Hollywood yapımı The Promise ve The Ottoman Lieutenant, Ermeni Tehciri’ne iki farklı bakış açısı sunuyor. Ancak The Promise’in yapım ekibine göre The Ottoman Lieutenant, kendi filmlerinin etkisini düşürmek üzere politik etmenlerle çekilmiş! 

Baştan anlaşalım, bu yazı 1915 yılında milyonlarca insanın ölümüne neden olmuş inanılmaz talihsiz bir olayın herhangi bir savunması ya da reddi değil. Adına ister Ermeni Tehciri deyin, isterse Ermeni Soykırımı. Hoş yalnızca başlıkta ‘Ermeni Tehciri’ yer aldığı için bile gelen olumsuz yorumları şimdiden görür gibiyim. Neyse, gelin şimdilik hepsini bir kenara bırakalım ve 100 yıl önce yaşanmış olayın yakın zaman sinemasına nasıl bir etki bıraktığına göz atalım.

İsmi geçtiğimiz aylarda gündeme gelen ve halen de tartışmalara neden olan IMDb oylarıyla ayyuka çıkan The Promise, Amerika’da 21 Nisan’da yani dün vizyona girdi. Gerek işlediği konu ve bunu bir aşk üçgeni aracılığıyla anlatması, gerekse kadrosunda Hollywood’dan tanındık isimlerin yer almasıyla The Promise’i andıran The Ottoman Lieutenant ise Amerika’da 10 Mart’ta vizyona girmişti.

Oldukça fazla ortak yönü olduğunu söyleyebileceğimiz iki film, The Hollywood Reporter‘a göre Ermeni Tehciri’ne yaklaştığı bakış açısıyla birbirlerine taban tabana zıt. Sitedeki yazıya göre yönetmenliğini Terry George’un üstlendiği ve kadrosunda Christian Bale, Charlotte Le Bon ve Oscar Isaac’in yer aldığı The Promise, dünyada pek çok ülke tarafından kabul edildiği üzere yaşanan olayların devlet eliyle yapıldığı yargısıyla yola çıkıyor. Öte yandan yönetmenliğini Joseph Rubin’in üstlendiği, kadrosunda Josh Hartnett, Hera Hilmar, Michiel Huisman, Ben Kingsley ile ülkemizin değerli isimleri Haluk Bilginer ve Selçuk Yöntem’in yer aldığı The Ottoman Lieutenant ise olayların devlet elinden çok savaştan kaçmış asker gruplarının etkisiyle gerçekleşmiş olması üzerinde duruyor ki bu bakış açısı halihazırda özellikle Türkiye ve Azerbaycan hükümetleri tarafından kabul edilmiş bakış açıları.

the-ottoman-lieutenant-filmloverss

The Ottoman Lieutenant Türkiye Hükümeti Destekli Olabilir!

Ancak The Promise’in yaratıcı ekibine göre tüm bu olanlar bir tesadüf değil. The Ottoman Lieutenant’ın The Promise’in etkisini düşürmek amacıyla çekildiğini öne süren film ekibinin oldukça dikkat çekici bir iddiası daha var: The Ottoman Lieutenant, şu anki Türkiye hükümeti tarafından destekleniyor olabilir!

The Hollywood Reporter’da belirtildiği ve filmin IMDb sayfasından görülebileceği üzere The Ottoman Lieutenant’ın yapımcısı Türkiye kaynaklı Es Film ve şirketin kurucu ortağı Yusuf Esenkal. Daha önce Recep Tayyip Erdoğan’ın set ziyaretinde bulunduğu Filinta dizisiyle karşımıza çıkan ve son olarak Payitaht Abdülhamid dizisinin yapımcılığını üstlenen Esenkal’ın Bilal Erdoğan’la film endüstrisi dışında iş ortaklığının bulunduğu ve The Promise’in yapımcılarından Mike Medavoy’un filme devlet desteğinin bu yolla sağlandığı varsayımı, yazıda yer alan oldukça dikkat çekici bir iddia. Sitenin sorularına yanıt vermeyen Yusuf Esenkal filmin şekillenmesine etkide bulundu mu bilinmez ancak iddiaların oldukça çarpıcı olduğu muhakkak.

The Promise’in aksine The Hollywood Reporter’ın sorularına cevap vermeyen The Ottoman Lieutenant film ekibinden sitenin çağrılarına yalnızca filmin uygulayıcı yapımcısı Ron Barehan geri dönüş yaparken Barehan, filmin arka planında yaşananlardan haberi olmadığını ancak The Ottoman Lieutenant’ın çekimlerinin The Promise’ten önce başladığını söyleyerek kendi filmlerinin The Promise’e karşı çekilmiş bir film olduğuna inanmadığını belirtmiş.

THE PROMISE

The Promise 100 Milyon Dolara Çekilmiş!

2015 yılında hayatını kaybeden ünlü Ermeni iş adamı Kirk Kerkorian’ın rüya projesi olarak addedilen ve Kerkorian’ın ölmeden önce bağımsız bir film için oldukça büyük bir bütçe olan 100 milyon dolar ayırdığı The Promise’in ilk olarak Amerika’da Aralık 2016’da vizyona girmesi planlanmış ancak daha sonra 21 Nisan’da vizyona gireceği duyurulmuştu. Benzer şekilde The Ottoman Lieutenant’ın ise önce Oscar sezonunda vizyona gireceği duyurulmuş ancak daha sonra vizyon tarihi 10 Mart olarak güncellenmişti. Kimilerine göre bu karar Amerika’daki sinema izleyicisinin kafasını karıştırmak için alınmış olabilir.

Gişe hasılatının tamamının hayır kurumlarına gideceği söylenen ve şu sıralarda Amerika’da büyük bir lobi hareketinin sürdürüldüğü The Proimse’in ilk hafta sonunda 4 milyon doların üzerinde hasılat yapacağı tahmin ediliyor. The Ottoman Lieutenant’ın ise vizyona girdiği Mart ayından bu yana elde ettiği gişe hasılatı yalnızca 250 bin dolar.

Ülkemizde Osmanlı Subayı ismiyle 19 Mayıs’ta vizyona girecek The Ottoman Lieutenant’ın aksine The Promise’in ülkemizde vizyona girmesi pek mümkün görünmüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi