Yönetmenlik kariyerine ilk uzun metrajı Comfortably Numb ile başlayan, biyografik drama Miracle ile ümit vadeden, 2011 yılında çektiği Warrior ile ise yılın en önemli filmlerinden birine imza atan Gavin O’Connor, uzunca bir bekleyişin ardından bu yıl iki filmle birden geri döndü. Bunlardan ilki Jane Got a Gun ülkemizde vizyon şansı bulamazken, ödül sezonunda şansı olur mu diye tartışılan Hesaplaşma – The Accountant ise bu hafta vizyona giriyor. Asosyal bir dahinin sıra dışı hayatını konu alan film, kağıt üzerinde heyecanlandırsa da, vasat senaryosuyla türdeşlerinin yanında eziliyor, keyifli bir seyirlikten öteye geçmeyi başaramıyor.

Christian Wolff (Ben Affleck) bir matematik dahisidir. Küçük bir kasabada, küçük bir muhasebe dükkanı bulunan Wolff, mütevazi bir hayat sürüyor izlenimi yaratsa da, arka planda suç dünyasının en önemli insanlarının kirli işlerini yapmaktadır. Klişe bir ana akım anlatısına sahip olan filmde, hikayeye karakterin “dahi” tarafına ek,  aksiyon sahnelerinin yaratılabilmesi adına bir de ölüm makinesi(!) olması ekleniyor. Karakterin savaşçı kimliği öne çıkartılarak subay babasının çocukluğunda onu nasıl etkilediği üzerine hikaye X-Menvari bir yöne evriliyor. Burada kastım, otizmli Wolff’un normal zekaya sahip insanlardan ayrılıyor olması değil; babasının Wolff’un yeteneklerini küçük yaşta yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan yenilmez karakter.

Er ya da geç, farklılıklar insanı korkutur.

Christian’ın babasının kurduğu bu cümle, karakterle empati kurabilmemiz adına hem senarist Bill Dubuque’un hem de filmin yönetmeni Gavin O’Connor’ın bu konuda bir çabası olduğunu gösteriyor. Lakin, Hollywood filmlerinde görmeye alışık olduğumuz aksiyon sahneleriyle bezeli formülize edilmiş senaryo, karakterin derinliği yerine odağın FBI-Christian-Mafya üçlüsü arasındaki kovalamacaya kaymasına sebep oluyor. Her ne kadar bilimkurgu filmlerinden farklı olarak daha gerçekçi bir karakterle karşı karşıya olsak da beyazperdede izlediğimiz Christian ile empati kurabilmek senaryoda kağıt üzerinde durduğu kadar kolay olmuyor.

Hesaplaşma: Ben Affleck’in Batman Yolculuğuna Eklenmiş Bir Spin-Off

Türler arasında dolaşan Hesaplaşma, bir aksiyon filmi olarak ele aldığımızda türün tüm gerekliliklerini yerine getiriyor; gündüzleri ezilenlerin yardımına koşan, geriye kalan zamanlarında ise kötülerden hesap soran ama bir yandan da “iyi“liği konusunda şüpheye düştüğümüz süper güçleri(!) olan bir karakter, aradığı suçluyu takıntı haline getirmiş bir polis ve gizemli bir milyarder. Bu şekilde ele aldığımızda bir aksiyon filmi olarak hikayenin herhangi bir eksiği bulunmuyor. Ancak, karakterin çocukluğuna inmeyi görev edinen Gavin O’Connor flashback’lere sırtını dayayınca filmin melodramı göz boyamaktan öteye gidemiyor. Tüm bunlar filmin ele aldığı konunun altında ezilerek Ben Affleck’in Batman yolculuğuna eklenmiş bir spin-off izlenimi yaratılmasına sebep oluyor.

Filmin oyuncu kadrosu son derece kuvvetli. Akademi tarafından şımartılması, Batman’i canlandırdığı yetmediği gibi bir anda solo filmlerini yazmaya kalkışması ve bir yıl içerisinde birden fazla film ile karşımıza çıkıyor olması gibi sebeplerle empati yaratan Affleck’in hem yönetmen, hem senarist, hem de aktör kimliğini -özellikle son birkaç yıldır- takdir eden azınlık arasında yer alıyorum. Aktörün Gone Girl’de olduğu gibi direkt olarak Affleck’in oyunculuk metodlarına uygun şekilde yazılan Christian karakterinin hakkını fazlasıyla veriyor diyebilirim. Ona eşlik eden Kendirck ve Simmons’ın canlandırdığı karakterler son derece baştan savma yazılmış ve bu durum oyuncuların performansını da ciddi derecede etkilemiş diye düşünüyorum. Özellikle Affleck ile Kendirck arasındaki uyumsuzluk fazlasıyla göze batıyor, filmin inandırıcılığına sekte vuruyor.

Hesaplaşma, iyi çekilmiş sekansları olmasına rağmen vadettiği hikayeden yola çıkarak Rain Man, Forrest Gump veya A Beautiful Mind gibi ana karakteriyle bağ kurabileceğimiz bir film değil. Dramatik bir hikaye ile iz bırakacak bir karakter bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacak, aksiyon severler ise aradığını fazlasıyla bulacaktır.

Yönetmenlik kariyerine ilk uzun metrajı Comfortably Numb ile başlayan, biyografik drama Miracle ile ümit vadeden, 2011 yılında çektiği Warrior ile ise yılın en önemli filmlerinden birine imza atan Gavin O'Connor, uzunca bir bekleyişin ardından bu yıl iki filmle birden geri döndü. Bunlardan ilki Jane Got a Gun ülkemizde vizyon şansı bulamazken, ödül sezonunda şansı olur mu diye tartışılan Hesaplaşma - The Accountant ise bu hafta vizyona giriyor. Asosyal bir dahinin sıra dışı hayatını konu alan film, kağıt üzerinde heyecanlandırsa da, vasat senaryosuyla türdeşlerinin yanında eziliyor, keyifli bir seyirlikten öteye geçmeyi başaramıyor. Christian Wolff (Ben Affleck) bir matematik dahisidir. Küçük bir kasabada, küçük bir muhasebe dükkanı bulunan Wolff, mütevazi bir hayat sürüyor izlenimi yaratsa da, arka planda suç dünyasının en önemli insanlarının kirli işlerini yapmaktadır. Klişe bir ana akım anlatısına sahip olan filmde, hikayeye karakterin "dahi" tarafına ek,  aksiyon sahnelerinin yaratılabilmesi adına bir de ölüm makinesi(!) olması ekleniyor. Karakterin savaşçı kimliği öne çıkartılarak subay babasının çocukluğunda onu nasıl etkilediği üzerine hikaye X-Menvari bir yöne evriliyor. Burada kastım, otizmli Wolff'un normal zekaya sahip insanlardan ayrılıyor olması değil; babasının Wolff'un yeteneklerini küçük yaşta yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan yenilmez karakter. "Er ya da geç, farklılıklar insanı korkutur." Christian'ın babasının kurduğu bu cümle, karakterle empati kurabilmemiz adına hem senarist Bill Dubuque'un hem de filmin yönetmeni Gavin O'Connor'ın bu konuda bir çabası olduğunu gösteriyor. Lakin, Hollywood filmlerinde görmeye alışık olduğumuz aksiyon sahneleriyle bezeli formülize edilmiş senaryo, karakterin derinliği yerine odağın FBI-Christian-Mafya üçlüsü arasındaki kovalamacaya kaymasına sebep oluyor. Her ne kadar bilimkurgu filmlerinden farklı olarak daha gerçekçi bir karakterle karşı karşıya olsak da beyazperdede izlediğimiz Christian ile empati kurabilmek senaryoda kağıt üzerinde durduğu kadar kolay olmuyor. Hesaplaşma: Ben Affleck'in Batman Yolculuğuna Eklenmiş Bir Spin-Off Türler arasında dolaşan Hesaplaşma, bir aksiyon filmi olarak ele aldığımızda türün tüm gerekliliklerini yerine getiriyor; gündüzleri ezilenlerin yardımına koşan, geriye kalan zamanlarında ise kötülerden hesap soran ama bir yandan da "iyi"liği konusunda şüpheye düştüğümüz süper güçleri(!) olan bir karakter, aradığı suçluyu takıntı haline getirmiş bir polis ve gizemli bir milyarder. Bu şekilde ele aldığımızda bir aksiyon filmi olarak hikayenin herhangi bir eksiği bulunmuyor. Ancak, karakterin çocukluğuna inmeyi görev edinen Gavin O'Connor flashback'lere sırtını dayayınca filmin melodramı göz boyamaktan öteye gidemiyor. Tüm bunlar filmin ele aldığı konunun altında ezilerek Ben Affleck'in Batman yolculuğuna eklenmiş bir spin-off izlenimi yaratılmasına sebep oluyor. Filmin oyuncu kadrosu son derece kuvvetli. Akademi tarafından şımartılması, Batman'i canlandırdığı yetmediği gibi bir anda solo filmlerini yazmaya kalkışması ve bir yıl içerisinde birden fazla film ile karşımıza çıkıyor olması gibi sebeplerle empati yaratan Affleck'in hem yönetmen, hem senarist, hem de aktör kimliğini -özellikle son birkaç yıldır- takdir eden azınlık arasında yer alıyorum. Aktörün Gone Girl'de olduğu gibi direkt olarak Affleck'in oyunculuk metodlarına uygun şekilde yazılan Christian karakterinin hakkını fazlasıyla veriyor diyebilirim. Ona eşlik eden Kendirck ve Simmons'ın canlandırdığı karakterler son derece baştan savma yazılmış ve bu durum oyuncuların performansını da ciddi derecede etkilemiş diye düşünüyorum. Özellikle Affleck ile Kendirck arasındaki uyumsuzluk fazlasıyla göze batıyor, filmin inandırıcılığına sekte vuruyor. Hesaplaşma, iyi çekilmiş sekansları olmasına rağmen vadettiği hikayeden yola çıkarak Rain Man, Forrest Gump veya A Beautiful Mind gibi ana karakteriyle bağ kurabileceğimiz bir film değil. Dramatik bir hikaye…

Yazar Puanı

Puan - 46%

46%

47

Asosyal bir dahinin sıra dışı hayatını konu alan Hesaplaşma, kağıt üzerinde heyecanlandırsa da vasat senaryosuyla türdeşlerinin yanında eziliyor, keyifli bir seyirlikten öteye geçmeyi başaramıyor.

Kullanıcı Puanları: 0.8 ( 1 votes)
46
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi