lars Lundström’ün, ülkesinde 2012’de yayınlanmaya başlanan ve hala devam eden Akta Maniskor (Real Humans) isimli dizinin Amerikan uyarlaması olan Humans, günümüzde geçen bir bilim-kurgu.

***Bu yazı Humans 1. Sezon 1. Bölümüyle ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Robot teknolojisindeki gelişmelerin diğer alanlara göre büyük bir ivme kazandığı ve artık insanlara kusursuza yakın derecede hizmet eden robotların olduğu günümüz dünyasında geçiyor dizi. Haliyle robotların gittikçe kusursuzlaşıp, insanlara yaklaştıkça ortaya çıkmaya başlayan bazı paradokslar da yavaştan kendini göstermeye başlıyor. Bu açıdan Humans’ın temel dinamik noktası da bu paradokslar ve “insan olma”ya dair düşüncelerdeki belirsizlikler.

Humans 1. Sezon 1. Bölüm itibariyle ileriye dönük hikaye anlatıcılığının ve projenin derinliğinin ilk ip uçlarını oldukça net bir şekilde veriyor. Bu açıdan dizide en göze çarpan şey, oluşturulan derinlikli arka plan ile yüzeysel hikaye anlatıcılığı arasındaki uçurum. Çünkü dizinin genel konsepti inanılmaz başarılı ve merak uyandırıcıyken, olayların geliştiği hikaye kısmı sanki inadına aksak ve sıkıcı. Şu iki örnek ile aradaki farkı daha iyi anlayabiliriz sanırım.

Bir insan ne zaman robot, bir robot ne zaman insan olur?

Örneğin dizinin konseptindeki yaratıcılığı ve derinliği, insansı-robotlara verilen ismin “synthe” olmasından hemen anlayabiliriz. Bu, etimolojisi Antik Yunan’a dayanan bir kelime. “syn” Antik Yunanca’da “eş, aynı, bir” gibi anlamlara gelir. Mesela dilimizdeki “senkronize” kelimesinin İngilizcesi olan “synchronize”da bu “syn” kökünün “eş” anlamını görebiliriz. Dizide kullanılan “synthe” kelimesindeki “the” ekiyse, aslında “synthesis” yani “sentez” kelimesinin iki farklı etimolojik yorumuna dayanır. Yani “syn-thesis” olarak sentez (tezlerin bir aradalığı) ile “syn-the-ses” olarak sentez (oluşturulmuş olan). Buradaki ikinci yorum üzerinden “synthe” kelimesinin “oluşturma” anlamına geldiğini görebiliriz. Bu açıdan bu insansı-robotlara “synthe” isminin verilmesinin arkasındaki yaratıcılığı hemen görüyoruz sanırım. En nihayetinde temel anlatı dinamiği, insan ile insansı-robotlar arasındaki fark olan dizinin; işlediği tema, insansı-robotların düşünme ve hissetmeden yoksun oldukları için bir yaratıcılığa sahip olmamaları meselesi. Yani “synthe”lerin her ne kadar insanlara hizmet eden robotlar olsalar da, onlara verilen isim temelinde aslında bir insan olarak var edilmeye –yani “oluşturan” olarak yaratılmaya- çalışılıyorlar. Bu aynı zamanda dizideki temel soruyu da desteklemiş oluyor; bir insan ne zaman robot, bir robot ne zaman insan olur?

İşte dizinin konseptindeki bu derinliğe karşın bir de işlenen hikayeye bakarsak dengesizliği açıkça görebiliriz sanırım. Esas ailemizin asi kızı Mattie, yaşı itibariyle ergenlik döneminde biri. Haliyle bu döneme özgü benlik ve ego oluşumlarından kaynaklanan bencillik karakteri üzerinden zaten dizi için yeteri kadar klişe ve sıkıcılık ekleniyorken, bir de buna karakterin aslında çok zeki olduğu vurgusunun yapılması diziyi fazlasıyla bilim-kurgudaki derinlikten kopararak gençlik dizisi estetiğine sürüklüyor. Yani bir yanda “synthe” ismi itibariyle felsefi derinliği olan bir arka plan varken bir yanda ergen bir karakterin olumlanması üzerinden getirilen, yoz anarşist anlatı, Humans 1. Sezon 1. Bölüm adına ortaya garip bir dengesizliğin çıkmasına sebep oluyor.

Humans 1. Sezon 1. Bölüm bizlere neler söylüyor?

Bu, nispeten ilk bölüm itibariyle diziye yönelik atıfların ötesinde; ilk bölüme has bir şeyler söylemek gerekirse, yönetmenin elindeki kozları sanki biraz fazla bonkör kullandığını söylemek yanlış olmaz. Ama bu bonkörlüğe karşın öyle çok da müthiş bir akıcılık yakalanmış değil açıkçası. Bu açıdan sanki, yapımcılar hikayenin yeteri kadar iyi gitmediğini fark edip sonraki bölümler için ellerindeki değerli materyalleri çıkarmak zorunda kalmışlar gibi. Açıkçası oldukça dinamik yan hikayenin daha ilk bölümden bu kadar açığa çıkarılıp ilerletilmiş olması biraz odak problemine yol açmış. Yine de genel konseptin zenginliği sayesinde dizinin bir sonraki bölüm için vaad ettikleri başarısızlıklarını örtecek cinsten.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi