Bu haftanın kısa metraj filmi olan Tits bir çocuğun ergenlik denilen zorlu yol içerisinde bir rehberi olmadan toplumun dışında yer almasını izleyiciye gösteriyor ve bu gösteri ile beraber klişelerin gazabından kurtarmaya çabaladığı temsili duygusal bir gerçeklik ile örüyor.

Duncan Barrett tarafından yazılmış olan ve Alex Winckler tarafından yönetmenliği üstlenilmiş olan Tits isimli kısa film ergenliğe girmiş bir çocuğun hayatında yaşadığı gizli kapaklı bir sırrın çığlığı içerisinde izleyiciyi karşılıyor ancak bu çığlığın sesleri asla duyulmuyor. Sessizliğin ve yalnızlığın içerisinde bu çocuk toplumun ona öğretmiş olduğu siyahlık ve beyazlık içerisinde kendini tanımlamaya çabalıyor. Erkek çocuk olarak toplumda kendine yer bulmuş ve belki de bulmak zorunda bırakılmış olan bu çocuk gizemli bir gücün nefesini ensesinde hissediyor. Sadece erkek öğrencilerin olduğu bir okula giden bu çocuk eril düzen içerisinde yaşamını ikame etmeye çabalıyor ancak bu seçimi kimin yaptığını, çocuğun kendi seçimiyle mi yoksa mini toplum olan aile kurumunun mu bunu ona dayattığını bilmiyoruz. Bu gizem ile bir ‘baba’nın nefesini çocuk gibi izleyici de ensesinde hissediyor. Erkek çocuk olarak toplumda yeri belirlenmiş olan bu çocuk hayatını bir acı çekme ve kendi bedenini sıkma ritüeli ile yaşıyor çünkü göğüsleri büyüyor. Hermafrodit olarak izleyicinin zihninin de direkt etiketlediği bu çocuk neler olduğunu bilmeden bir yaşam sürmeye çabalıyor.

Tits: Gizemin ve Korkunun Birleştiği Yerdeki Beden

tits-filmloverss-1

İzleyici ismini dair bilmesine gerek duyulmamış bir çocuk ile karşı karşıyadır. Çünkü isim bile çoğu zaman bir etiketin sebebi olacak bir silaha dönüştürülmektedir. Bu etiketin silahları arasında ise en ölümcül olanlarından biri beden algısı ve toplumsal yaratılmış uygun beden formudur. Bu form içerisinde erkek ve kadın olarak ayrılmak zorunda bırakılmış olan insanlar bir de bu cinsiyet etiketleri içerisindeki beden etiketlerini yüklenmek zorundadır. Bedenin hareket alanlarına ve ritüellerine göre de yeni etiketler eklenince insan yargılanma alanını direkt eti ve kemiği ile yaratmaktadır. Tits isimli kısa filmde de bir erkek çocuğun – lanse edilmesi üzerinden yola çıkarak etiketi kullanıyoruz – göğüslerinin büyümeye başlaması ile yaşadığı şok ve bilinmezliği görüyoruz. Toplumun onun üzerinde kurmuş olduğu baskıyla beraber bedenin de tam olarak nasıl olması gerektiğini ve olmaması gerektiğini bildiği için bu çocuk kendisine acı çektirme üzerinden de olsa kendini normalleştirmeye çabalamaktadır. Ancak her ne sebepten olursa olsun bu beden özelliğine sahip olan çocuk yalnızlığının içerisinde kendi zihnini bedeninin arkadaşı yapacak ve bu yolculuk içerisinde beden algısının zihindeki kalıplarını sadece birkaç sözü ile yıkacaktır. Elbette güzel düşünce içerisinde ve duygusallığın abartısızlığında ilerleyen bu kısa film birkaç noktadan izleyicinin eleştirel algısını uyandırmaktadır. Klişelerden uzak ve ters bir köşede yer alan sonu ile Tits izleyiciye bir gülümseme armağan etse de arkasında bıraktığı cinsellik, cinsel yönelim ve cinsiyet kavramlarının soru işaretleri filmi istenilen şekilde tartışma alanında var ediyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi