Diriliş Ertuğrul dizisinin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ, Game of Thrones ve Vikings’ten daha iyi projeler çıkaracak güçlerinin olduğunu söyledi. Sahiden de şöyle Game of Thrones’tan daha güzel ‘’yerli’’ ve ‘’milli’’ bir yapım yapabilir miyiz?

Game of Thrones, seveniyle sevmeyeniyle dünya tarihinin en büyük televizyon prodüksiyonu. Yıllardır yayınlandığı dönemlerde inanılmaz bir artış yaşayarak sürekli gündemde olan, tüm dünyada milyonlarca insanın heyecanla beklediği, hakkında binlerce teori oluşturulan bir yapım. Ben, artık Game of Thrones’u eskisi kadar sevemesem de bu onun hala televizyon tarihinin en büyük yapımı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Mehmet Bozdağ. Son yıllarda ülkemizde oldukça izlenen bir yapım olan ‘’Diriliş Ertuğrul’’ dizisinin yapımcısı ve senaristi. Dizi oyuncularından Cengiz Coşkun’la birlikte Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen “IFTV – Uluslararası İstanbul Film ve Televizyon Forum ve Fuarı”na konuk olan Bozdağ, ilginç açıklamalarda bulundu:

“Bu kadar uzun dizileri yapmayı ancak Türkler başarabilir ama bu, bir-iki yıl sonra dünyada elde ettiğimiz başarıyı gölgeleyecek. Çünkü artık yavaş yavaş format ithal etmeye başladık. 120 dakikalık diziyi senarist nasıl yazacak, yönetmen nasıl çekecek? Bunun süratle iyileşmesi gerekiyor. İnternetle beraber dünya dizilerine ulaşmak çok daha kolay. İyi bir bütçe ve zamanlamayla 45 dakika dizi çekiyorlar. ‘Sen neden çekemiyorsun?’ diyorlar. Diziyi bir haftada çekmek zorunda olduğunuz için 120 dakikalık diziyi yetiştirmesi kolay olmuyor ama 45, 60, 90 dakikalık sürelerimiz olsa, bu bütçelerle ‘Vikingler’den, ‘Game of Thrones’tan daha iyi projeler çıkaracak gücümüz var. Bunu sektördeki bütün yapımcılar adına söylüyorum.”

Açıklamanın dizi süreleri kısmına tüm kalbimle birlikte katılmakla birlikte ne yazık ki son kısmına aynı içtenlikle katılamayacağım. Neden katılamayacağımı Mehmet Bozdağ’ın kendi dizisini referans alarak açıklamaya çalışacağım.

game-of-thrones-filmloverss

Ülke Tarihini Gereksiz Bir Dinselliğin İçine Sokma Girişiminin Bir Başka Projesi: Diriliş Ertuğrul

Diriliş  Ertuğrul dizisi iktidarın Neo – Osmanlıcılık politikası uyarınca ısmarlanan, iktidarın kendi seçmenini konsolide etmesinde ve algı yaratmasında sonuna kadar kullandığı bir ideoloji kusmasıdır.

Nedir bu Neo – Osmanlıcılık? Eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik kitabı temelli, kafasının içinde tahayyül ettiği, Ortadoğu’yu denetim altında tutabilmek için ete kemiğe büründürülmüş dış politika şeklimiz. 2007’den beri dış politikamız bu kavram üzerinde şekilleniyor. Davutoğlu’na göre bugün “kötü” bir durumdaysak, bunun sebebi ait olduğumuz İslam medeniyetinde siyasi bir merkez iken (Osmanlı Devleti) bu medeniyet alanını terk edip, Cumhuriyetle birlikte Batı medeniyetine iltihak etmiş olmamızdır. Bu konu dikkatli bir şekilde ele alınacak olursa, iç içe geçmiş iki unsurun varlığı görülebilir: İslam ve Osmanlı

İşte bu dizi zaten ülke insanına tarih öğretmek için değil, belirli bir tarihi -İslam ve Osmanlı’yı- onlara empoze etmek için çekiliyor. İşin ilginci, her daim Türklük şuur ve gururuyla, tarihiyle övünen insanlarımız -kendi tarihlerinden bihaber şekilde- kendilerine enjekte edileni tüketmekle meşgul. Örneğin, bir şaman sahnesinde şaman, aşırı derece karikatürize bir şekilde, garip sesler ve böğürtüler ile resmedilerek anlatılabiliyor ve bu sahne ile binlerce yıllık şaman geleneği dalga konusu haline getirilebiliyor. Toplumun, İslam ile yaşadığı değişimlere zerre değinilmiyor. Sürekli arka planda çalan Dombra eşliğinde Reis’e öykünme var.

Emek bu hayatta benim için en önemli şey. Herkesin emeğine saygım var ama tarihi ısmarlama bir ideolojiyle değiştirip ortaya çıkan vasat işi devlet aygıtının tüm imkanlarından faydalanarak gözümüze sokan, ödül aldıkları törende dahi, sahnede konuşamadıkları için aldıkları ödülü yere atıp fotoğraf paylaşan, geçmeyen sinirleriyle diziyi izlemeyen Okan Bayülgen’i linç ettiren hatta ve hatta araya Cumhurbaşkanı’nı sokan, diziyi izlemeyen insanlar suçluymuş algısı yaratan vizyona sahip bu insanlar, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük prodüksiyonundan daha güzel bir yapım ortaya koyamaz. Bölüm başı 30 milyon dolar bütçesi olan Game of Thrones’un bütçesinin iki katını, sayın Mehmet Bozdağ’a versek o yine arkada Dombra çalan bir iş ortaya koyar diye düşünüyorum. Çünkü misyonu gereği bunu yapmak zorunda.

Vikings konusuna ise hiç girmek istemiyorum. Bana göre Vikings içeriğin doluluğu anlamında Game of Thrones’tan bile daha kaliteli bir yapım. Uzun uzun Vikings’i övmek yerine, Vikings’ten tek bir bölümü referans göstermek istiyorum. Bu bölümü izlediyseniz ya da izlerseniz tarihi bir kurgunun nasıl güzel yapılabileceğini anlamışsınızdır ya da anlayacaksınız. Vikings’in 1. sezon 8. bölümü olan Sacrifice.

Son olarak, Mehmet Bozdağ’ın açıklamalarında bir yer daha çok dikkatimi çekti: ‘‘Dizide aşk hikayesi olmadığını söyleyenler de oldu. Bence dizide çok güzel bir aşk hikayesi var. El ele tutuşmanın dışında herhangi bir şey yapmadıklarını söylediler. Bir de böyle dramasal kurallar vardır. Diriliş Ertuğrul, en büyük başarıyı o kuralları yıkarak göstermiş oldu. Bizim medeniyet coğrafyamızda aşk nasıl olması gerekiyorsa, dizide de öyle yansıtılıyor.”

Gerçekten bu ”genel ahlak” kavramından bir nebze de olsa sıyrılabildiğimiz, insanların seviştiğini kavrayabildiğimiz zamanları görmek bize nasip olacak mı çok merak ediyor ve tüm aşıkları bu medeniyet coğrafyasında aşk nasıl olması gerekirse öyle olmaya davet ediyorum. Öpüşmeyin.

Mehmet Bozdağ’ın da aklında bu açıklamaları yaparken ciddi bir düşünceden ziyade, gündemde yer alabilmek olduğunu düşünüyorum. Bu açıklamalarında ciddiyse, iktidarın son on beş yılda ısrarla ve inatla topluma empoze etmeye çalıştığı ”bizi kıskanıyorlar” anlayışı Türkiye Sineması’na da sirayet etmiş demektir.

Hayırlı olsun.

Kaynak: Bianet

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi