Bu haftanın kısa filmi Nicolas Ménard imzalı Wednesday with Goddard. Bu animasyon türündeki kısa filmde bir adamın bir anlık merakını ve onun bu merakla çıktığı yolculuğu muazzam bir dinginlikte izliyoruz. Bu dinginlikte ise akıllarda tek soru yer alıyor, tanrı nerede yaşıyor?

Yağan yağmur çoğu kültür içerisinde kutsallığın bir simgesidir. Göklerden gelen damlanın getirmiş olduğu verim, nimet, huzur, gelecek imgesinin maddeselliği büyük bir hayranlıkla insanlar tarafından izlenmiştir. Tarihler boyunca zihinler ilerledikçe algılar büyüdükçe yağmurun kutsallığı da zamanla azalmış, meteorolojik bir olaya, trafiksel bir algıya ve belki de karanlık bir ruhsal dünyaya dönüşmüştür. Bu dönüşmeyle beraber insanlığın algısındaki mitik parça ve belki de hayatın somutluğunun üstündeki o tılsım yavaş yavaş kaybolmuştur. Gündelik hayatta duyuluna birçok boş laf ve gereksiz insanların öznel hayatlara olan müdahalesi ile gelişen gereksiz karşılaşmalar insanın içerisindeki mitik maceraperesti yok olmaya yüz yüze hale getirmiştir. Bu karmaşa ve karanlık içerisinde haftanın kısa filmi olan Wednesday with Goddard insanın bu gizil kalmış, yok olmaya yüz tutmuş tarafını gün yüzüne çıkarıyor. Animasyon türündeki kısa film yağmurun yağmasının gizemli ve efsunlu havasından yola çıkarak tanrının nesneleştirildiği insancıl bir yolculuğu ekrana taşıyor.

Wednesday with Goddard: Tanrı Arayışındaki İnsan Gündeliği

wednesday-with-goddard-1-filmoverss

Wednesday with Goddard isimli kısa film, bir adamın rutin bir öğleden sonrası ile başlıyor. Ancak bu rutin öğleden sonrası bir anda bir kırılma yaşıyor. Adamın pencereden bakarken yağan yağmuru görmesi ona birçok modern toplum düşüncesini yansıtmak yerine ona hayatın sorgulamasını yansıtıyor. Kendi varlığını, dünyanın nedenselliğini ve tanrının mekansallığını düşünen bu adam tanrının nerede yaşadığını görmek için ve bu mekanı bulmak için bir yolculuğa çıkıyor. Dinsel ve öğretisel yolculukla kendisini sanat içerisinde buluyor ve birçok aşağılanma ile kendi arzusuyla çatışmalara başlıyor. Tam bu noktada adamın hayati yönünü değiştirecek bir kadın ortaya çıkıyor. Adam ile kadının karşılaşması sonucu adam tanırının nerede yaşadığını görmek için bir fırsat elde ediyor çünkü kadın, tanrının nerede yaşadığını bildiğini söylüyor. Bitmeyen yollar ve umutlar ile adam sonunda tanrı ile karşılaşınca tanrının (god) ve kadının yani dostun (dard) çatışması başlıyor. Adamın bir gün önce aşkını ilan ettiği kadın tanrı tarafından yok edilince var oluşun gizemi olan tanrının nerede olduğu merakı ve cevabın bulunmasının mucizesi direkt hissiyat diyarında yok oluyor. Sevilen öldükten sonra geriye hiçbir mucizenin değeri kalmıyor. Tam da bu noktada kısa film tekrar suyun büyüsü altına giriyor ve izleyiciye büyük bir şey sorgulatıyor; ‘tanrıyı görmek için bir ömür mü yoksa sevdiğinle beraber olacağın bir dakika mı?’


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi