O’Keefe’in tutuklanmasıyla halk sokaklara döküldü. Karmaşıklığın fitili ateşlendi. Saul ve Carrie’nin olayı kendi yöntemleriyle çözmekten başka çareleri kalmadı. Homeland’in 7. sezon 5. bölümü “Active Measures”ta neler olmuş birlikte inceleyelim.

Homeland, alışılagelmiş CIA dizilerinin aksine, CIA’in yaptığı hataları ve bunun sonucunun nelere mâl olduğunu göstermekten asla çekinmeyen bir dizi. Amerikan rüyasını çoğu kez nakavt etmiş, çoğu ana akım dizide vaat edilen fırsatlar ülkesi ideasının arka planında dönenleri inandırıcı bir kurgu ile göstermeyi başarmıştır. Şunu açıkça söyleyebilirim ki Homeland, bir kez izlendikten sonra dünya politikasına bir daha eskisi gibi yaklaşamamanızı sağlayan bir yapım. Her bölümünde gözünüzün içine sokmasa da kafanızı kurcalayan bir kurt bırakıyor. Sezon başlarında karakterleri iyi bir şekilde konumlandırmayı önceliklendiren Homeland, bu geleneğini 7. sezonda da bozmuyor. Önceki bölümde taraflarını belli etmeye başlayan karakterler 5. bölümde şüphe uyandırmaya başlıyor. ABD halkının içerisinde koptu kopacak olan iç savaşın ardında yatanı ortaya çıkarmak için Saul ve Carrie farklı cephelerden kollarını sıvamaya başlıyor.

**Yazının bundan sonraki bölümü Homeland 7. Sezon 5. Bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Homeland 7. Sezon 5. Bölüm: Bazen İç Mesele, Sadece İç Meseledir

Homeland-7-sezon-5-bolum-filmloverss

Brett O’Keefe tutuklanmış, iç karışıklığın fitili ateşlenmiştir. Her şey korkulduğu şekilde cereyan etmiştir. 14 sivil, 5 FBI ajanının öldüğü operasyon sonrası halk sokaklara dökülür. Silah kullanımının yasal olduğu Virginia eyaletinde halkın sokakta ateş açması an meselesidir. Tüm bu olayların merkezinde O’Keefe, rehin alınan FBI ajanının öldürülmesinde büyük paya sahip olsa da kontrolü kaybettiğini ve işlerin çığırından çıktığını acı bir şekilde öğrenmiştir. Saul, O’Keefe’in ifadesini almaya gider. İfadesinin alındığı sahneyle birlikte hikâyenin akıbeti ile ilgili aklımıza ilk şüphe düşer. Saul, O’Keefe ile yaptığı konuşmada; halkın sokaklara dökülmesine yol açan bu karmaşıklığa sebep olmasının ardında yatan sebepleri yüzüne vurur. O’Keefe’i Twitter’da sahte hesaplar üzerinden tweet atarak halkı galeyana getirmekle ve asparagas haber üzerinden karmaşıklığı katliama dönüştürmekle suçlar. Ancak atladığı bir şey vardır. O’Keefe iki aydır kaçak şekilde yaşar. Başkalarının evlerinin bodrum katlarında bir bilgisayar ve bir kamera ile yayın yapmaya çalışır. Yani Saul’ün itham ettiği şekilde bir teknik altyapısı yoktur. Saul tüm bu olayların geldiği noktayı gözden geçirirken O’Keefe’in maşa olduğunu ve bu iç karmaşayı “olağan şüpheliler”in gerçekleştirdiğini düşünmeye başlar. Rusya’nın bir bilgi savaşı başlattığını düşünen Saul, Beyaz Saray’da ciddiye alınmaz. Rusya’nın ABD’nin iç politikalarına karışma mevzusu Beyaz Saray yetkililerine bile klişe gelir. Saul’ün tek çaresi kalır, o da kendi eski yöntemleri ile olayın peşine düşmektir.

Homeland’in geçmiş sezonlarına baktığımızda tüm vakaların bir şekilde teknolojiden uzaklaşmadan eski usul yöntemler ile çözüldüğünü bu noktada hatırlatmak isterim. Bu sezonda da kitabına uygun yapılmaya çalışılan yöntemler yetersiz kalıyor. Bürokratik anlamda bu tıkanma durumu, ajanların önünü açıyor ve aslında lanse edilen örnek hukuk devletine gölge düşürüyor algısı yaratıyor. İşte tam da bu noktada Homeland, gerçekliğini ispat ediyor. İzleyici, olayların yasal olmayan yollardan da manipülatif bir şekilde çözülebilmesinin neticesinde, ilk paragrafta bahsettiğim hakikat olgusuyla karşı karşıya kalıyor.

Saul, FBI tarafından vurulan gencin hastanede ölüme terk edildiğine dair gerçek dışı haberin ortaya çıkmasıyla meydana gelen karışıklığı adeta daha önce yaşamış gibidir. Akabinde Berlin’de geçen sezondan hatırlayacağımız Ivan adlı bir Rus ajanını evinde ziyaret eder. 2014 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya girmesinin ardında yatan tehlikeli senaryo, şu an ABD’de yine farklı roller eşliğinde oynanmaya başlamıştır. Ukrayna’da Rus bir çocuğun çarmıha gerildiğinin asparagas haberi Rusya’daki halkın ayaklanmasına ve Rusya’nın Ukrayna’ya girmesine sebep olmuştur. Bu sefer de Amerikan Başkanlık makamı ve devlet tehlikededir.

Bu esnada Virginia’da tüm halk sokaklardadır ve Lucasville’de ölen sivillerin cenaze töreni için bir araya gelir. Ölen 14 sivilin ailelerinin düzenlediği törene sürpriz üç kişi daha gelir. Öldürülen FBI ajanlarının eşleri, Başkan Keane tarafından bilerek cenazeye çağrılmıştır. Keane’i bu bölümde kavga eden kardeşleri ayırmaya çalışan bir anne rolünde görürüz. Olayları şiddete dökmeden çözmeye çalışır. Böylelikle halkı tek bir acıda buluşturarak devlete karşı ayaklanmasını önler. Naif bir şekilde, Amerika’yı ayırmaya çalışanlara cevap verildiğini düşünür. Ancak bu hümanist tutum büyük resimdeki ana sorunu çözmeye yetmeyecektir.

Bunlar olurken Carrie kendi ekibini toplar. Halen FBI’da görev yapan Dante, Carrie ve Max’in Başkan Yardımcısı Wellington’ın evini gözetlediklerini bilmez. Dante’ye bu yasadışı gözetleme işini söyleme mevzusunun birkaç bölümdür geçmesi, buradan bir gol yenebileceğine ya da bu durum sayesinde bir şeyleri öğreneceklerine dair bir sinyal olabilir.

Operasyon günü gelir. Wellington’ın sevgilisi Simone, ofisinde kıstırılıp tehdit edildikten sonra havale ettiği paranın General’i öldürmek için olduğunu çok çabuk kabul eder. Operasyon esnasında bir şeyler hep ters gider. Böcek bozulur. Carrie yenisini Simone’un çantasına bırakmak için operasyon aracını terk eder ve Dante’ye yönetimi kısa süreliğine bırakır. Operasyon tekrar rayına girer ve Simone beklendiği üzere tehdit edildikten sonra ilk Wellington’a gider. Her şey yolundaymış gibi gözükür ancak Carrie’nin içine bir şeylerin sinmediği aşikardır. Ancak Dante onu aldığı ilaçlardan ötürü net düşünemediğine inandırır ve istediklerine ulaştığına ikna eder. Carrie yine kendi yoluyla durumu kontrol etmek ister. Max ile birlikte gördükleri şey hakkında şoke olurlar. Evet, Simone Wellington’a gider, ama hiçbir şey olmamış gibi sohbet eder. Ne tehdit edildiğini ne de yüz bin dolara ihtiyacı olduğunu söyler. Bazı taşların net olarak yerine oturmadığını artık anlarız. Bir şeyler hiç de göründüğü gibi değildir. İşte Homeland’i sevmemizin nedeni de bu. Gerginliğin içinde başka bir kaos yaratarak adres şaşırtması.

Homeland 7. sezon 5. bölümde, iç savaş tehditleri ve potansiyel bilgi savaşı eşiğinde olayların perde arkasını aralamaya başlıyor. “Gerçek düşman kim?” sorusunun yanıtı ileriki bölümlerde Amerika’dan çıkarsa şaşırmayacağız. Aynı Saul’ün Ivan ile konuştuğu sahnede, Ivan’ın anlattığı Kızılderililer ile Amerikalı kaşiflerin arasında geçen “Yılan Gölü” hikâyesinde olduğu gibi. Bazen iç mesele sadece iç meseledir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi