Eko-terörist grupların imza attığı eylemler suç mu yoksa birer kahramanlık örneği mi tartışmaları devam ederken farkında olmamız gereken tek gerçek, gözünü para hırsı bürüyen insanoğlunun her geçen gün Yerküreyi daha da yaşanmaz bir hale getirdiği. Kendimizden başka hiçbir canlının yaşam hakkına saygı duymadığımız gibi gelecek nesillere de bir “pislik yuvası” bırakmaya hazırlanıyoruz. Üstelik bu pislik yuvasını yaratırken sadece günlük “zenginlikler” için insanoğlunun geleceğini mahvetmek ile kalmayarak birçok hayvanın yaşam hakkını ellerinden alıp soylarının tükenmesine sebep oluyoruz. Bundan yaklaşık bir sene öncesinde kapitalizme yenik düşmekten son anda kurtulan Gezi Parkı ülkemizde bu duruma çok güzel bir örnek olurken, hala birçok değerimizi kaybetmekten ne yazık ki kurtulamıyoruz. Velhasıl bu konuyu dert edinen Kelly Reichardt, bir barajı patlatmaya hazırlanan üç aktivistin bu eylem öncesinde yaşadıkları, eylem anında ve sonrasındaki farklı duygu ve düşünceleri iki saatlik Gece Planı’nda (Night Moves) toparlıyor.

Kısaca, üç çevre aktivistinin yaşadıkları bölgenin sorunlarına dikkat çekebilmek amacıyla bir barajı havaya uçurma planını ve bu planının nelere mal olabileceğini konu alıyor. Kelly Reichardt’ın bu konuya uzun süre kafa yorduğu aşikar. Ele aldığı konuyu tarafsız bir bakış açısıyla sunmaya çalışırken, zihindekini seyirciye aktarma kısmında ise etrafını gereksiz detaylarla süslemeyerek yaratmak istediği “gri” atmosferi başarıyla sağlıyor.

Filmi iki bölüm halinde değerlendirmek daha doğru olacaktır. Zira; Amerikan bağımsız sinemasının önemli ve sevilen yönetmenlerinden Reichardt, ilk bölümde insan-doğa ilişkisini irdelerken ikinci bölümde yalnızca “insan”ın kendisine odaklanıyor. Bu noktada filmin yükü Eisenberg’in canlandırdığı Josh karakterinin üzerine biniyor. Josh’un içinde bulunduğu çıkmaz seyirciyi sorgulamaya ve düşünmeye yöneltiyor.

Karakterler hakkındaki detayları ayrıntılara gizlemeyi tercih eden Reichardt, bu konuda da oldukça başarılı bir iş çıkarmış. Ancak daha da önemlisi hem Eisenberg hem Dakota Fanning hem de Peter Sarsgaard yönetmenin işini oldukça kolaylaştırmış. Üstüne basa basa belirtmek istiyorum ki her ne kadar kendisini her gördüğümde aklıma ister istemez Mark Zuckerberg geliyor olsa da Gece Planı Eisenberg’in filmi. Karakter, Eisenberg’in ellerinde büyürken, başarılı oyuncunun performansı filmin sonlarına doğru zirve yapıyor.

Özetle, seyirci açısından yanıtsız kalan sorular ve ağır işleyen akış, filmin tek eksisi olarak görünebilir. Zira; ana akım sinema seyircisi filmi işleyiş açısından ağır da bulabilir. Lakin, karakterlerin yaşadığı çaresizliği bu detaylarla daha gerçekçi bir şekilde işleyen Gece Planı’nın sevapları, günahlarından bir hayli fazla.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi