Bu haftanın kısası sizin arkasına saklandığınız bir duvarı yıkmaya, aslında üstünde çatlaklar açarak size hava vermeye ve yüzünüze soğuk su çarpmaya geliyor. Haftanın kısası Symphony No.42 sizi aslında o açık görüşlüyüm diye sığındığınız buz dağında görünmeyen realite tabunuzu parçalamak için yola çıkıyor ve size ulaştığı anda da sizi hayatınızın ‘garip’ diye adlandıracağınız beyaz bir sayfasına sürüklüyor. 

Türcü bir birey ile konuşmak gibi hissedebilirsiniz kısa filmi izlerken ben şimdiden uyarmak istedim. Hayvanların canlılığına yakıştırdığımız o muktedir olan bizim için özellikler kısa film ile yerle bir ediliyor ve üstün ırk olarak kendimizi aynada görürken gururlandığımız insanlığımız başka canlılar üzerinde okumak bizi realite olarak adlamlandırdığımız dünyevi olayları görme ve algılayıp yorumlama yetimizi sorgulamamıza neden oluyor.

Symphony - no - 42 - filmloverss

Realitenin Anlam Kıran Oyunu: Symphony No.42!

Tabuların yok sayıldığı ve zaten modernite içindeki şehirli insanın ben diyerek dünyaya kendine kapatmasıyla paralel gelen bir umursamazlık, bana dokunmayan yılan için hayatı bayram etti. Hayvanların özgürleşmesi için uğraş verilen, türcü faaliyet alanındaki haksızlık ve şiddet için söylemler alanında da olmak üzere fiil alanında da bir mücadele gerçekleşiyor. Bu gerçekleşen mücadelenin sinemadaki pencerelerinden biri de bu haftanın kısasında. Realiteyi büken ve hayvanların bizim üstün olarak nitelendirdiğimiz alanlar içerisindeki yaşamsal durumlarını saykodelik diyebileceğim bir anlatım ile anlatıyor. Özellikle fondaki Mozart ve Symphony No.42 bir şekilde sizin tüylerinizi ürpertirken aynı zamanda hayatsal bir sorgulama yapmanıza neden oluyor. İnsanlık mı? Üstünlük mü? Peki inandığım her şey yerle bir olsa ne yaparım?! İyi seyirler.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi