Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

2005-2014 yılları arasında hayatımıza renk katan, bizleri 9 sezon boyunca güldüren, sevindiren, düşündüren ve hatta bazen de ağlatan How I Met Your Mother’ın sonunu görmemizin üzerinden tam 2 yıl geçti! Çok sevildi, çok sahiplenildi. Herkes kendisinden bir parçayı mutlaka bulabildi. Bize de unutulmaz sahneleriyle bu klasiğin hafızalarımızdaki yerini sağlamlaştırmak kaldı, karşınızda How I Met Your Mother’dan 10 unutulmaz sahne!

Aklımıza düştüğünde, rastgele bir yerde duyduğumuzda, dost sohbetlerinde yeri geldiğinde yüzümüzde oluşan o hasretle karışık gülümsemenin sebebini anlatmak çok kolay değil. Her karakteriyle ve hikayesiyle izleyiciyi içine çeken dizinin ilham kaynağının, senaristleri Carter Bays ve Craig Thomas arasındaki gerçek dostluktan geldiğini çoğumuz duymuşuzdur. İkili; gönüllerini, hayal güçlerini, samimiyetlerini ortaya koyarak girdikleri bu yoldan çıkarken arkalarında müteşekkir takipçiler bırakmıştır. Peki neydi How I Met Your Mother’ın sihri? Mükemmel olmadan da sevilebileğini, sevgi söz konusu olduğunda gururun çok da esamesinin okunmadığını, nereden gelirsek gelelim önemli olanın şimdiki zamanda olduğumuz kişi olduğunu, hakiki dostluğun once farklılıkları kabullenmekten geçtiğini, anne ve babalarımızın kim olurlarsa olsunlar hep en değerlimiz olarak kalacaklarını inanılmaz bir etkileyicilikle görselleştirmesi olabilir mi? Ted’in duygusallığı ve özverisini, Marshall’ın olgunluğu ve ideolojisini, Lily’nin çılgınlığı ve samimiyetini, Robin’in kararsızlığı ve güvensizliğini, Barney’nin kendisiyle yüzleşme korkusunu hepimiz deneyimlediğimizden olabilir mi? Birbirimizi tamamlarken ayrı ayrı da var olabilmenin mümkün olduğunu göstermesi de olabilir belki. 

Hayranlarının kalbine kazınmış olmasının sebebi, hayran sayısı kadar çok olabilir. Ortak ve tek olan bir şey varsa, o da How I Met Your Mother’ın hepimize bir şeyler yaptığıdır. Kimimizi olgunlaştırdı, kimimizi değiştirdi, kimimizi cesaretlendirdi, kimimizi tutundurdu, kimimizi barıştırdı, kimimizi kararlı kıldı, kimimizi hayallerine yaklaştırdı, kimimizi kabullendirdi, kimimizi dinginleştirdi… Diziyi 9 yıllık serüveninde yalnız bırakmayan hayranlar, dizinin oyuncularına da hakkını teslim etti. Barney’e hayat veren Neil Patrick Harris’i yolda görünce boynuna atladı, gerçek aşkı arayan Ted’i canlandıran Josh Radnor’a sempati duydu, inandıklarının peşinden giden Marshall’ı ekrana sunan Jason Segel’den etkilendi, içindekini dışarı çıkarma ustası Lily’ye vücut veren Alyson Hannigan’a aferin dedi, muhteşem ikilemi deneyimleyen Robin’i görselleştiren Cobie Smulders’a hayran oldu. Muhabbetler arasında “Senin favorin hangisi?” diye sorular sordu. Sözü ne kadar uzatırsak uzatalım yeterli gelmeyeceğini bildiğimizden, sizleri çok bekletmeden sürprizi sunuyoruz. Kimini şaşırtan, kimini üzen, kimini ağlatan ve kimini “kızdıran” son bölümünün yayınlanmasının üzerinden 2 yıl geçen How I Met Your Mother klasiğinin hafızalarda tatlı bir tebessümle yaşayan sahnelerini sizler için derledik!

Hazırlayanlar: Beste Altun, Elif Barış, Özge Yağmur, Zeynep Şentürk

How I Met Your Mother’dan 10 Unutulmaz Sahne!

Müthiş Kavga; Ted mi yoksa Miss Keçi mi?

Eğlendiğim bölümlerden bir tanesi daha. Hayatı boyunca kibar ve insanları incitmekten korkan karakterimiz Ted bir keçiyle kavga ediyor. Lily’in anaokulu öğretmeni olarak çalıştığı dönemde, öğrencilerine meslekleri tanıtmaları için arkadaşlarını ya da diğer meslek gruplarından insanları çağırdığını hatırlarsınız. Bu sefer bir çiftçiyi çağıran Lily, başına geleceklerden habersiz bir şekilde öğrencilerinin çiftçiye sevimli Bayan Keçi hakkında soru sormalarına izin vermişti. Bayan Keçi’nin kesileceğini duyan öğrencilerinin üzüntüsüne dayanamayan kahramanımız Bayan Keçi’yi sahiplenmiş ve Ted’in evine götürmüştür.  Bu sevimli keçi Ted’i en sıkıntılı zamanın da rahatsız edecek ve aralarında unutulmaz bir kavga başlayacaktır. Kavgayı kimin kazandığını tahmin etmesi güç değil sanırım.

Ve Karşınızda En Etkili Taktik: Çıplak Adam 

Aramızda Barney Stinson ve onun en değerli varlığı Taktik Kitabı’nı bilmeyen yoktur diye tahmin ediyorum. Bildiğiniz üzere Taktik Kitabı’n da ki bütün taktikler Barney Stinson’ın imzalı. Stinson, önemli bilimsel araştırmalar ve yıllar boyunca süren gözlemler sonucunda oluşturuyor bu taktikleri, tabi bir taktik hariç, Çıplak Adam! Dizinin çapkın kadın karakterleri olan Robin’in sevgililerinden birinin taktiği olan Çıplak Adam, Barney için eşi benzeri olmayan bir taktiktir. Verilen istatistikler ve başarı yüzdeleri Barney’in içinde inanılmaz bir cesaret ve istek uyandırmıştır. Taktiği denemek için kendine birini ayarlaması gerekiyordu ve bunu en yakın arkadaşı Ted olmadan yapamazdı. İki arkadaş hemen kendilerine bir randevu ayarlamışlardı bile. Ama Ted’in durumu farklıdır. Romantik aşığımız karşısındaki kızın gelecekti eşi olup olmadığına bakacak ve taktiği ona göre uygulayacaktır. Tabi ki de karşısındaki kız gelecekteki eşi değildi ve iki kafadar telefonda hangi pozu verecekleri konusunda tartışmaya başlarlar. Bu sırada çıplak adam taktiğini uygulayan sadece onlar değildir. Lily de bu taktiği uygulayarak Marshall’ın gönlünü çalmaya çalışır.

 Stres Atmanın En Pahalı Yolu: Televizyon Kırmak

Ted ile Robin ev arkadaşı olmuşlardır ama birlikte oldukları zamandan daha çok kavga etmeye başlarlar. Bu kavgaların dinmesi için de kendilerince bir yol bulurlar; o da duygusuz sekstir. Bu durumdan ise Marshall ve Lilly hiç memnun değildir. Ama esas bu durumdan hoşnut olmayan kişi hala Robin’e karşı bir şeyler hisseden Barney’dir. Ted, Robin’le yaşadıklarını anlattıkça Barney sakinleşmek için barın arka kapısından çıkar ve çöpte olan televizyonu kırarak sakinleşir. Bir daha bir daha derken, Barney bunu harika bir terapi olarak görmeye başlar. Çöp kutusunu boş bulduğunda bile bu Barney’i durduramaz; gider hemen bir televizyon satın alır ve onu kırar.

“Bang Bang Bangity Bang”

Robin ile Barney ayrılalı birkaç ay olmuştur. Lilly dışında kimse fark etmese de Robin tam olarak, bir ayrılık sonrası depresyonu yaşamaktadır. Barney ise bu dönemde kendine has tarzıyla, her gece farklı bir kadınla vakit geçirerek sürdürüyordur. Marshall’ın ve Ted’in, sürekli Barney’in mutlu olduğunu anlatması Robin’i fazlasıyla incitir. Ama Robin içten içe üzüldükçe, Barney’nin seks hayatı peşini bırakmaz. İşte tam o sıralarda kulağımıza gelen, ve itiraf etmek gerekirse uzun süre dile dolanan ‘Bang Bang’ performansları bölümün en güzel anlarıdır. Benim favorim ise son sahnede Robin’in başlattığı performanstır.

“bang bang bagity bang, I said bang, bang bagity bang…”

Modada Çığır Açan Ördekli Kravat

Marshall’ın ‘ördekli kravatı’, Barney’nin esprilerinin odağı olmuştur. Lilly ise hamiledir ve bunan dolayı göğüslerinin en gösterişli zamanını yaşar. Bu tabii ki de, Barney Stinson’ın dikkatinden kaçmaz. Marshall’ın isteğiyle Shinjitsu’ya giden grup, Barney’nin hain planın kurbanı olmuşlardır bile. Barney Marshall’la girdiği iddiayı eğer kaybederse, bir yıl boyunca dalga geçtiği o ‘ördekli kravatı’ takacaktır. Bu durum Barney’i tedirgin etmez, çünkü tüm bu iddia olayını önceden planlamıştır. Ancak Lilly’nin kurnaz yöntemiyle Barney bir yıl boyunca o kravatı takmak zorunda kalır. Bölümün en eğlenceli kısmı ise Barney ile Lilly’nin iddia pazarlığıdır.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi