1980’li yıllara damgasını vuran yapımın yönetmen koltuğuna ilk olarak Iwan Reitman oturdu. 1984 yılında izleyiciyle buluşan dönemin efsanevi yapımının senaryosunu filmin başrollerinden Dan Aykroyd ve  Harold Ramis birlikte yazdılar. Filmin elde ettiği popülerliğin ve geniş kitleler tarafından sevilmesinin ardından film, kitaba ve animasyonlara da uyarlandı. Serinin çekilen ilk filminde arkadaş olan 3 bilim insanının şehri hayaletlerin basması üzerine başladıkları hayalet avcılığının başlarına açtığı işler ve girdikleri savaşımlar olarak tanımlanabilir. Hayalet Avcıları orijinalinde Venkman (Bill Murray), Stantz (Dan Aykroyd) ve Spengler (Harold Ramis)’in ekibine sonradan dahil olan siyahi arkadaşları Zeddmore (Ernie Hudson)’un da katılmasıyla asıl aksiyon başlar.

Filmin bu yıl gerçekleştirilen yeniden çevriminde ise durum biraz daha farklı. Filmin erkek kahramanlarının yerini yeni filmde tamamen kadınların almış olması yeni Hayalet Avcıları filminin en ilgi çekici noktası. Filmin yönetmenliğini yapan ve senaryoya katkı sunan Paul Feig’in yanı sıra Katie Dippold da kuşkusuz filmin kadınlara dönüştürülen bilindik kahramanları üzerinde önemli dokunuşlara sahip. Erin Gilbert rolünü canlandıran Kristen Wiig filmde başarılı bir iş çıkarırken belki de komedi unsurunu en çok yaratan karakter Jillian Holtzmann’i canlandıran Kate McKinnon filmin oldukça başarılı isimlerinden biri olarak altı çizilebilir. Yanı sıra Abby Yates karakterini canlandıran Melissa McCarthy de filmin göz dolduran isimlerinden. Ekibe sonradan katılan Patty Tolan karakterini canlandıran Leslie Jones ise ilk filmde oluşturulan siyahi temsilinden çok daha geniş yer tutan karakterini başarıyla canlandırarak ilk filmde biraz daha geri planda bırakılan siyahi karakteri yer yer klişelere batsa da ön planda tutmayı başarmış.

Hayalet Avcıları ve Kadın Temsilleri

Hayalet Avcıları’nın bu yeniden çevrimini büyük bir izleyici kitlesi gereksiz bulacaktır. Benzer plotlarla kurgulanan, serinin devam filmi niteliğini taşımayan, ilk filmden izler ve imzalar gördüğümüz filmin öne çıkan en önemli yanı tabi ki kadın kahramanlardan oluşuyor olması. Kadının aksiyon filmlerinde oldukça aşina olduğumuz ‘cinsel obje’liğinden sonra dört farklı kadının cinselliği tamamen saf dışı bırakarak kahraman olması ve üzerine bir kadın komedisi izleyebilmek filmi kıymetli yapan belki de tek ayrıntı.

Hayalet Avcıları ekibini oluşturan bu dört kadın ayrı ayrı incelendiğinde ise, senaryo aşamasında temsiller üzerine yoğunlaşıldığını görmek zor olmayacaktır. Yüksek libidosuyla Erin, ilk filmdeki Verkman karakterinin çapkınlığına denk bir karakter gibi görünerek bir eşleşmeyi sağlasa da film bazı stereotiplerden sıyrılmayı da başarmış. Nükleer fizikle ilgilenen Jillian’ın ilk filmdeki Spengler’ın nerd’lüğünden oldukça uzak bir noktada konumlandırılması, bilimsel çalışmalar yapan bir kadın karakterinin alıştığımız gözlüklü, soğuk ya da rasyonel tavırlarından çok daha farklı olarak ve hatta biseksüel vurgularla cinsiyetsizleştirilerek karakteri seyretmesi daha da keyifli bir noktaya çekmeyi başarmış.

İlk filmdeki erkek temsillerinin bir eksiği olarak adlandırılabilecek nokta ise ekipte kilolu bir erkeğin bulunmaması olarak görülebilir. Filmin kadın versiyonunda ise bütün karakterlerin fit ve “mükemmel” vücutlu kadınlardan oluşturulmaması yine eşit temsil konusunda bir adım öne çıkıyor.

Film, kadın temsilleri dışında Hayalet Avcıları’nın (1984) üzerine pek bir şey koyamamış gibi görünüyor. Hayalet Avcıları, izlemesi keyifli olsa da ilk filmin nostaljisini arayanlar için bir hayal kırıklığı yaratacaktır. Ortalama aksiyon sahneleri sebebiyle komedi yönünün daha ağır bastığı film, sinema ve üç boyutlu bir seyir için biraz içi boş görünüyor.

1980’li yıllara damgasını vuran yapımın yönetmen koltuğuna ilk olarak Iwan Reitman oturdu. 1984 yılında izleyiciyle buluşan dönemin efsanevi yapımının senaryosunu filmin başrollerinden Dan Aykroyd ve  Harold Ramis birlikte yazdılar. Filmin elde ettiği popülerliğin ve geniş kitleler tarafından sevilmesinin ardından film, kitaba ve animasyonlara da uyarlandı. Serinin çekilen ilk filminde arkadaş olan 3 bilim insanının şehri hayaletlerin basması üzerine başladıkları hayalet avcılığının başlarına açtığı işler ve girdikleri savaşımlar olarak tanımlanabilir. Hayalet Avcıları orijinalinde Venkman (Bill Murray), Stantz (Dan Aykroyd) ve Spengler (Harold Ramis)’in ekibine sonradan dahil olan siyahi arkadaşları Zeddmore (Ernie Hudson)’un da katılmasıyla asıl aksiyon başlar. Filmin bu yıl gerçekleştirilen yeniden çevriminde ise durum biraz daha farklı. Filmin erkek kahramanlarının yerini yeni filmde tamamen kadınların almış olması yeni Hayalet Avcıları filminin en ilgi çekici noktası. Filmin yönetmenliğini yapan ve senaryoya katkı sunan Paul Feig’in yanı sıra Katie Dippold da kuşkusuz filmin kadınlara dönüştürülen bilindik kahramanları üzerinde önemli dokunuşlara sahip. Erin Gilbert rolünü canlandıran Kristen Wiig filmde başarılı bir iş çıkarırken belki de komedi unsurunu en çok yaratan karakter Jillian Holtzmann’i canlandıran Kate McKinnon filmin oldukça başarılı isimlerinden biri olarak altı çizilebilir. Yanı sıra Abby Yates karakterini canlandıran Melissa McCarthy de filmin göz dolduran isimlerinden. Ekibe sonradan katılan Patty Tolan karakterini canlandıran Leslie Jones ise ilk filmde oluşturulan siyahi temsilinden çok daha geniş yer tutan karakterini başarıyla canlandırarak ilk filmde biraz daha geri planda bırakılan siyahi karakteri yer yer klişelere batsa da ön planda tutmayı başarmış. Hayalet Avcıları ve Kadın Temsilleri Hayalet Avcıları’nın bu yeniden çevrimini büyük bir izleyici kitlesi gereksiz bulacaktır. Benzer plotlarla kurgulanan, serinin devam filmi niteliğini taşımayan, ilk filmden izler ve imzalar gördüğümüz filmin öne çıkan en önemli yanı tabi ki kadın kahramanlardan oluşuyor olması. Kadının aksiyon filmlerinde oldukça aşina olduğumuz ‘cinsel obje’liğinden sonra dört farklı kadının cinselliği tamamen saf dışı bırakarak kahraman olması ve üzerine bir kadın komedisi izleyebilmek filmi kıymetli yapan belki de tek ayrıntı. Hayalet Avcıları ekibini oluşturan bu dört kadın ayrı ayrı incelendiğinde ise, senaryo aşamasında temsiller üzerine yoğunlaşıldığını görmek zor olmayacaktır. Yüksek libidosuyla Erin, ilk filmdeki Verkman karakterinin çapkınlığına denk bir karakter gibi görünerek bir eşleşmeyi sağlasa da film bazı stereotiplerden sıyrılmayı da başarmış. Nükleer fizikle ilgilenen Jillian’ın ilk filmdeki Spengler’ın nerd'lüğünden oldukça uzak bir noktada konumlandırılması, bilimsel çalışmalar yapan bir kadın karakterinin alıştığımız gözlüklü, soğuk ya da rasyonel tavırlarından çok daha farklı olarak ve hatta biseksüel vurgularla cinsiyetsizleştirilerek karakteri seyretmesi daha da keyifli bir noktaya çekmeyi başarmış. İlk filmdeki erkek temsillerinin bir eksiği olarak adlandırılabilecek nokta ise ekipte kilolu bir erkeğin bulunmaması olarak görülebilir. Filmin kadın versiyonunda ise bütün karakterlerin fit ve “mükemmel” vücutlu kadınlardan oluşturulmaması yine eşit temsil konusunda bir adım öne çıkıyor. Film, kadın temsilleri dışında Hayalet Avcıları’nın (1984) üzerine pek bir şey koyamamış gibi görünüyor. Hayalet Avcıları, izlemesi keyifli olsa da ilk filmin nostaljisini arayanlar için bir hayal kırıklığı yaratacaktır. Ortalama aksiyon sahneleri sebebiyle komedi yönünün daha ağır bastığı film, sinema ve üç boyutlu bir seyir için biraz içi boş görünüyor.

Yazar Puanı

Puan - 47%

47%

47

Hayalet Avcıları, kadın temsilleri dışında ilk filmin üzerine pek bir şey koyamamış gibi görünüyor. Hayalet Avcıları, izlemesi keyifli olsa da ilk filmin nostaljisini arayanlar için bir hayal kırıklığı yaratacak.

Kullanıcı Puanları: 2.78 ( 3 votes)
47
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi