Gökalp Gönen tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan ödüllü kısa film Altın Vuruş – Golden Shot, ışık ile varlığını devam ettiren bir makinenin birkaç dakikalık ömür yansımasını izleyici ile buluşturuyor ve bu buluşmada büyük bir masal anlatıyor. 

Altın Vuruş isimli animasyon türündeki kısa film, birçok festivalde gösterildikten sonra izleyici ile buluşan Türkiye Sineması’nın oldukça iyi örneklerinden ve seslerinden biri. Animasyon türünde olmasının getirmiş olduğu ayrıcalık ile Altın Vuruş ülke sınırları içerisinde benzeri nadir olan bir başarı ile kendini var ediyor. Gökalp Gönen tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan kısa filmin ana karakteri ise diğer tüm karakter ile tamamen aynı fiziksel özelliği taşıyan bir robot. Yani bir farklı deyiş ile içimizden herhangi biri. Bu kişiliksizleştirilmiş ana karakter bu eksiltme ile beraber aslında bir haline getirilip çoğaltılıyor ve böylelikle izleyicinin empatisi içerisinde kendine yer buluyor; farklılığın olmadığı yerde ortaya çıkan birlik ile izleyici kendisini ana karakterin yerine koyup birkaç dakika içerisinde yaşanan bütün duyguların hem nesnesi hem de öznesi haline dönüşebiliyor. Işığa muhtaç bir şekilde varlıklarını devam ettiren robotların yaşadığı bir evrende gözlerini açan Altın Vuruş, izleyicisine karanlık içerisindeki küçük umutların koşullandığı bir dünyayı tasvir ediyor. Her küçük evde tek başına yaşayan bir robot, küçük ışık ile sadece varlığını devam ettirecek kadar bir enerji ile vaktini geçirirken, güneşin tanrısal boyutunda fantezi ile birleşen bir hayali umut ediyor.

Nefes Almayan İkarus Hikayesi

altin-vurus-filmloverss-1

Güneşin bir gün gelip onların içerisindeki enerjiyi tam dolduracağını ve onları göğe yanına çağıracağını hayal eden bütün robotlar gibi kısa filmin ana karakteri de bu hayal içerisinde bir dakika daha geçirmek için yanmaya çabalıyor ve sönmemek için kendisine birer odun daha atmak gibi ampulleri değiştirip duruyor. Ancak bütün bu rutin içerisinde kendi ritüelini gerçekleştiren robot bir başka robotun düzenin içerisine çıkmasıyla beraber kendini bambaşka bir noktada buluyor. Buradan sonra fantezi ile beraber gelen bir anlık mutluluğun ve onun için ödenen bedelin kapışması yaşanan kısa filmde İkarus kendini başka bir evrende gösteriyor. Babası tarafından yapılan uçan ayakkabılar ile güneşe dokunmak isteyen İkarus güneşe yaklaştıkça kendi sonuna da bir o kadar yaklaşır ve göklerden düşen İkarus bir fantezi için bedel ödeyen kurbandır. Altın Vuruş’ta da son adım için yapılan son çaba göklerden düşen umutların birer yeniden üretimidir. Ancak kıs film izleyicisini bu düşüşle karanlığın içine hapsetmiyor, bir labirent içerisine iki düşünce yolu sunuyor. Sonsuza kadar küçük umutla fantezinin sahte sıcaklığı mı yoksa bir anlık da olsa hayalin yakan dokunuşu mu?

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi