2010 yapımı ilk filmi Gişe Memuru ile adını duyuran ve 2015’in hem yerli hem yabancı film festivallerinden büyük övgülerle dönen Sarmaşık’ın yönetmeni Tolga Karaçelik, Dünya prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan son filmi Kelebekler ile festivalin uluslararası kategorisinde yarışan en iyi filme verilen Jüri Büyük Ödülü’nün sahibi oldu!  

Hem ülkemiz hem de uluslararası düzeyde sinema sanatı adına gurur verici bir başarıya imza atan Tolga Karaçelik’in Kelebekler ile elde ettiği bu büyük başarıya geçmeden önce tüm bu sürecin nasıl geliştiğini, bu yolda neler yaşandığını detaylı bir şekilde özetleyelim istedik. Nitekim, Tolga Karaçelik ve tıpkı onun gibi Yeni Türkiye Sineması’nı sırtlayan birçok bağımsız film yönetmeni, yapımcısı ve yazarı için  maddi-manevi büyük külfetleri olan film yapım, yönetim ve post-prodüksiyon sürecinin berisindeki zorlukları görmeden, kazanılan başarıları anlamlandırmanın pek de bir ehemmiyeti yok. Bu anlamda Tolga Karaçelik özelinde aktaracağımız ‘bir filmin yolculuğu’ sürecinin geleceğin yönetmen, yazar, yapımcı vb. adaylarına da ilham kaynağı olmasını temenni ederiz.

Dünya’nın en büyük bağımsız film festivalinden büyük zaferle dönen Tolga Karaçelik ve son filmi Kelebekler neden bu kadar değerli ve önemli? Daha doğrusu soru şu: Kelebekler’in elde ettiği bu devasa başarı sana, bana ama en çok da ‘biz’e ne anlatıyor? Şayet Kelebekler, “Kültür ve Turizm Bakanlığı” desteği almış bir film olsaydı, bu yazıyı kaleme almak için aynı motivasyonla yola çıkabilir miydim? Samimi  olmak gerekirse; uluslararası düzeyde dünyanın en önemli film festivallerinden birinden ‘en büyük’ ödülle dönen bir filmi elbette onore ederdim ya da ederdik; ama bu,  Kelebekler’in şu anda bizler için taşıdığı anlam kadar büyük olmazdı. Nitekim, yakın dönem sinemamızdaki uluslararası başarılara bakacak olursak, hem Cannes’da Nuri Bilge Ceylan hem de Berlinale’de Semih Kaplanoğlu’nun elde ettiği başarılarla her daim gururlandık. Ama kendi adıma şunu söyleyebilirim ki; hem sinematik evrenine ve anlatılarındaki estetik yaklaşımlarına yakın hissettiğim hem de kültürel ve politik anlamda dünyaya benzer perspektiflerden bakabildiğim isimlerin ulaştığı başarılar, marjinalleştirildiğimiz bu ‘yeni’ toplumsal, kültürel -adına ne derseniz deyin- yapı içinde daha hakiki ve çok daha samimi bir anlam ifade ediyor. Çünkü çektikleri çilelere ve zorlu süreçlere maddi olamasa da manevi anlamda ortak olduğumuz insanların, önünde sonunda ulaştıkları hak edilmiş mutluluk sizin de mutluluğunuza ve umudunuza dönüşebiliyor.

Dünyanın en prestijli festivallerinden biri olan ve bu yıl 32.si düzenlenen Sundance Film Festivali’ne iki sene önce Sarmaşık filmiyle katılan Tolga Karaçelik, yeni filmi Kelebekler ile festivalde bir kez daha ‘En İyi Film’ kategorisinde yarıştı. Üst üste iki projesiyle, dünyanın en önemli beş festivali arasında gösterilen Sundance Film Festivali’ne seçilerek büyük bir başarıya imza atan Karaçelik’in senaryosunu yazıp yönettiği Kelebekler; 18-28 Ocak 2018 tarihleri arasında, Amerika Birleşik Devletleri’nin Utah eyaletinde düzenlenen Sundance Film Festivali 2018’de aynı zamanda dünya prömiyerini de gerçekleştirdi. Dünya prömiyerinde sinemaseverlerin yoğun ilgisi ve büyük beğenisiyle karşılanan film, 27 Ocak Cumartesi akşamı gerçekleşen ödül töreninde, ‘En İyi Film’ ödülüne layık görüldü. Tolga Karaçelik’in  bu büyük ödülü almak için sahneye çıktığında yaptığı konuşma ise yeterince manidar ve ince göndermeler içeriyordu. Peki, Türkiye’de bu ödülü kazanan ilk yönetmen olarak sinema tarihine damga vuran Tolga Karaçelik neler dedi? “Bu ödül, bu filmin 18 günde çekilmesini sağlayan ekibime… Çaycısından  aktörüne, yapım ekibimden teknik ekibe… Bunu BİZ yaptık! Artık herkesin. Biz bu filmi 18 günde, yasaklı, parasız çektik. Bunun genç sinema öğrencileri için anlamı çok kıymetli. Çok mutluyum…” şeklinde konuşan Karaçelik’in yaptığı konuşmadaki BİZ, yasaklı ve parasız kelimelerine yapılan vurgular gerçekten de dikkate değer. Neden genç sinema öğrencileri için anlamı çok kıymetliydi bu filmin, neden BİZ yapmıştık ve nasıl artık HERKES’in filmi olabilmişti? Bu soruların cevaplarını anlamlandırabilmek ve bu başarının neden çok değerli olduğunu idrak edebilmek adına tarihte biraz yolculuk yapalım.

“Herkesin Filmi” Kelebekler’in Sundance Yolculuğu

Her şey Tolga Karaçelik’in 6 Aralık 2015 tarihinde attığı şu tweet ile başladı:

Kelebekler’in ilk duyurusunu bu tweetle yapan Karaçelik, özellikle Sarmaşık’tan sonraki her filmini büyük bir merakla bekleyen bizlere muazzam bir haber vermiş oldu. Böylece bizler de bu tweet vesilesiyle Antalya Film Forum’da 2015 Kurmaca Pitching Platformu’nun kazananı ve bu yıl Work in Progress Platformu’nun finalisti olan Kelebekler’in yapım yolculuğuna dahil olmuş olduk. Aynı yıl !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali ve Sundance Enstitüsü işbirliğiyle düzenlenen !f Senaryo Lab’e de katıldığı bilgisini aldığımız Kelebekler filmi ve Tolga Karaçelik adına daha da çok sevinmiştik.

13 Ekim 2016 tarihinde Tolga Karaçelik’in resmi Twitter hesabından yaptığı şu paylaşım ise heyecanımızı birkaç kat birden artırmıştı:

Tüm bu mutluluklar üzerine “Kültür ve Turizm Bakanlığı” tarafından yapım desteğine layık görüleceğini umut ettiğimiz Kelebekler hakkında gelen haber, bu filmin neden çok değerli olduğuna dair tüm sebeplerin fitilini yakan gelişme oldu. Tolga Karaçelik’in yeni filmi Kelebekler‘e Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından destek verilmemiş; Karaçelik ise alınan bu kararı kendi Twitter hesabından şu şekilde paylaşmıştı:

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından alınan bu kararın ardında politik bir sebep aramak için profesör olmaya elbet gerek yoktu; çünkü söylemleri ve yaptığı işlerle iktidara ve onun politikalarına muhalif bir tutum sergileyen ya da bu politikaları eleştirmekten çekinmeyen, üretken bir insanın üretimini engellemeye çalışmak zaten yeterince büyük bir ‘ceza’ydı. “Normal şartlar altında”, “sosyal devlet” çatısı altında “tarafsız” olması gereken bir devlet kurumunun taraflılığını açık ve aleni biçimde sergilediği bu tutumun sanatçıları ya da sanat üreten insanları yıldırma politikası olduğu barizdi. Ama içinde yaşadığımız çağın, ve dahi her çağın kendi direniş stratejilerini yaratma imkanlarını hesaba katmayan iktidarlara halk tarafından verilecek bir cevap hakkı doğmuştu. Nitekim öyle de oldu. Tolga Karaçelik borç harç içinde filmin çekimlerine başladıklarını belirten bir tweet daha attı ve film 18 gün içinde çekildi. Ama esas desteğe şimdi ihtiyaç vardı ve yapım sürecinin ardından filmin post-prodüksiyon maliyetlerinin karşılanması için Kelebekler’e özel Indiegogo’da fonlama desteği kampanyası başlatıldı.

 

 

Tüm bu zorlu ve hem fiziksel hem de psikolojik anlamda yorucu koşullara rağmen Kelebekler’i bitirmeyi başaran Tolga Karaçelik’in 29 Kasım 2017 tarihinde attığı bir tweet ise nefes aldığımız müddetçe umuttan neden vazgeçmememiz gerektiğinin en net kanıtını teşkil ediyordu:

Sundance Film Festivali’nin 2018 programı oldukça yoğun ve birbirinden güçlü filmlerin olduğu bir programla açıklanırken, festivalden bir sevindirici haber de Türkiye Sineması adına geldi. İki sene önce Dünya prömiyeri Sundance Film Festivali’nde yapılan ve büyük beğeni toplayan filmi Sarmaşık‘la dikkatleri üzerine çeken Tolga Karaçelik‘in yeni filmi Kelebekler de bu yıl Sundance Film Festivali’nde Türkiye adına yarışmaya hak kazandı.

Tolga Karaçelik tüm bu güzel gelişmelerin ardıdan 16 Ocak 2018 tarihinde bizlere bir harika haber daha verdi:

Birkaç gün sonra Sundance Film Festivali başladı ve dünyaca ünlü film eleştirmenlerinden biri olan Bilge Ebiri’nin attığı şu tweet türlü zorluklarla yaratılan Kelebekler için heyecan kat sayımızı iyice artırdı; Kelebekler gümbür gümbür geliyordu:

Ve… Ve o inanılmaz haber geldiğinde gerçekten de kendi filmimizmiş gibi sevinç çığlıkları atarken bulduk kendimizi; çünkü bu gerçek bir ZAFERdi:

Evet, Dünya prömiyerinde sinemaseverlerin yoğun ilgisi ve büyük beğenisiyle karşılanan Kelebekler, 27 Ocak Cumartesi akşamı gerçekleşen ödül töreninde, ‘En İyi Film’ ödülüne layık görüldü. Ve Tolga Karaçelik ödülü almak için çıktığı sahnede bu ödülü hepimize armağan etti; çünkü bu ödül bir arada kalabildiği ve umut etmekten vazgeçmediği müddetçe her türden mucizenin gerçeğe sirayet edebileceği bir gerçeklik potansiyelinin kanlı canlı bir örneği olarak tam karşımızda duruyordu. Tolga Karaçelik’in de söylediği gibi bu başarı herkesin, hepimizin ve hepimize ilham vermesi dileğiyle…

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi