IoWtYVpXJgg

Gerçeğin ve olması gerekenin ne olduğuna kim karar verir?

Aynı dünya ve evren ekseninde yaşasak da şüphesiz herkes kendi kafasının içinde farklı bir hayat daha yaşamaktadır. Bu iki dünyayı ise birbirinden ayıran en önemli etken sizin dünyayı nasıl algıladığınızla alakalıdır. Till Nowak kısa filmi Dissonance’te gerçek ve fantezinin iç içe olduğu bir dünya yaratarak bu konulara kendi yorumunu katmış. Filmde, kendi dünyasıyla gerçek dünya arasında gelgitler yaşayan ve mental sorunları olan bir piyanist karakteri etrafında dönüyor. Ona büyük bir konser sözü vermiş kızı ve kendisinin bu durumundan rahatsız olan karısı da adamın yaşadığı bu iki dünyayı sekteye uğratıyor.

Dissonance: Adıyla Tezat Olarak Gerçeğin ve Fantezinin Uyumunu Gözler Önüne Seriyor.

Dissonance’in hikayesinin güzelliği bir kenara dursun, filmin hikayesiyle paralel olarak yarattığı muhteşem bir dünyası var. Yönetmen Till Nowak, filmde yarı animasyon yarı gerçek çekimlerden oluşan görüntülerle izleyicinin de gerçeklik algısını ortadan kaldırıyor. Aynı zamanda gerçek ve fantezi dünya arasındaki geçişler, Christopher Nolan’ın Inception filminden anımsadığımız ve yer çekimini unutturacak türden. Gerçeklik ve fantezi arasındaki bağlantıları ve filmin alt metnini “küresel” bir tasarımla pekiştiren Till Nowak’ın bu hareketi takdire şayan. Adamın çaldığı piyanodan yaşadığı yere kadar tüm görsel tasarımlar küresel bir şekle sahip. İster hayal olsun ister yaşadığımız gerçek hayat olsun elbet her şeyin çizilmiş bir sınırları vardır. Ve evet bu bir hayal dünyası olsa bile.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi