Netflix’in 21 Nisan 2017’de izleyiciyle buluşturacağı yeni dizisi Girlboss, temelini gerçek bir girişimcilik hikayesinin üzerine kuruyor. Sophia Amoruso’nun kendi hayatını kaleme aldığı #Girlboss isimli çok satan kitaptan yola çıkarak, 2006 yılında hayata geçirilen e-ticaret girişimi Nasty Gal’ın kuruluş sürecini mercek altına alıyor. Bu doğrultuda Girlboss 1. sezon, muazzam fikirleri olan ama parası olmayan ve bu sebeple risk sermayesi yatırımı almak için kapı kapı dolaşırken sosyal medyanın da nimetlerinden yararlanmaya çalışan genç girişimcilerin inişli çıkışlı hayatları arasında farklı bir yol ayrımında yer alıyor.

***Bu yazı Girlboss 1. Sezon hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Son birkaç yıldır finansal sorunlar yaşayan ve 2016 yılı itibariyle konkordato (iflas anlaşması) ilan ederek zor zamanlar geçiren Nasty Gal, Pitch Perfect serisini kaleme alan Kay Cannon ve birlikte yapımcılığını üstlendiği Charlize Theron ile yeni baştan yaratılıyor. Böylelikle eBay’de vintage kıyafetler satarak hem karlı bir işe girişen hem de hayallerinin ve tutkularının peşinden giden Sophia Marlowe’un dünyasına adım atıyoruz.  Britt Robertson’ın canlandırdığı Sophia, hayatında yaşadığı pek çok sorunun ana kaynağı olmasına karşın problem çözme konusunda istekli olmadığı için çeşitli ruh hallerine bürünerek kendisine geçilmesi güç bir savunma kalkanı yaratıyor. Tüm bunların ışığında da Amoruso’dan beslenen bir komedi ortaya çıkıyor.

Girlboss 1. Sezon: Moda, Tutku, Hayaller

girlboss-sophia-filmloverss

Sophia; kaba tavırları ile bencilliğinden ödün vermeyen, çalışmaktan hazzetmediği için tembelliğini hayalleri ile örtbas etmeye çalışan, yani pervasızca bir hayat sürmeye kendini adamış biri. Bu süreçte en çok kendisiyle kavga ediyor ve Annie (Ellie Reed), Dax (Alphonso McAuley) ve Shane (Johnny Simmons) ile oluşturduğu çemberin içinde ruhunu derinlerde hissetmeye çalışıyor. Çöpten bagel aşırmak veya sokaktan halı çalmak pahasına modaya olan tutkusundan ve hayallerinden bir an olsun vazgeçmeyen Sophia dikenli yollardan geçerken en yakın arkadaşı Annie, aralarında büyük bir güven problemi olan babası ve hayatındaki en büyük eksikliği olan annesi ile bir düzelip bir bozulan ilişkilerinin etkisiyle savruluyor çoğu zaman. Yaşadığı her sorunun ardından suçu kendisinde değil de bir başkasında arıyor. İşten kovulması Sophia’ya göre, kendisinin başına buyruk hareket etmesi yüzünden değil, patronun çekilmez biri olmasından kaynaklanıyor. Annie ve erkek arkadaşı Shane’in bencil tavırları yüzünden Sophia’yı çokça eleştirmelerinin altında yatan gerçek ise ‘Sophia’yı kimse anlamıyor’ oluyor. Bu olaylar doğrultusunda kopan büyük kavgalar yine Sophia’nın lehine sonuçlanıyor. Bir başka deyişle, pek çok kez yıkıp geçtiği kişilerin Sophia’nın her daim yanında olduğu gerçeği ve bu doğrultuda Sophia’nın davranışları bir bütün olarak düşünüldüğünde olaylar çok çabuk tatlıya bağlanıyor. Tam ipler koptu kopacak dediğimiz anda Sophia yoluna kaldığı yerden daha da güçlenerek devam ediyor. Şu bir gerçek ki, Girlboss Nasty Gal’ın oluşumunu gözler önüne sererken Sophia’nın düştüğü anda kalkmasına izin veriyor. Bu süreci daha farklı bir boyutta ele almak, dizinin akışı ve Sophia karakterinin oluşumu ve gelişimi açısından önemli bir adım olabilirdi diye düşünüyorum.

Girlboss 1. Sezon: İnişler, Çıkışlar

Britt Robertson, hayatı uçlarda yaşamak adına güçlü bir performans sergiliyor açık konuşmak gerekirse. Sophia bir patronu olmasından çok kendi işinin patronu olmayı tercih ederken iş ahlakı, çalışma hayatı ve iş yaşam dengesi arasında kayboluveriyor ve kurmaya çalıştığı bu yeni hayatın bir anda en büyük ve zorlayıcı patronu olduğunu fark ediyor. İşte bu geçişlerde Robertson’ın dikkate değer performansı devreye giriyor. Erkek egemenliğine karşı en güçlü tavrı sergileyerek, genç bir kadın ve hatta genç bir kadın girişimci olarak ayakları yere sağlam basan Sophia karakteri bir bakıma kendi kurallarını oluşturuyor. Ancak söylemleri ve vücut dili ile yarattığı bu punk rock havası bir süre sonra Sophia’yı çıkmaza sürüklüyor. Karakterinden ödün vermeyen Sophia yalnızca son bölümde ılımlı bir havaya bürünüyor. Öte yandan, günümüze dönecek olursak, Nasty Gal son yıllarda yalnızca finansal problemler yaşamakla kalmıyor, eski çalışanlarıyla da davalık oluyor. Buradaki en önemli iddia ise şirketin hamile kadın çalışanlarını işten çıkarıyor olmasıyla ilgili. Yine de Nasty Gal ve Amoruso’ya yönelik bu iddialara karşın Cannon ve Theron ile birlikte yapımcılar arasında yer alan Amoruso’nun Girlboss için iyi bir prodüksiyon süreci geçirdiğini söylemek gerek.

girlboss-sophia-annie-filmloverss

Gelelim Sophia’nın Sophia olmasında büyük katkıları olan yan karakterlere. Sophia’nın en yakın arkadaşı Annie’ye hayat veren Ellie Reed dizinin canlılığını tutan en önemli etkenlerden biri kuşkusuz. Geçmişe giderek Annie ve Sophia’nın arkadaşlığına göz atarken de eğlenceli tavırları ve dinamizmiyle fitili ateşleyenin Annie olduğunu söylemek mümkün. Ancak Sophia’ya koşulsuz destek veren Annie’nin sonlara doğru yerinde bir hamle yaparak artık kendini düşünmeye karar vermesiyle kameralar yönünü bir anda Ellie Reed’e çeviriyor. İşte bu anda Girlboss’un kesinlikle ivme kazandığını söyleyebilirim. Sophia’nın bir nevi ilham kaynağı olan vizyon sahibi Mobias (Jim Rash) ile Sophia’nın komşusu olarak karşımıza çıkan ve konudan konuya atlayarak aslında dikkatimizi fazlasıyla çeken RuPAUL Charles ise seyir keyfini katbekat arttırıyor. Sophia’nın bir anda hayatına giren sanat akademisi öğrencisi Nathan (Cole Escola)’ın sahneleri tam zamanında devreye giriyor ve istemsizce gülmek istiyorsunuz. Ek olarak, Girlboss’u sevdiğiniz bir yemek olarak düşünürseniz, Sophia’nın dişli eBay rakibi Gail’i canlandıran Melanie Lynskey için tam manasıyla yemeğe lezzetini veren ve damağınızda leziz bir tat bırakan baharat karışımı diyebilirim.  Özellikle Gail’in kurduğu online ‘vintage fashion forum’u Girlboss için akıllıca bir hamle.

Toparlayacak olursam; her ne kadar inişlerin ve çıkışların daha belirgin ve uzun soluklu olmasını beklesem de yarım saatlik bölümlerden oluşan Girlboss, dizinin kilit noktası olan Britt Robertson’ın dikkate değer performansı ve bambaşka bir renk skalası yaratan yan karakterlerin birleşimiyle izlenmeye değecek bir komedi dizisi.

Girlboss 1. Sezon Fragmanı


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi