Gelmiş geçmiş en auteur yönetmenlerden biri olan Hitchcock, varlığını ve dehasını filmin her karesinde hissettirmeyi başarabilen bir yönetmen. Gerilim unsurlarını sinemasında kullanış biçimi, filmlerinin psikanalizle olan bağı, tercih ettiği oyuncuların benzerlik göstermesi gibi detaylar Hitchcock’un iş sanata geldiğinde çok belirgin takıntılarının olduğunu gözler önüne seriyor. 1900’lü yılların ortalarında bugün bile yaratmanın çok zor olabildiği düzeyde gerilimi Hithcock yaratmayı başarmış ve bir neslin kuşlardan korkmasına dahi sebep olmuştur. Peki Hitchcock’un izleyicisinden istediği tepkiyi bu denli net bir biçimde nasıl alabildiğini görmek için öncelikle bakışımızı hangi noktalara çevirmeliyiz?

Hitchcock İzleyicisini Nasıl Manipüle Eder?

suspicion-filmloverss

Hitchcock filmlerini, izleyicinin kaygılarını yansıtabileceği bir araç olarak kullanır.

Hitchcock için kendi filmleri, en büyük korkularıyla yüzleşme şeklidir.

Hitchcock izlediğinizi bilir.

Hitchcock müzik, mizansen, senaryo gibi sinemanın her türlü bileşeninde ustalaşmıştır.

Özellikle bütün bir kurgunun bu denli etkili olmasının sebebi Hitchcock’un izlediğimizi bilmesinden ileri gelir. Bu “film çekiliyorsa elbette izlenecektir” gibi yüzeysel bir yargı değil aksine Hitchcock’un izleyicinin neyi nasıl izlediğini tahmin edebiliyor olması ile ilgilidir. Voyeur yani gözetlemekten haz alan izleyici tanımadığı hayatların içerisinde kolaylıkla kaybolabilir. Bir anahtar deliğinden hayatları röntgenlemeye benzer bir haz olarak tanımlanabilecek olan sinemanın bu gizli eylemini Hitchcock tamamen kendi yararına kullanır. Bir masanın altında bomba varsa bunu son anda gösterip şok etkisi yaratmaz ya da bombadan karakterler ve izleyicinin aynı anda haberdar olmaz. Hitchcock üzerimizdeki gerilimi artırmak için biz izleyiciyi bombadan haberdar eder ancak karakterler o anki eylemlerine bombadan habersiz bir biçimde devam eder. Bu hissiyat bombanın sonunda patlayıp patlamadığından tamamen bağımsız olarak bombanın patlama ihtimaline karşı tüm süreç boyunca hissedilen gerilim ile bağlantılıdır ve Hitchcock bunu çok iyi kullanır.

Yanı sıra usta yönetmen, Suspicion (1941) adlı filminde izleyicinin dikkatini bir bardak süte yoğunlaştırmak adına sütün içine bir ampul yerleştirir. Nitekim siyah beyaz bir filmde, bir bardak süt inanılmaz bir biçimde dikkat çekici hale bürünmüştür. Bu durum tam bir manipülasyondur aslında. Neye, nasıl dikkat etmemiz gerektiğini belirleyen, oyunun kurallarını yazan Hitchcock’tur. Hatta daha da ileri gitmek gerekirse Rope (1948) filminde, kapı açma-kapama sahnelerinde oyuncular çekimi herhangi bir kapı olmadan boşlukta oynamıştır. Çünkü Hitchcock kapı olmadan da izleyicide bu hissi yaratabileceğine dair o denli kendinden emindir.

Yanı sıra Rope filminde yoğun plan sekanslar da dikkat çeker ancak bu plan sekansların bazıları gerçekten tek planda çekilmek yerine zekice kurgulanmıştır. Kısacası, Hitchcock ne hissetmemiz gerektiği konusunda oldukça nettir ve bize yalnızca onun kamerasını takip etmek düşer.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi