David Dinetz ve Dylan Trussell‘in yönetmenliğini üstlendiği Chainsaw, isminin de işaret ettiği üzere, slasher türünün hakkını veren katışıksız bir katliam örneği. Üstelik buram buram kan kokan ve bir solukta izlediğimiz bu kısa filmin başarısının ardındaki bir başka etmen, filmin yapımcılığını üstlenen isimde gizli: Eli Roth! Elektrikli testere ile tozu dumana katan bir katilin, eğlencenin doruklara ulaştığı bir lunaparka gidip yeni kurbanlarının peşine düşmesini konu alan Chainsaw, adeta yakın gelecekte izleyebileceğimiz, hatta izlemek için yanıp tutuşabileceğimiz türden bir uzun metraj hissini de yaratıyor gözümüzde.

Filmin ilk karesinden itibaren bu yolculuğun nasıl sonlanacağına dair fikirler havada uçuşurken, kan donduran görüntülerin ve farkında olmadan içimize işleyen arka fondaki müziğin etkisiyle geçirdiğimiz birkaç dakikanın ardından oldukça orijinal bir kısa filmle karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz en nihayetinde. Bu orijinalliği perçinleyen Eli Roth’un etkisini hissetmemek de neredeyse imkansız. Nitekim Chainsaw da yine Eli Roth’un dokunuşlarıyla kendine has bir kitle edinen ve zevk için para karşılığında insan öldürme sapkınlığının etrafında dönen Hostel serisini düşündürtüyor, elbette farklı bir bakış açısıyla. Chainsaw ile bu kez elektrikli testeresiyle dehşet saçan katilin kurbanlarını izlemekten keyif alan insanların penceresinden bakıyoruz kırmızı dünyaya. Dinetz, Trussell ve Andrew Alter’ın kaleminden çıkan dikkat bu çekici senaryonun yanında kameranın, katilin yüzüne odaklanmaktan kaçınırken kurbanlara yakın temasta bulunması ise ayrıca gizemli bir atmosfer yaratıyor. Gözlerinizin kana bulanmasından, tansiyonunuzun bir inip bir çıkmasından, dolayısıyla slasher filmlerden hoşlanıyorsanız, Chainsaw’u vakit kaybetmeden izlemelisiniz!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi