Gotham dizisinin pilot bölümü yayınlandı. Dizi Batman’in şehri Gotham’ın kahramanımız ortaya çıkmadan önce nasıl bir kokuşmuşluğa sürüklendiğini anlatıyor. Ana kahraman olarak Batman’i değil James Gordon’ı izleyeceğimiz dizi, daha ilk bölümden büyük beğeni topladı. Ayrıca dizi dikkatli Batman hayranları için küçük süprizler de hazırlamayı da ihmal etmiyor.

Şimdiden uyaralım, diziyi henüz izleyemediyseniz eğer, bu yazı dizinin ilk bölümüyle ilgili bilgiler içeriyor.

Gotham hem çizgi-romanseverler hem de ortalama dizi ve film izleyicisi için gündeme geldiği ilk günden beri bir merak unsuru. Dizi, ismini aldığı Gotham şehrinin hikayesini anlatmayı amaç edinmiş. Bruce Wayne’in anne-babasının nasıl öldüğünü görme şansı yakaladığımız gibi, bölüm içerisinde küçük Bruce’a sık sık rastlıyoruz. Yani başrolünde Batman yok deyince, Batman hayranları hemen üzülmesin. Fakat Batman’i Christopher Nolan’dan izlemeye alışmışsanız eğer, Gotham şehrini bir nebze daha kasvetsiz, belki de aydınlık bulacaksınız. Keza alıştığımız Gotham’dan ziyade Manhattan tarzı yapıları, İstanbul sıkışıklığında görebileceğimiz, hala kasvetli olsa da eskisi kadar gotik sayılamayacak bir şehirle karşı karşıyayız. Henüz, Gotham’da yozlaşmanın ve çürümenin ilk aşamalarında olduğumuz için aslında bu atmosfer diziyle pekala örtüşmüş.

Dizinin başrolünde, The O.C. dizisiyle ünlü olan Ben McKenzie’yi izliyoruz. Oyuncunun ilk Batman macerası, bu dizi değil, kendisi 2011 yılında Batman’in bilgisayar oyununda Kara Şövalyeye sesini vermişti. Bu defa McKenzie dizide karşımıza Dedektif James Gordon olarak çıkıyor. James Gordon sürekli “çaylak” olarak adlandırılan, babasını küçükken kaybetmiş bir polis memuru, ki bu ortak hikaye Bruce Wayne’le arasında bir bağ kurmasına vesile oluyor. İdealist bir adam ve her zaman doğruyu yapmanın peşinde, fakat merhameti ve acemiliği daha ilk bölümden gelecekte Batman’in başına bela olacak pek çok karar almasına yol açıyor. Fakat küçük Bruce ve Dedektif arasında kurulan bağ oldukça kuvvetli, keza James Gordon, genç kahramanımıza ebeveynlerinin katilini bulma sözü veriyor. James Gordon, her ne kadar klişe bir karakter olsa da(dizi içerisinde bir kaç defa öteki karakterler ne kadar iyi bir insan olduğunu vurgulama ihtiyacı bile duyuyor), senaryoda çok yönlü bir karakter olarak ele alınmış olması durumu kurtarıyor. Sadece kız arkadaşıyla olan ilişkinin gidişatı bile seyircide bir merak uyandırmayı başarmış. Oysa ki, uzun vadede, kız arkadaşı Barbara Kein’in, Batgirl Barbara Gordon’un annesi olacağını biliyoruz.

Dizide aslında ilk karşılaştığımız surat, Camren Bicondova tarafıondan canlandırılan genç Selina Kyle(nam-ı diğer Catwoman). Selina, Bruce’un ebeveynlerinin öldürülmesine şahit olduğu gibi, dizinin çeşitli kısımlarında bir duvarda rastlayabildik kendisine. Belli ki dizinin ilerleyen zamanlarında daha da önemli bir karakter olacak. Gotham’ın başında karşılaştığımız bir diğer isim şaşırtıcı olmayan bir biçimde Alfred Pennyworth. Dizinin, karakteri alıştığımız sıcak ve sevecen Alfred’e daha sert bir adam profili kazandırmış olması gözden kaçmasa da, Bruce’un çocukluğunda da en güvendiği isim olduğu anlaşılıyor.

En tatlı sürprizlerden biri, The Riddler olarak tanıdığımız Ed Nygma’nın henüz sivil bir versiyonuyla tanışmamız. Karakolda çalışan Ed, şimdiden sorduğu bilmecelerle tepki çeken bir karakter konumunda sunulurken, Dedektif Gordon sorduğu bir soruya yanıt vererek, şimdiden onun menziline girmeyi başarmış gözüküyor.

Şu an hikayede esas kötü, Fish Mooney adlı, kendi mafyasını yöneten güçlü ve acımasız bir kadın. Onun işletmesinde geçen bir sahnede, Joker’in ortağı Harley Quinn’inkine benzeyen kıyafetlerle danseden 3 kadının olması, bunlardan biri Harley olabilir mi sorusunu gündeme getiriyor. Fish Mooney’nin sağ kolu olarak, henüz bu isimle anılmaktan hiç haz etmeyen Penguin’i görüyoruz. Yani dizi gelecekte Batman’in karşılaşacağı pek çok kötü karakteri ucundan koklatmış durumda.

Daha şimdiden oldukça olumlu tepkiler alan dizinin 2014 sonbaharına damga vuracağını öngörmek yanlış olmaz (Bu yazı yazılırken 2.000 küsur kişinin oyuyla dizinin IMDB puanı 9.0). Dizi böyle mi devam eder bilemesek de yapımcılar en azından ilk bölümü, iyi Batman fanlarının radarına girsin diye konulmuş detaylarla kaplıydı. Üstelik çoğu çizgi roman hayranı, herhangi bir çizgi romanla ilgili bir yapıma başlarken nelerle karşılaşabileceğine dair fikir sahibidir, ama Gotham, insanı muğlakta bırakmakta ve şaşırtmakta oldukça başarılı. Başlangıcını ve sonunu bildiğinizden emin bile olsanız, aradaki boşluklarda neler olup biteceğini tahmin edebilmekte zorlanıyorsunuz. Yine de bu kadar çok karakteri ve detayı daha pilot bölüme sığdırmış olan Gotham, hem detaylarla baştan yorulan ve dizideki pek çok referansı anlamakta sıkıntı çeken seyirciyi ilerleyen zamanlarda geri kazanmalı, hem de çizgi roman hayranları için yükseltmiş olduğu beklentiyi karşılayacak kadar iyi senaryolarla izleyici karşısına çıkmayı başarabilmeli. Aksi taktirde dizi erken parlayıp sönen bir yıldız olacaktır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi