Bu haftanın kısa filmi 2012 yılına ait Oscar ödüllü bir kısa. John Kahrs tarafından yaratılmış olan animasyon türündeki kısa film Paperman bir adam, bir kadın ve biraz da sihirli tesadüfün kesiştiği aşkın ilk rengini anlatan bir film.

Hayatın sıradanlığı içerisinde attığımız her adım bir sonrakine neden olurken ve bir öncekinin sonucu konumuna geçerken zihnimizin bizi bulandırmasına izin veriyoruz ve böylelikle kendi akıl sağlığımızı korumak için elimizden geleni yapıyoruz. Kendimizi her daim hayatın merkezine aldığımız için ya da bunu isteyerek yapmasak da bir şekilde kendimizi orada bulduğumuz için hayatta yaptığımız her şeyi üstleniyoruz ve iyi yönleriyle övünmeden geçemiyoruz. Elbette madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimiz anda da bir anda yıkılmayan bir duvara dönüşüyor ve yere daha sağlam basarak hiçbir sesi duymuyoruz ve böylelikle kötülükleri bir başka aktörün üstüne atabiliyoruz. Kötü tarafın getirdikleri çeksek de hiçbir zaman üstümüze almıyoruz o oluşumları, yaşanışları. Geride kalan sadece melankoli veya narsistlik oluncaya kadar hayatın getirdiklerini sömürüyoruz, daha sonra da içimiz boş bir şekilde yürümeye devam ediyoruz. Ancak tüm yaşananlar sadece ilk nefes almamızın getirdiği tesadüf zincirinin birer halkaları düşüncesini unutuyoruz. Yaptığımız her şey bir zinciri oluşturuyor ve her yaptığımız bir öncekinin sonucu olup bir sonrakine giden yolu açan büyük bir neden oluyor. Hayatta hiçbir zaman bu yol mutluluğa çıkmasa da Paperman’deki ufak bir sihir ile tesadüf mutluluk ile aynı cümlede barınıyor.

Tesadüf Zincirinin Mutluluğu ile Ağlatan Film: Paperman

paperman-filmloverss-1

Bir gün bir adam tren beklerken rüzgarın bir yönde esiyor olması bir anda o gününü belki hayatını ya da sadece birkaç saatini değiştirir. Rüzgarın estiği yönde bir kadın ile şans eseri bakışır. Tanışmaz, konuşmaz, düşünmez sadece kadınla bakışır. Tam da bu noktadan sonra dünya adam için anlamadığı bir yere dönüşüyor. Kadını görüyor, ona ulaşamıyor, ona ulaşıyor, sihir elinden akıp gidiyor, tesadüf bir anda kızgın bir sesten ve yüzden çok utangaç bir aşık oluyor. Hayatın hiçbir gerçekliğini yansıtmıyor kısa film. Gerçek hayatta olmayan bir bakış ve bir istek içeriyor kısa film. Biraz da olsa tesadüfe yardım eden büyünün gerçek olmayan yüzü kabul edilirken diğer gerçek dışı noktalar izleyiciyi yaralıyor çünkü büyünün var olmadığını öğrenen birey hala akıl sağlığını ve kalp bütünlüğünü korumak için o bakışı bekliyor ya da bir zamanlar yakaladığı bakışın geri gelmesini bekliyor. Haftanın kısa filmi insan için bu bekleyişin ne kadar acı verdiğini hatırlatıyor ve tesadüflerin bilinmezliğinde izleyiciyi çaresiz bir şekile kelebeklerin var olmadığı bir vadide göz yaşı olmayan melankoli içine sürüklüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi