Feminizm hızla büyüyen ve kadınlar bilinçlendikçe tüm sektörlerde belirli bir dönüşüm yaratan yapısıyla ataerkil sistemi sarsmaya devam ediyor. Kadınların çalışma ve oy hakkını dahi talep etmek durumunda kaldıkları dönemlerden büyük bir mücadeleyle “eşit maaş” hakkı talep eden bir noktaya gelindi. Bu cümleyi kurmak çok acı, çünkü çok yol katettiğimizi düşünürken 21. yüzyılda kadınlar hala aynı pozisyonda çalıştıkları erkeklerden düşük maaş alıyor. Sıfırdan gelinen bu nokta elbette çok kıymetli ancak ataerkil bakışı ve bu bakışın normalleştirdiği sistemi temelden sarsmak gerekiyor.

Kadınlar elbette girdikleri her sektörde sık sık kendilerine güven duyulmamasıyla ya da verilen trafik kazası haberlerinde bile “kadın şoför” vurgusuyla mücadele ediyorlar. Kadının ev içi emeğinden iş yerinde ve hatta özel hayatında verdiği bağımsızlık mücadelesi, erkin yani eril toplumun kadına bakış açısıyla şekilleniyor ve şekillenmeye devam ediyor. Elbette içine doğduğumuz toplumun yapısı, aldığımız eğitim başlı başına bu bakışı yapılandırıyor. Ancak atladığımız çok mühim bir nokta daha olduğunu düşünüyorum: Porno!

Özellikle az gelişmiş, cinselliğin tabu olduğu ortamlarda porno bir cinsel eğitim aracı olarak kullanılıyor. Ailesiyle cinsellik üzerine hiçbir konuşturma gerçekleştiremeyen genç bireyler izledikleri pornolar üzerinden kendilerince bir cinsellik tanımlaması oluşturuyorlar. Bu tanımlamayı ne gibi içeriklerin üzerinden kuruyor oldukları sorusunun cevabı ise içler acısı. Hot Girls Wanted, belgesel serisi yapısıyla aslında ağırlıklı olarak bu konuya eğiliyor. Belgesel, kadınların porno sektöründe nasıl konumlandırıldığı, işin kamera arkasında bulunan kadınların ne gibi zorluklarla mücadele ettiği ve neden porno sektöründeki erkek hakimiyetinin artık değişmesi gerektiği üzerine ayrıntılı bir analiz içeriyor. Belgeselin Women on the Top, bölümünde porno yönetmenliği yapan kadınlar üzerine yoğunlaşan Hot Girls Wanted, özellikle Erika Lust’ın girişimi açısından oldukça umut vadedici. Kadınların aşağılandığı pornoları izleyen erkeklerin kendi hayatlarında da bu durumu normalleştirdiklerini ve hem psikolojik hem de fiziksel anlamda kadınları aşağılayabildiklerini belirtiyor. Yanı sıra bu tür pornoları izleyen kadınlar da aynı şekilde durumu içselleştirebiliyor. Kadın yönetmenler, pornolarda erkeğin çok kısıtlı bir şekilde gösterildiğini ve bütün odağın kadın bedeni üzerinde toplandığını belirtiyor. Bu durumda cinselliğin bir sunumundan ziyade ortaya koyulan iş kadın bedeninin metalaştırılması gibi bir noktada son buluyor.

Hot Girls Wanted: Tinder’ın Yadsınamaz Etkisi

erika-lust-filmloverss

Erika Lust

Bu noktada feminist bir porno algısının ne kadar mümkün olabileceği sorusunu da tartışmaya açıyor belgesel bir yandan. Cinsellik erkeğin tekelinden çıkarılmadığı sürece feminist bir pornonun varolabileceği gibi bir düşünceye katılmadığımı belirtmeliyim. En nihayetinde pornonun -her ne kadar kadınlar da porno izlese de- asıl tüketicisinin erkek olduğu varsayımı üzerinden ilerleyen bir sektör olarak böyle bir dönüşüm yaşaması çok uzun yıllar alacak ve bu sürede birçok kadın kötü muamelelere maruz kalmaya devam edecek.

Sinema sektörüne benzer bir şekilde, kadın porno yönetmenleri de çalışmalarının online platformlarda ücretsiz izlenebiliyor olmasından ve bu noktada maddi olarak büyük hasar gördüklerinden şikayetçiler. Yanı sıra sektör de benzer bir şekilde, çalışmalarında kalite ve estetiği yakalamaya çalışan kadınları bir kıskacın içine hapsediyor. Hot Girls Wanted, kısıtlı bir bütçe ve dolayısıyla sıkıştırılmış çalışma günlerinin varlığıyla porno sektörünün aslında kamera arkasında çalışanlar için oldukça yorucu olduğunu gözler önüne seriyor. Herkesin bildiği ama kimsenin ayrıntılarına odaklanmadığı bir sektöre kapı aralayan Hot Girls Wanted: Turned On sezonuyla da meseleye farklı farklı açılardan değinmeyi ihmal etmiyor. Örneğin cinsellik algısının son 20 yıl içinde ne denli değiştiğini gözler önüne seren Tinder bölümü, değişen ilişki alışkanlıklarını da gözler önüne seriyor. Birçok kişiyle eğlenmenin tek kişiye bağlanmanın önüne geçtiği bir dönemi yansıtan bölüm artık insanların birbirini yaklaşık bir saniye içerisinde dış görünüşüne göre değerlendirme alışkanlığının nasıl normalleştiğinin bir kanıtı niteliğinde.

Tüm bunlara kısaca değindikten sonra feminist bir porno yapısının mümkünatı üzerine düşünebiliriz. Şuanki porno algısı çerçevesinde böyle bir tavır çok mümkün görünmüyor. Erika Lust, bir pornoyu kadın ya da erkek kameraman kullanarak çekmenin tamamen her şeyi şekillendirdiğini belirtiyor. Erkek bir kameramanın durmaksızın kadını çektiği ve estetik kaygıdan yoksun bir çalışma stili benimsemesi kadını tam anlamıyla pazarlanan cinsel bir meta konumuna düşürüyor. Oysa Erika Lust’a göre bir kadın kameraman iki kişinin yaşadığı cinselliği tam da o iki kişinin paylaştığı ortak bir an olarak yansıtmayı başarıyor. Bu da kadın ve erkeği eşit konuma yükseltebiliyor. Yanı sıra Erika Lust, ana akım porno sektöründe çalışan erkek oyuncuların kontrolünün çok zor olduğunu belirtiyor. Bu alışkanlık elbette bir noktada sektörün onlardan bu sertliği ve aşağılayıcılığı talep etmesiyle doğru orantılı olarak gelişiyor. Erika Lust bu noktada oyuncuyu sık sık uyarsa da bazı hareketlerin önüne geçemediğini söylüyor ancak bu onun filmi ve kurguda hangi bölümleri kullanacağına tamamen kendisi karar veriyor. Kısacası Erika Lust, bu ataerkil yapıya karşı büyük bir mücadele veriyor ve belirli koşullar altında feminist pornonun mümkünlüğünü gözler önüne seriyor. Ancak durumu genele ve uzun vadeye yaydığımızda bu tavır çok küçük bir yüzdeyi kapsıyor ve maddi kaygılar işin içine girdikçe bu dönüşümü sağlamak henüz çok da kolay görünmüyor. Yine de farkındalık geliştirmek, değişimin en önemli adımı olarak görülebilir ve Hot Girls Wanted: Turned On, izleyicisine, porno sektörünün içine düştüğü durumu bütün çıplaklığıyla sergileyerek ciddi bir farkındalık yaratmayı başarıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi