Dünya tarihindeki ilk yapımdan beri, yapımlara gerekli değerin verilip verilmediği tartışması döner. Yaygın tabirle, bir yapımın ‘’Overrated’’ mı ‘’Underrated’’ mı olduğunun tartışması. 

Serimiz kaldığı yerden devam ediyor. Yine bana göre özellikle bu topraklarda hakkı tam anlamıyla verilmemiş bir yapımdan bahsedeceğim. Bambaşka mizah anlayışıyla, son yılların en başarılı komedilerinden biri olan Brooklyn Nine-Nine. Yeri gelmişken tekrar belirtmek istiyorum; ‘’Hak Ettiği Değeri Görmediğine İnandığım Yapımlar’’ ne demek? Bu seride yazacağım tüm yapımlar herhangi bir nesnel ölçümleme olmadan benim hissiyatımla belirlediğim yapımlar olacak. Kiminiz zaten daha önce bu yapımları duymuş olabilirsiniz, kiminiz ‘’Buna gayet hak ettiği değer verilmişti.’’ diye düşünebilirsiniz ama yazacağım yapımlar bana göre hak ettiği değeri görmediği için birçok insan belki de daha önce bu yapımları duymamış olabilir. Az biraz insana bu güzel yapımları izletebilirsem ne mutlu bana.

Brooklyn Nine-Nine’ı da içinizde duyanlar, hak ettiği değeri gördüğünü düşünenler vardır ama ne yazık ki Brooklyn Nine-Nine bana göre, ülkemizde hak ettiği değeri zerre göremeyen yapımlardan biri. Dizinin iki Golden Globe Ödülü var. Yani Amerika’da dizinin başarısı taçlandırılmış durumda fakat bizim ülkemizde dizi 5. sezonunun ortasına gelmiş olmasına rağmen adını bile duymamış izleyicilere çok denk geldim. İzlememe ihtimali olanlar için çok fazla spoiler vermemeye çalışacağım ama yine de bazı yerlerde spoiler verebilirim, şimdiden özür dilerim. O zaman bana göre son yılların en komik dizilerinden biriyle devam ediyoruz. Çılgın bir karakolu ve çılgın polisleri anlatan dizi: Brooklyn Nine-Nine.

Bir Karakoldan Daha Fazlası: Brooklyn Nine-Nine

BROOKLYN NINE-NINE: (L-R) Capt. Holt (Andre Braugher), Gina (Chelsea Peretti) and Jake (Andy Samberg) in the "The Oolong Slayer" episode of BROOKLYN NINE-NINE airing Sunday, Oct. 18 (8:30-9:00 PM ET/PT) on FOX. ©2015 Fox Broadcasting Co. CR: John P Fleenor/FOX.

Brooklyn Nine-Nine tam bir durum komedisi. Dizinin yaratıcıları daha önceden Saturday Night Live ve Parks and Recreation‘da da beraber çalışan Emmy ödüllü Daniel J. Goor ve Michael Schur. Yani dizinin arkasında çok sağlam beyinler var. Dizinin kısaca konusu; ”Brooklyn‘in 99 numaralı polis bölgesinde bulunan bir karakolda görev alan bir grup dedektifin ve karakol çalışanlarının yaşadığı komik ve eğlenceli olayları,  bölümlük konular eşliğinde anlatıyor. Kahramanlarımız her bölümde birbirinden garip davaları araştırırken, birbirleriyle yarışmaktan ve başlarını belaya sokmaktan da geri durmuyorlar.” Dizinin klasik konusuna bakınca basit bir komedi yapımı gözünüzde canlanabilir fakat Brooklyn Nine-Nine alabildiğine rutinden uzak bir yapım. Dizide espriler ince, karakterler tamamıyla dolu ve hiç sırıtmıyor, absürtlükler o derece güzel harmanlanıyor ki insan farklılıkların zenginliğini yakalayabiliyor. Bir komediyi komedi yapan esas unsur olan karakterler kesinlikle birebir orijinal ve hepsi enerji taşıyor. En uyuşuk olan Scully ve Hitchcock bile göze batmadan bir şeyler katıyor diziye. Jake esas karakter gibi görünebilir ama asıl diğer karakterlerin hikayeleri dizinin daha da komik olmasını sağlıyor. Peki kim bu karakterler?

Dedektif Jake Peralta

Andy Samberg’in canlandırdığı karakter, çok iyi bir polis olmasına rağmen yetişkin olma konusunda çok da başarılı olamayan biri; dizimizin de esas karakteri. Polis departmanındaki dedektiflerimiz arasında en çok suç çözme oranına sahip. Ancak iyi bir polis olsa da adeta bir çocuk gibi davranıyor. Ray Holt’un karakola yeni amir olarak gelmesiyle, rahatı biraz bozulsa da eğlenmenin bir yolunu hep buluyor.

Başkomiser Ray Holt

Andre Braugher’ın canlandırdığı karakter, kahramanlarımızın görev yaptığı karakola yeni atanıyor.  Ne hissederse hissetsin yüz ifadesinin değişmemesiyle meşhur. Yine de özünde iyi kalpli biri. Cinsel yönelimi sebebiyle bulunduğu konuma gelebilmek için bir hayli çaba göstermiş. Bir önceki yüzbaşı çok vurdumduymaz biri olduğundan, Holt’un gelişi ve kuralcı tutumu -özellikle- Jake’in huzurunu bozacak gibi duruyor.

Dedektif Amy Santiago

Melissa Fumero’nun canlandırdığı karakter, hepsi polis olan 7 erkek kardeşle birlikte büyümenin etkisiyle, sürekli kendisini kanıtlamaya çalışan biri haline gelmiş hırslı bir polis. Bu uğurda her türlü yalakalığa da hazır. Ancak bu durum, kendisini zaman zaman komik durumlara düşürebiliyor. Bilhassa Jake ile girdiği rekabet, Amy’nin hassas noktası.

Komiser Muavini Terry Jeffords

Terry Crews’un canlandırdığı karakter, resimdeki sert görünüşünün ardında yumuşacık bir kalbe sahip. Birtakım olaylar sebebiyle eline silah almaya bile korkar olmuş, eşine ve çocuklarına bağlı biri.

Gina Linetti

Chelsea Peretti’nin canlandırdığı karakter Gina’nın herhangi bir rütbesi yok, kendisi sivil bir görevli. Yüzünde sürekli laf sokmaya hazır, acı içindeymiş gibi duran bir ifade taşıyor. Üstelik başkomiser, dedektif dinlemeden herkese karşı dobra dobra laf yetiştiriyor. Onu eğlenceli yapan özelliği de bu zaten. Dizinin gizli kahramanı diyebiliriz.

Dedektif Rosa Diaz

Stephanie Beatriz’in canlandırdığı karakter akıllı, gizemli, pek ciddi ve çetin ceviz bir dedektif. Peşinde dolaşan Charles’a pek yüz vermiyor. Bir hayli sert biri.

Dedektif Charles Boyle

Joe Lo Truglio’nun canlandırdığı karakter, pısırık diyebileceğimiz, saflıklarıyla ünlü bir dedektif. Kendisine örnek olarak Jake’i alıyor ve her fırsatta da onu yerlere göklere koyamıyor. Duygusal olarak da ümitsiz bir şekilde Rosa’nın peşinde.

Tüm bu karakterler dozunda oyunculuklarıyla diziyi sürüklüyorlar. Dizinin başrolü aslında Jake gibi gözükse de özellikle; Gina, Charles ve Başkomiser Holt çoğu insanın Jake’den daha fazla sevdiği, gizli yürütücü karakterler. Bu arada Jake’i canlandıran Andy Samberg’in de oyunculuğunu övmeden geçmemeliyiz. Samberg diziye tam anlamıyla bütün enerjisini aktarıyor.

Teknik olarak da kahkaha efekti kullanmayan dizi, ince şakalarının yanı sıra, Tek Kamera yöntemi ile yaptıkları dengesiz kamera zoomlarının güzel kullanılmasıyla da komedi unsurlarını oldukça artırıyor.

Dizinin bünyesindeki kadınları yalnızca aşk hikayeleri için kullanma hatasına düşmeyip onların çok yönlülüğünden bahsetmesi de takdire şayan bir hareket. Cinsiyet ayrımının dışında ırkçılık ve homofobi gibi problemlerin de üzerinde duruluyor ve dizi vermek istediği mesajları çok iyi bir şekilde vererek toplumun her kesimini temsil eden bir yapım olarak önem kazanıyor.

Kaynaklar:

Wikipedia

22dakika.org

 

 

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi