Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, post-modern toplumu taşlama niteliğindeki çizimleri ve animasyonlarıyla ünlü Steve Cutts’ın “Happiness” isimli animasyonuna yer vermek istedik.

“Talih insana bütün nimetlerini verse, onları tadabilecek bir ruh gerekir. Bizi mutlu eden; bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varmaktır.”

Montaigne

Bu hafta bu filmi iki sebepten dolayı seçtim. Birincisi, daha önce Steve Cutts’ın çizimleri ve kompozisyonlarını gördüğümde dikkatimi çektiği için. İkincisi ise bu filmde hicvettiği reklam-tüketim ilişkisi içerisinde benim de var olmamdır.

Reklam ve pazarlamanın kapitalizm var olduğundan bu yana en kuvvetli silahı, insan hayatındaki değer ve kodları belirleyebilme gücüdür. Reklamın en önemli isimlerinden sayılan William Bernbach’ın bir sözü vardır: İstatistikleri dinlemekle o kadar meşgulüz ki, onları yaratabileceğimizi unutuyoruz.” Doğrudur. Reklam size her zaman neyin güzel, neyin mutlu edici olduğunu söyler. İstatistikleri belirler. Bu söylemlerin öteki yüzü de aslında size mutluluk satarken, arka planda sizi mutsuz olduğunuza inandırmasıdır. Bugün üzerinde “mutlu ol” yazan bir çikolata satın alıyorsanız bu mutluluğu o çikolatada bulacağınızdan dolayı değil, mutluluğa ihtiyaç duyduğunuzu anımsattığı içindir. Bu bilgiler çok da farklı bilgiler değil aslında. Günümüzde gördüğümüz birçok eleştirel film, karikatür, resim vb. zaten bu konuya fazlasıyla değindiğinden dolayı aşina sayılırız.

Happiness: Görmekten Kaçındığımız Gerçekleri Yüzümüze Vuran Bir Taşlama

Steve Cutts, Happiness filmiyle bu konulara dalıyor ve sizlere görmekten her zaman kaçındığınız dünyayı hicvederek sunuyor. Bunları da naçizane çizimlerini kullanıp, insanları bir fare suretinde resmederek anlatıyor. “Happiness” isim olarak filmle tezat dursa da aslında bir marka ismi olarak filmde yer alıyor. Fareler toplumunda her farenin adı mutluluk olan ve bu mutluluğa ulaşmak adına bir bedel ödediğini resmediyor. Hatta filmin bir karesinde üzerinde “Soma” yazan bir soda tabelasında Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya”sını görürüz. Çünkü filmde tüketim, post-modern dünyanın uyuşturucusudur aslında. İşin en cafcaflı tarafı da budur. Bir mutluluğu elde etmeye çalışıyoruz ve sonrasında o mutluluğun yol açtığı mutsuzlukla baş etmeye çalışıyoruz. Doğal olarak yeni açılan mutsuzluğun da çözümü aynı şey oluyor. Ve bu yüzden bu döngü hiçbir zaman sona eremiyor. Happiness filminin finali de bu döngüyü çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Lafı daha fazla dolandırmadan Steve Cutts’ın kısa filmi Happiness ile sizleri baş başa bırakıyorum. İyi seyirler.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi