Hollywood’un sessiz film döneminin İsveç asıllı ikonikleşen yüzü Greta Garbo’nun kendi gibi İsveçli bir arkadaşına, Beverly Hills’ten nasıl nefret ettiğini ve filmlerinin alacağı tepkilerden duyduğu korkularını anlattığı mektupları satışa çıkıyor.

20. yüzyılın en ünlü film yıldızlarından biri olarak dünya sinema tarihinin en iyi sinema oyuncuları arasında yer alan ve bir sinema ikonu haline gelen Greta Garbo’nun, Hollywood stüdyo sistemi içerisinde pazarlama stratejisine dönüştürülerek bir tür meta haline getirilmesine duyduğu öfkeden kendi kabuğu içindeki derin yalnızlığına dair birçok meseleye değindiği mektuplar ve arkadaşlarına gönderdiği fotoğraflardan oluşan çok özel bir albüm Sotheby tarafından düzenlenecek müzayedede satışa çıkarılmaya hazırlanıyor. The Guardian‘da yer alan habere göre Garbo, Amerika Birleşik Devletleri’ne geri döndüğünde yazdığı mektupların birçoğunda; güçsüz senaryolardan umutsuzluk duyuyor, aptal bulduğu bazı yönetmenlere küfrediyor ve kendisi kadar sert olmasalar da eleştirmenlerin acımasız kararlarından korktuğunu dile getiriyor.

1932 yılında yer aldığı Grand Hotel filminde fısıldadığı unutulmaz “Yalnız kalmak istiyorum!” cümlesini hayatının her anında yanında taşıyan Garbo’nun arkadaşına yazdığı mektuplar, ünlü yıldızın duyduğu yalnızlık duygusundan ne denli acı çektiğini de ortaya koyuyor. Son filmi Two-Faced Woman’ın başarısızlığından sonra aldığı bir kararla kariyerini noktalayan Greta Garbo, 1945 tarihli bir mektubuna şöyle bir not düşüyor: “Yapmayı deneyebileceğim bir filmi düşünüyorum, ancak bilmiyorum. Zaman izlerini küçük yüzlerimizde ve bedenlerimizde bırakıp gidiyor.”

greta-garbo-ara-filmloverss

Greta Garbo: Hollywood’un Yalnızlığı Seçen İkonu

Mektuplarının çoğunu nefret ettiğini dile getirdiği Beverly Hills, California’dan kaleme alan Greta Garbo “Ben neredeyse her zaman yalnızım ve hep kendimle konuşuyorum. Sahile gidip yürüyüşe çıkıyorum ve bu her zaman harika hissettiriyor. Ama hepsi bu.” gibi notlar yazdığı mektuplarında; California güneşi altında İsveç’in yağmurunu bile çok özlediğini dile getirirken şu cümleleri karalıyor: “Tistad hakkında çok şey düşünüyorum. Orada yağmurun yağdığı ve muhteşem melankolinin bizi sardığı yazlar hakkında… “

1905’te Stockholm’de dünyaya gelen ve 1925’de ABD’ye taşınan Greta Garbo, 28 filminin 25’ini Hollywood’da yaptı. Daha sonraki yıllarında toplumdan elini eteğini çekerek münzevi bir hayat tercih eden Garbo, 1990 yılında New York’ta hayatını kaybetti. Mektupların çoğu İsveç kontesi Marta Wachtmeister’a gönderilmiş ve deri ciltli bir dosya kutusunda özenle saklanmıştı. Kontes ve kocası, 1930’ların başında ortak bir arkadaşları aracılığıyla Garbo ile tanıştılar. Çiftle sıkı bir arkadaşlık kuran Garbo, çiftin şatolarında düzenlenen bir yeni yıl partisinin ardından, yaz ve kış tatillerini de burada geçirmesi için, yıllar boyunca onlardan davet aldı. Marta Wachtmeister 1976 yılında ölene dek de arkadaş kaldılar. Wachtmeister’lara daktiloda yazılan tek mektup -çoğu ucuz, çürük kağıda kalemle yazılmıştı- çiftin kızına, GG imzası ile gönderilmişti ve şu satılar yazıyordu: “Belki de annenizin bizden ayrıldığı gün gönderdiğim telgrafı asla almadınız. Eğer almadıysanız ne kadar derin bir üzüntü duyduğumu bilmiyor olmalısınız. Aileniz benim için çok büyük bir anlam taşıyordu. Sonsuza dek hafızamda kalacaklar.”

Sotheby’nin kitap departmanı uzmanlarından biri olan Gabriel Heaton, Greta Garbo’nun mektupları hakkında şunları söyledi: “Bu mektuplarda neredeyse dayanılmaz bir üzüntü ve derinlemesine bir yalnızlık var. Mektupların hiçbirinin imzalanmaması çarpıcı; üstelik mektuplardan birinde imza yerine palyaço figürü ve bir kısmında da çöp kadın çizimleri var. İlgi odağı olmaktansa gölgelerde kalma arzusunun aşırılığı, burada çok yanlış bir şeyler olduğunu hissettiriyor.” Yine aynı departmanda yer alan bir başka uzman olan Cecilie Gasseholm tarafından tercüme edilen mektuplardaki yalnızlık duygusu, Gasseholm tarafından da benzer şekilde betimleniyor: “Kendimi iki gün boyunca bu mektuplarla birlikte bir odaya kapattım ve onlardaki üzüntü gerçekten bana da geçti. İnsanlar kafalarını kapıdan uzatıp, iyi olup olmadığımı soruyordu ve ben de kendimi onlara ‘Gidin başımdan, beni yalnız bırakın!’ derken buluyordum.”

Greta Garbo’ya ait 100’den fazla sayfayı içeren 36 mektup ve fotoğraf albümü, 12 Aralık tarihinde Londra’daki Sotheby mağazasında açık artırmaya çıkarılacak.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi