Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Geçtiğimiz aylarda genetiği değiştirilmiş tohumlar üreten, zirai kimya ve biyoteknoloji firması Monsanto’nun bitki öldürücü ilacında bulunan glifosat adlı maddenin kanserojen olduğuna dair bir tartışma başladı. Genetiği değiştirilmiş tohumlar ile zaten yeterince gündeme gelen ve çevre örgütleri ile Avrupa’daki yeşil partilerin her daim protesto ettiği en büyük şirketlerden biri olan Monsanto, ilacın kanserojen olmadığını öne sürdü. Ancak, Avrupa Birliği Komisyonu ilacın lisansını uzatma. Birkaç gün önce tekrar görüşülen ve lisansı 18 aylığına uzatan karara rağmen tepkiler sürüyor. Bununla ilgili en geniş çaplı kampanyaya buradan ulaşabilirsiniz.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO), hayatımızı tehdit eden kimyasallar, nükleer santraller ve büyük şirketlerin kar amacı dışında bir şey gütmeyen politikaları ile iyice tehdit edilirken, genetik, genetiğe etki eden kimyasallar, büyük şirketler ve bununla ilgili korkunç senaryoları içinde barındıran filmlere genel bir bakış atalım dedik. İşte, öjeni, mutasyon, değişim, kontrol, distopya vb. farklı açılardan meseleye yaklaşan genetiği değiştirilmiş filmler.

Genetiği Değiştirilmiş Filmler

Gattaca

gattaca-FilmLoverss

Daha çok Truman Show’un yazarı olarak tanınan Andrew Niccol’ün, ilk filmi olan Gattaca, çocukların genetik olarak oynanarak kalıtsal sorunlara sahip olmadan doğabildiği yahut doğar doğmaz geleceklerinin tayin edildiği ve böylece belli bir kast sistemine yerleştirilebildiği bir gelecekte geçiyor. Öjeni fikrinin – insan nüfusunun genetik manipülasyon ile iyileştirilmesi fikri – sosyal veçhelerine bakan ve bunların ekstrem bir vaziyette seyrettiği bir distopya yaratan Gattaca aslında Cesur Yeni Dünya’nın düşman kardeşi sayılabilir. Yazarı Aldous Huxley’nin bile “ütopya mı distopya mı, bilemiyorum” dediği Cesur Yeni Dünya’ya nazaran çok daha gerçekleşebilir bir yakın gelecek portresi çizen Gattaca, bilim adamlarınca da en gerçekçi bilimkurgu film olarak nitelendirilmişti.

The Fly

the-fly-filmloverss

David Cronenberg’in erken dönem filmlerinden biri olan The Fly, aslında bir yeniden çevrim. Uyumsuz bir bilim adamının deneylerinden birinde yanlışlıkla bir sinek ile beraber kendini teleport etmesi sonucu bir sinek melezine dönüşmesini anlatıyor. Her ne kadar doğrudan genetik ile ilgili olmasa da, insan-hayvan melezi fikrinin (hem bilimde hem de korku edebiyatında) zirve yaptığı, uzaylı-insan melezleri ya da ordunun güçlü insan-hayvan melezi çalışmaları yaptığı haberlerinin yayıldığı 50’lerden gelen bu öykü Cronenberg’in elinde hak ettiği görselliğe ulaşıyor.

X-Men

X-Men-Days-Of-Future-Past

Aslında, Spiderman ya da birçok çizgi roman karakterini bu başlıkta inceleyebiliriz. Fakat, X-Men’in yeri biraz daha ayrı sanıyorum. Temelde doğal bir mutasyon ile aktarılan ve farklı insanlarda farklı şekilde işleyen bir gen mutasyonu sayesinde insan-üstü (ya da insanda farklı diyebiliriz) işlevlere sahip kişilerin toplumun bir parçası haline gelmesi, kendilerini kabul ettirmeye ve görünür olmaya çalışan bir grup ile aslında insanlardan üstün olduklarını (evrimin bir sonraki aşaması olduklarını) iddia eden diğer bir grup arasındaki çatışmayı anlatıyor. X-Men, genetik farklılığın (her anlamda) kabul edilmesinin ne denli güç olduğunu anlatan ırkçılık, homofobi vb. nefret politikalarına ayna tutan bir yapım olarak da izlenebilir.

District 9

district-9

District 9 alt metninde yabancı düşmanlığı, sosyal tabakalaşma ve göçmen problemine dair iç görüler barındıran, sürpriz bir Güney Afrika bilimkurgu filmi. Johannesburg yakınlarında bulunan hasta ve zayıf uzaylıların kapatıldığı bir “toplama kampından” adını alan film, uzaylı-insan melezi fikri üzerine de bir açılım. Güney Afrikalı bir diplomatın uzaylı atıklarından damıtılmış bir özsuyu ile temas edince yavaş yavaş uzaylı DNA’sı ile birleşmesi ve bu sebeple uzaylıları “toplama kampında” tutan zihniyetin hedefi haline gelmesini anlatıyor.

Jurassic Park

Westworld ile bilim kurgu sinemasına önemli bir film kazandıran Michael Crichton’ın yaratıcısı olduğu, yönetmenliğini Steven Spielberg’ün gerçekleştirdiği Jurassic Park, milyarder girişimci John Hammond’ın milyonlarca yıl önce dinazor kanı emmiş ve reçinede hapsolarak bozulmadan günümüze kadar gelebilmiş sivrisineklerden aldığı DNA ile dinazorları yeniden üretmesi ve onları Jurassic Park isimli bir “eğlence parkında” tutmasını anlatıyor film. Ancak, doğa ile oynanan her oyun gibi hiçbir şey planlandığı gitmiyor.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi