Jake Fallon tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan bu haftanın kısa filmi Homebody, 20’li yaşlardaki her bireyin içinde bulunduğu boğucu atmosferi izleyicisine muazzam bir akıcılık ile aktarıyor. Bu deneyim ile kısa film, bir kadın üzerinden bir neslin çığlığını çiziyor.

Homebody, bir çeşit ‘ev kuşu’ olarak tasvir edebileceğimiz bireyin etiketidir. Evde kalmaktan hoşlanan ve ev içerisinde yaptığı eylemler ile kendini mutlu eden bireyin İngilizce içerisinde yüklendiği isimdir. Jake Fallon tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan kısa film de ismini bu kelimeden almakta ve bir kelimeye tersten okuma ile çok farklı anlamlar yüklemekte. Homebody isimli kısa filmin ana karakteri olan Jessie, 20’li yaşlarında olan bir genç kadındır. İlk başta evde kendini oyalayan ve zamanın üzerinden geçip gitmesi için uğraşan bir gençtir. Çamaşır makinesi üzerinde mastürbasyon yaparak kendini tatmin eder, kapının önünde komşusuna selam verir ve hayata sadece donuk bakışlar atar. Kısa film tüm bu rutin içerisinde ilerlerken bir anda br kırılma yaşanır ve Jessie annesi eve gelince dolaba saklanır. Jessie evini, işini, tüm parasını ve arkadaşlarını kaybetmiştir bu yüzden de annesinin evine dönmüştür. Ancak annesinin bundan haberi yoktur. Boş bakışlar ile yaşıtların hayatları izlenirken, hayatın ne olduğuna dair bir anlam çıkarmaya çabalayan 20’li yaşların boğucu havası ve kasveti Jessie’nin saklandığı dolap ile bütünleşir ve izleyiciye muazzam bir sinematografi ile Fallon tarafından aktarılır.

Hayatı Anlamaya Çabalayan Balıklar: Homebody

homebody-filmloverss-1

Hayatınız boyunca sizin adınıza bazı kararlar alınıyor. Bunlardan bazıları size sorulmadan alınıyor hatta ve bilinç akışınıza yavaş yavaş işleniyor. Bu işlenenler doğrultusunda kendi yolunuzu çizdiğinizi düşünseniz de aslında birer kopya olmaktan farksız olarak toplumun kanalından akan su damlalarına dönüşüyorsunuz, dönüşüyoruz. Üniversite okumak ile yükümlü olup bunu hissederek bir yola çıkıyoruz ancak bu yol içerisinde sadece yapılması gerekenleri düşünüp hiçbir zaman iç sesimize kulak veremiyoruz. Toplum bu sese kulak verenleri de yok etmek için dilsel ve eylemsel bütün engelleri ortaya koyuyor ve sadece kendi su damlalarını ayakta bırakıyor. Ancak bir gün geliyor ki hayatın ne olduğunu anlamamaya çabalıyoruz. Hayat hafta sonu tatilini beklemek ve kirayı ödeyebilmek için çatık kaşlar ile aynaya bakamamak mı sorgular oluyoruz. Bu sorgulamalar içerisinde bir de değer vermediğimiz ama ömrümüzü verdiğimiz şeyleri kaybedince işte o an büyük boşluk bizi kucaklıyor. Haftanın kısa filmi Homebody de bu boşluğu muazzam görsel ve işitsel bir ton ile izleyicisine aktarıyor; göze batan birkaç toplumsal norm ve kalıp tümsekleri olsa da 20’li yaşların nefessiz kalan karanlığını çok dingin bir şekilde tam nokta atışı ile anlatıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi