Patron Mutlu Son İstiyor (2014), Kocan Kadar Konuş (2015), Kocan Kadar Konuş: Diriliş (2016) ve yeni filmi Görümce ile son yıllarda üretkenliğiyle ön plana çıkan yönetmen Kıvanç Baruönü,  Türkiye sinemasının komedi janrındaki kalite eksikliğini dolduracak gibi görünüyor. Kocan Kadar Konuş, gişede 2 milyona yakın izleyiciye ulaşarak güzel bir başarı elde etmişti. Kocan Kadar Konuş: Diriliş filminde bu sayı biraz daha düşse de bu düşüş, vizyonda serinin ilk filminden daha kısa süre kalmış olmasına da bağlanabilir.

Çektiği bazı reklamların seksistliğinden sonra kadın sorununa, komedi janrının paketi altında dikkat çeken Kıvanç Baruönü’nün geniş kitlelere iletmeyi seçtiği mesajın samimiyetini sorgulamalı mıyız bilemiyorum. Baruönü, kadınların erkek bakış açısıyla, tamamen cinsel obje olarak yansıtıldığı bu tür işleri aslında yapmaktan hoşlanmadığı için mi bu konularda çalışıyor yoksa son zamanda yükselen “güçlü kadın” trendini yakalamaya mı çalışıyor sanırım bunu zaman gösterecek. Yine de, filmlerinin temelinde yatan mesajın bazı noktalarda sorunlu olmasına rağmen Türkiye şartlarında önemli olduğunu söylemek mümkün.

Görümce filmine gelecek olursak senaryosunu Gupse Özay’ın yazdığı, ön planda gelin adayı Deniz ve görümcesi Yeliz arasındaki çekişmeyi konu alan ancak temelinde özellikle kadınların git gide yapaylaşan bedenlerinin ve yaşantısının karşısına doğallığı ve sadeliği getiren bir film olarak tanımlanabilir. Elde vurgulanmak istenen çok mühim bir mesele varken Gupse Özay’ın canlandırdığı Yeliz karakterinin aşırılığı karşısında oyunculuğuyla da pasif kalan Eda Ece, Görümce filminde çatışmanın düğüm ve çözüm bölümlerini maalesef inandırıcı kılamıyor. Kardeşi Ahmet’i (Buğra Gülsoy) saplantı derecesinde sahiplenen ve Deniz’den kıskanan Yeliz, film boyunca adeta kendi kendine çatışma yaratıyor, bu çatışmayı çözüyor ve ani bir değişim geçirerek doğallığa giden yolda ilk adımlarını atıyor. Yeliz’i gerçekten değiştirebilecek güçlü bir Deniz karakteri Gupse Özay tarafından mı yazılmadı yoksa Eda Ece’nin performansı mı bu çatışmayı ayakta tutmaya yetmedi bilemiyorum.

Görümce: Bir Sorun Çözme Yöntemi Olarak Evlilik

Kıvanç Baruönü, toplumsal cinsiyet kalıplarının biraz daha dışında kalan kadınlara, filmlerinde temsil hakkı tanımasıyla başarılı bir iş yapsa da bu kalıpların dışındaki kadınların mutluluğa yine evlenerek ulaşıyor olması özellikle senaryo bakımından sorgulanması gereken bir nokta. Kocan Kadar Konuş filminde Efsun’un, Görümce filminde hem Deniz’in hem de Yeliz’in problemlerinin çözümü evlilikle sağlanıyor. Elbette birbirini seven iki insanın evlenmesi film boyunca güzel bir anlatı yapısının kurulabilmesini sağlıyor ancak izleyiciye evliliğin bir “sorun çözücü” olarak sunulması, kırılmak istenen kodları bir kez daha oluşturuyor.

Görümce, yönetmenin diğer filmlerine nazaran daha yoğun bir karakter komedisi içeriyor. Bunun sebebi ise Gupse Özay’ın kendisine, Deliha ile yoğunlaştığı karakter komedisini sürdürebileceği bir rol yazmış olması. Gupse Özay rolünde oldukça başarılı, hatta bu kadar uç bir karakter, üzerinde eğreti dahi durmuyor. Ancak aynı başarının filmin geneline yansımaması izleyicinin ara ara filmden kopmasına sebep olabilecek nitelikte. Filmin göz dolduran ve en çok reaksiyonu alan sahnelerinden biri ise Feriştah sürprizi olacaktır.

Görümce, genel olarak keyifli bir film olsa da güzel bir konunun, senaryodaki çatışmanın izleyiciye geçirilememesi sebebiyle havada kaldığını söylemek mümkün. Yine de Görümce, günümüz Türkiye sinemasının komedi yapımlarının niteliği göz önüne alındığında, verdiği mesajlarla ön plana çıkıyor.

Patron Mutlu Son İstiyor (2014), Kocan Kadar Konuş (2015), Kocan Kadar Konuş: Diriliş (2016) ve yeni filmi Görümce ile son yıllarda üretkenliğiyle ön plana çıkan yönetmen Kıvanç Baruönü,  Türkiye sinemasının komedi janrındaki kalite eksikliğini dolduracak gibi görünüyor. Kocan Kadar Konuş, gişede 2 milyona yakın izleyiciye ulaşarak güzel bir başarı elde etmişti. Kocan Kadar Konuş: Diriliş filminde bu sayı biraz daha düşse de bu düşüş, vizyonda serinin ilk filminden daha kısa süre kalmış olmasına da bağlanabilir. Çektiği bazı reklamların seksistliğinden sonra kadın sorununa, komedi janrının paketi altında dikkat çeken Kıvanç Baruönü’nün geniş kitlelere iletmeyi seçtiği mesajın samimiyetini sorgulamalı mıyız bilemiyorum. Baruönü, kadınların erkek bakış açısıyla, tamamen cinsel obje olarak yansıtıldığı bu tür işleri aslında yapmaktan hoşlanmadığı için mi bu konularda çalışıyor yoksa son zamanda yükselen "güçlü kadın" trendini yakalamaya mı çalışıyor sanırım bunu zaman gösterecek. Yine de, filmlerinin temelinde yatan mesajın bazı noktalarda sorunlu olmasına rağmen Türkiye şartlarında önemli olduğunu söylemek mümkün. Görümce filmine gelecek olursak senaryosunu Gupse Özay’ın yazdığı, ön planda gelin adayı Deniz ve görümcesi Yeliz arasındaki çekişmeyi konu alan ancak temelinde özellikle kadınların git gide yapaylaşan bedenlerinin ve yaşantısının karşısına doğallığı ve sadeliği getiren bir film olarak tanımlanabilir. Elde vurgulanmak istenen çok mühim bir mesele varken Gupse Özay’ın canlandırdığı Yeliz karakterinin aşırılığı karşısında oyunculuğuyla da pasif kalan Eda Ece, Görümce filminde çatışmanın düğüm ve çözüm bölümlerini maalesef inandırıcı kılamıyor. Kardeşi Ahmet’i (Buğra Gülsoy) saplantı derecesinde sahiplenen ve Deniz’den kıskanan Yeliz, film boyunca adeta kendi kendine çatışma yaratıyor, bu çatışmayı çözüyor ve ani bir değişim geçirerek doğallığa giden yolda ilk adımlarını atıyor. Yeliz’i gerçekten değiştirebilecek güçlü bir Deniz karakteri Gupse Özay tarafından mı yazılmadı yoksa Eda Ece’nin performansı mı bu çatışmayı ayakta tutmaya yetmedi bilemiyorum. Görümce: Bir Sorun Çözme Yöntemi Olarak Evlilik Kıvanç Baruönü, toplumsal cinsiyet kalıplarının biraz daha dışında kalan kadınlara, filmlerinde temsil hakkı tanımasıyla başarılı bir iş yapsa da bu kalıpların dışındaki kadınların mutluluğa yine evlenerek ulaşıyor olması özellikle senaryo bakımından sorgulanması gereken bir nokta. Kocan Kadar Konuş filminde Efsun’un, Görümce filminde hem Deniz’in hem de Yeliz’in problemlerinin çözümü evlilikle sağlanıyor. Elbette birbirini seven iki insanın evlenmesi film boyunca güzel bir anlatı yapısının kurulabilmesini sağlıyor ancak izleyiciye evliliğin bir “sorun çözücü” olarak sunulması, kırılmak istenen kodları bir kez daha oluşturuyor. Görümce, yönetmenin diğer filmlerine nazaran daha yoğun bir karakter komedisi içeriyor. Bunun sebebi ise Gupse Özay’ın kendisine, Deliha ile yoğunlaştığı karakter komedisini sürdürebileceği bir rol yazmış olması. Gupse Özay rolünde oldukça başarılı, hatta bu kadar uç bir karakter, üzerinde eğreti dahi durmuyor. Ancak aynı başarının filmin geneline yansımaması izleyicinin ara ara filmden kopmasına sebep olabilecek nitelikte. Filmin göz dolduran ve en çok reaksiyonu alan sahnelerinden biri ise Feriştah sürprizi olacaktır. Görümce, genel olarak keyifli bir film olsa da güzel bir konunun, senaryodaki çatışmanın izleyiciye geçirilememesi sebebiyle havada kaldığını söylemek mümkün. Yine de Görümce, günümüz Türkiye sinemasının komedi yapımlarının niteliği göz önüne alındığında, verdiği mesajlarla ön plana çıkıyor.

Yazar Puanı

Puan - 50%

50%

Görümce, genel olarak keyifli bir film olsa da güzel bir konunun, senaryodaki çatışmanın izleyiciye geçirilememesi sebebiyle havada kaldığını söylemek mümkün. Yine de Görümce, günümüz Türkiye sinemasının komedi yapımlarının niteliği göz önüne alındığında, verdiği mesajlarla ön plana çıkıyor.

Kullanıcı Puanları: 2.5 ( 12 votes)
50
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi