Bu haftanın kısa filmi Sister Hell, bir kadının sınırları içerisindeki nefes darlığını ve bu nefes darlığından kaçış noktasında karşılaştığı şeytan ile yaşadığı romantizmi anlatıyor. Fakat bu romantizm bize öğretilenden çok farklı dokulara sahip ve bu romantizmin birkaç saniyede akıp gitmesi arkasında birçok soru işaretini bırakıyor; mesela tanrı bir cani mi?

Fredrik S. Hana tarafından yazılan ve yönetilen kısa film Sister Hell kilise içerisinde yaşayan ve kendini İsa’ya ve tanrıya adamış olan bir kadının gözleriyle dünyaya baktığımız bir film. Bu kadın kilisenin içerisindeki monotonluktan sıkılmış bir durumda ve artık yapılan ritüeller onun için hem anlamsız hem de çaba verilmesi gerektirilmeyen şeyler. Kadın için asıl çaba verilmesi gereken bedenin hazzı. Fakat bedenin başka biri tarafından hazza gelmesi değil, kendi zihni ile bedeninden haz duymak. Bu kadın gece boyunca kolaj yaptığı deftere bakıyor filmde çünkü bu defter bir çeşit kozmik sır ve haz kapısı onun için. Oradaki göğüslere dokunmak ve kendisini o göğüsler ile hayal etmek zihin için yaratılan en büyük haz ve beden için oluşturulan en büyük ateş. Filmin tüm bu noktadan sonra ilerleyiş biçimi ise hem klişeler arasında boğulurken hem de izleyicinin gözüne muazzam ters köşeler yaşatıyor ve akıl almaz soruların bazı başlangıçlarını veriyor. Şeytan her zaman şehvet ile anılır ve boynuzları vardır. Klişelere göre aynı zamanda da kadın cinselliği şeytanın bir baştan çıkarma aracıdır. Fakat film bunlarla kalmıyor çünkü din bir gözü kör olan bağnaz adamlar ve kadınlar olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda tanrı sanıldığı kadar beyazken kendisi cani bir psikopat olarak karşımıza çıkıyor.

Aşık Bir Şeytan ve Psikopat Bir Tanrı: Sister Hell

sister - hell - 2 - filmloverss

Bir kadının bedeni için, bedeninden haz alması için yaşadığı tüyleri ürperten deneyim sonrası kadın içinden geldiği gibi hayatı yaşamaya başlar. Çünkü artık doğru veya yanlış diye bir şey yoktur çünkü artık kadına söz geçirecek ona doğru ve yanlış diye dünyayı bölecek bir güç yoktur. Bu yüzden de kadın hiçbir ön yargı olmaksızın hayatını yaşamaktadır. Fakat bu ön yargısız ve sınırsız yaşam doğru ile yanlışı kendilerince keskin ve mutlak sınırlar ile çizmiş olanları rahatsız edecektir. Burada klişe olan iyi – kötü; tanrı – şeytan karşılaşması yaşanacaktır filmde ama Sister Hell’i farklı yapan son sahnelerin tınısıdır. Şeytana yapılan saldırı sonrası gerçekleşen her olay bizi sorgu denizinde boğar ve bugüne kadar sınırlar içinde bize öğretilenleri sorgulatır. Sahi tanrı sizce de büyük bir cani değil mi? Ve aynı zamanda tanrının kölesindekiler birer katil ve canavar değil mi? Şeytanın tutkusu romantik olamaz mı? Cevapları olmayan soruların içerisinde doğru yanlış kavramlarını aklımızdan silerek geçip gidelim haftanın kısasıyla buyrun.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi