Son olarak 2013 yapımı Eastern Boys’la karşımıza çıkan Robin Campillo’nun senaryosunu Philippe Mangeot’la birlikte yazıp yönettiği 120 Beast Per Minute ya da Türkçe ismiyle Kalp Atışı Dakikada 120, 29 Aralık Cuma günü vizyona giriyor. 1990’ların başında sayısız hayatı karartan ve sonlandıran AIDS’e karşı dünyanın her yerinde oluşturulan sivil örgütlerden biri olan ACT-UP Paris’in bünyesindeki üyelerin AIDS’e karşı karşı toplumun duyarsızlığı, bilgisizliği ve ilaç şirketlerinin çıkarcılığıyla mücadelesini anlatıyor. Prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde büyük ses getiren film, kimilerine göre duygu olarak bu filme denk tutabileceğimiz ve yılın en iyilerinden biri olarak gösterilen Call Me By Your Name’den bile iyi.

Bu Hafta Sinemada 120 Beast Per Minute İzlemek İçin 10 Sebep

Filmin Festival Yolculuğu

120-beats-per-minute-2-filmloverss

Prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’de büyük ses getiren 120 Beast Per Minute, festivalden Jüri Büyük Ödülü, FIPRESCI, Kuir Palmiye ve François Chalais’in yer aldığı 4 ödül birden kazanmıştı. Festival sırasında Altın Palmiye’yi alacağı konuşulan film, ödülü The Square’e kaptırırken jüri başkanı filmin Pedro Almodovar, filmin kendisine sorulmasına üzerine gözyaşlarını tutamayarak çok beğendiğini söylemiş ve kendisinin Altın Palmiye için oyunu 120 Beasts Per Minute’den yana kullandığını ima etmişti. Pek çok sinemacıyı derinden etkileyen film, sonrasında festival yolculuğuna devam ederek aralarında Toronto’nun da yer aldığı onlarca prestijli film festivaline konuk olmuştu.

Oyunculuk Performansları

120-beats-per-minute-6-filmloverss

Özellikle ilk yarısında tek bir kişi üzerinden değil de ACT-UP Paris’in üyeleri üzerinden hikayesiyle dikkat çeken 120 Beats Per Minute’in bu kısmında toplu oyuncu performansının oldukça doyurucu olduğunu belirtmek gerek. Filmin ilerlediği süreçte gittikçe kişiselleşen hikayede ise özellikle Arnaud Valois’in performansının öne çıktığını söyleyebiliriz.

Robin Campillo

120-beats-per-minute-robin-campillo-filmloverss

İlk olarak Laurent Cantet ile ortak çalışıp, beraber senaryosunu yazdıkları 2008 yapımı Altın Palmiye galibi The Class ile ön plana çıktıktan sonra ilk yönetmenlik denemesi sayılabilecek 2013 yapımı Eastern Boys’un ardından bu kez 120 Beats Per Minute’le karşımıza çıkıyor. Kendisinin gençlik yıllarından da önemli izler taşıyan film, belki de en güçlü yanı olan duygu yoğunluğunu yaşanmışlıklardan çıkararak gerçekçi bir hale geliyor.

Dans Sahneleri

120-beats-per-minute-5-filmloverss

120 Beats Per Minute’in belki de en etkileyici yanlarından birisi filmde birden fazla yerde karşımıza çıkan dans sahneleri. Muhteşem sinematografisine ek olarak sahneler arasında geçiş görevi yaparak filmi teknik olarak da eşsiz bir yere koyuyor.

Direne Direne Kazanacağız!

120-beats-per-minute-filmloverss

120 Beats Per Minute’i izlerken aklınıza Gezi’nin gelmemesi imkansız. Gerek dayanışma  ve birlik duygusu gerekse elde ettikleri mücadele bakımından bize o günleri andıran film, bu bakımından yer yer göz çukurlarınızın ıslanmasına neden oluyor. Ancak filmdeki duygularla bizim Gezi’de hissettiklerimiz aynı: Direne direne kazanacağız!

Politik Atmosfer

120-beats-per-minute-3-filmloverss

Robin Campillo’nun da bizzat görev aldığı ACT-UP Paris örgütünün dönemin politik atmosferi ve toplumsal düşünce yapısı içindeki konumuna ve örgüt üyelerinin yaşamlarına da ayna tutan 120 Beats Per Minute; 1989 yılında kurulan örgütün eylemlerini ve AIDS hakkında farkındalık yaratma çabalarını işlerken dönemin politik konjonktürüne, bürokratik yapılanmasına ve devlet-ilaç sektörü arasındaki rahatsız edici ittifaklara da dikkat çekmesi açısından ayrıca kıymetli bir noktada duruyor.

AIDS Mücadelesi

120bpm - filmloverss

80’li yılların sonu 90’lı yılların hemen başı AIDS hastalığının en yaygın olduğu dönemlere tekabül eder. Tıbbın henüz yeteri kadar gelişmemiş ve hastalığın öldürücü etkisinin yoğun olduğu bu dönemde farkındalık yaratmak ve hem yanlış tanımlanan hem de çoğunlukla eşcinsel hastalığı şeklinden yorumlanan bu hastalık hakkında kamuoyu yaratmak için örgütlenmeye başlayan gruplardan biri olan Act-Up Paris’in faaliyet ve direniş eylemlerine odaklanan 120 Beats Per Minute; hastalığın günümüzdeki kazanımlarına gelinceye dek verilen AIDS mücadelesine ve bu mücadelenin ne denli değerli ve mühim olduğuna dikkatleri çekiyor.

ACT-UP Paris

120-beats-per-minute-7-filmloverss

120 Beats Per Minute filminin yönetmeni Robin Campillo, 1990’ların başında AIDS’e karşı farkındalık yaratmaya çabalayan aktivist örgüt Act-Up Paris’in hikâyesini ekranlara taşıyor. ACT-UP Paris, bir yandan AIDS’e yakalanmamak adına gerekli önlemleri kamuoyuna anlatmaya çabalayan, bir yandan da bu hastalığın yayılmasına karşı umursamaz davranan devlet kurumlarını ve ilaç şirketlerini hedef alan eylemler de düzenleyen bir örgüt. Filmin açılış sekansının ardından Robin Campillo, ilk ağızdan bize örgütü ve kurallarını da tanıtırken 1987’de New York’ta, 1989’da Paris’te eşcinseller tarafından kurulan bu aktivist örgüte dair çok şey öğrenebiliyoruz.

Dayanışma Ruhu

120-beats-per-minute-8-filmloverss

Şiddet karşıtı olduğu kadar demokratik bir tavır da benimseyen ACt-UP Paris, atacakları her adım için konuları sırayla gündemine alan ve çoğunluk desteğiyle karar veren yapısıyla dikkat çeken bir örgüt. Bu demokratik atmosfer dahilinde bulunan karakterlerin heyecanıyla ütopik bir millet meclisi ortamı yaratıldığına da şahit oluyoruz. Toplantılar sırasında örgütün politikasından ve yol haritasından memnun olmayanların fikirlerini özgür biçimde dile getirme imkanı bulduğu Act-Up Paris’i ayrıcalıklı kılan en önemli özelliklerinden biri de; belirli konularda anlaşmazlık ya da uzlaşmazlık yaşamalarına rağmen dayanışma ruhlarına hiç zarar vermeden yollarına devam edebilmeleri.

Aşk ve Dostluk Paylaşımları

120-beats-per-minute-adele-haenel

Campillo’nun 120 Beats Per Minute filmi ACT-UP Paris örgütüne yeni dahil olanlardan, kurucu üyelere kadar birçok karakterin özeline inmesiyle de oldukça değerli bir noktada. Karakterlerini entelektüel birikimleri üzerinden konumlandırması cinsel yönelim ya da başka çevresel etkenlerden tamamen bağımsız, bütün ana karakterleri kendi fikirlerinin merkezinde tanımamıza olanak sağlarken; onların birbirleriyle olan duygusal ilişkilerinden dostluk paylaşımlarına birçok duygusal mesele büyük bir titizlikle işleniyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi