Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Game of Thrones ve gerçek tarih birbiriyle ne kadar örtüşüyor dersiniz? Diziyi bir yandan tarihsel bir perspektife oturtmaya çalışıp bir yandan dizide asla olamayacakları sıraladık.

Öncelikle, şu aralar internette viralleşen bir videonun belirttiği, Game of Thrones‘un hikayesinin aslında War of Roses yani Güllerin Savaşı olarak anılan İngiltere’nin önde gelen aileleri arasındaki iktidar mücadelesinden esinleniyor oluşu gerçeğine değinmemiz lazım.

İngiliz tarihini öğrenmemizi kolaylaştıran bir şey varsa, o da İngiliz dizileridir. Tudors vesilesiyle İngiliz tarihinin 1500 civarındaki kısımlarına bir nebze hakimiz. Daha az bilinen bir İngiliz yapımı, The White Queen ise Tudors’ın hemen önceki dönemini, 1400’lerin ortasını ele alan bir dizi. Baş kahramanımız diziye lakabıyla ismini veren Elizabeth Woodville.

Elizabeth Woodville‘in ilk eşi Lancaster ailesinden bir şövalye olan John Grey of Groby, ikinci eşi ise ilk York‘lu kral olan IV. Edward. İsimler tanıdık gelmediyse belirtelim: York‘lar bizim için Stark‘lar ve Lancaster‘ler de Lannister‘lar.

İki diziye de çok bulaşmadan (The White Queen‘de de sık sık fantastik öğeler karşımıza çıkıyor keza) hemen tarihe dönelim. 1377 yılında İngiltere kralı III. Edward ölüyor. Ölümünden bir sene önce ise, III. Edward’ın oğlu Edward ölmüş durumda, böylelikle tahta Edward’ın oğlu ve III. Edward’ın torunu 10 yaşındaki II. Richard geçiyor. II. Richard’ın 10 yaşında olmasının dışında bir problem daha var, III. Edward’ın başka çocukları da var. Edward’ın üçüncü oğlunun soyundan gelen jenerasyonlar Lancaster‘lar, dördüncü oğlunun soyundan gelenler ise York’lar.

Hikayenin bundan sonrası karışıklaşıyor o nedenle Güllerin Savaşı ve Game of Thrones bağlantısını bu denli kuvvetlendiren videoyu hemen alta koyduk.

Yukarıdaki videoda buraya kadar anlattıklarımız dışında Cersei ve Joffrey‘in de esin kaynaklarına dair ipuçları var. Cersei için kullanılan ilham perisi, Fransız Prenses Margaret d’Anjou. Lancester soyundan gelen VI. Henry ile evlenen Margaret d’Anjou‘nun oğlu Edward of Lancaster’ın 13 yaşında iken en büyük hobisi insanların kafasını kesmek. Tıpkı Joffrey gibi gayrimeşru olduğuna dair dedikoduları da var. Edward of Lancaster, zehirlenerek değil, gerçek hayatta Rob Stark‘a denk düştüğünü söyleyebileceğimiz, VI. Edward tarafından bıçaklanarak öldürülüyor. Detaylara bakınca Game of Thrones‘un hikayesinden uzaklaşsak da, kaba hatlarıyla İngiliz tarihinin dizi için büyük bir ilham kaynağı olduğunu görememek imkansız.

Güllerin Savaşı‘nda karşımıza çıkan bir diğer Game of Thrones‘a devşirilmiş kahraman da George Plantagenet. George Plantagenet Theon’un orijinal hali, Theon bildiğiniz gibi Robb Stark‘ın kardeşi olarak büyümüştü, ve Beş Kralın Savaşı sırasında da Robb‘un en güvenilir danışmanıydı. Fakat babasıyla görüşmeye giden Theon, Greyjoy kimliğiyle geri dönüp Robb’u sırtından vurmuş ve Kuzey’i işgal etmişti. George Plantagenet de IV. Edward‘ın kardeşi ve Güllerin Savaşı’nda başta York‘un savunucusu. Daha sonra biraz gönül işleri yüzünden, biraz da egosundan gaza gelip kardeşine sırt çevirip Lancaster‘ların tarafında mücadele veriyor. Edward savaşı kazanınca da, Plantagenet ceza olarak bir şarap fıçısında boğularak öldürülüyor.

Güllerin Savaşı, Game of Thrones‘un esinlendiği düşünülen, en azından feci paralellikler taşıyan tarihsel olaylardan yalnızca bir tanesi. Game of Thrones‘da karşımıza Cersei‘nin kardeşi olarak çıkan Jamie, Alman Tarihi’nden ilham alınarak yazılmış. Tıpkı Jamie gibi Gottfried von Berlichingen de soylu bir aileden geliyor ve İmparatorluk Şövalyesi oluyor. Bir savaş sırasında Gotz topunun isabet etmesi sonucu elini kaybediyor. Yine de sahalardan uzak kalamayan Gotz, kendine çok havalı bir demir el yaptırıyor. Jamie’nin Lannister olmasının en havalı yanlarından biri muhtemelen, elinin altından olması.

Game of Thrones hepimizde düğün fobisi yarattı bildiğiniz gibi, iki düşman ailenin evliliği artık en tırstığımız şeylerden biri. Daha çok tırsmamızı gerektirense, hikayenin gerçek olaylardan ilhamını alıyor olması. Öncelikle ismi Black Dinner (Kara Akşam Yemeği) olan İngiliz tarihinden bir hikayeye uzanıyoruz: 1440 yılında 16 yaşındaki Douglas’lı VI. Earl ve küçük kardeşi David, on yaşındaki İskoçya Kralı II. James tarafından Edinburg Kalesi‘nde bir yemeğe davet ediliyorlar. Aslında bu daveti yapan kralın danışmanı Sir William Crichton. Yemek daveti vesilesiyle iki soylu gencin de kafaları kesiliyor. Kırmızı Düğün’ün bir başka esin kaynağı Japon’ların yarı tarihi yarı mitolojik metni Kojiki‘nin ikinci bölümünde anlatılanlar. Söylenenlere göre İmparator Jimmu, politik tehdit olarak gördüğü insanları büyük ziyafetler esnasında öldürürmüş. Ve yemek eğer bir katliama dönüşecekse, her şeyin başlangıcı Jimmu’nun söylediği bir şarkı olurmuş.

blackwater bay-filmloverss

Bu işin ucu bir şekilde buraların tarihine de değmeli, gönlümüzden kopan o diye düşünüyorsanız, galiba bunu da başarabiliriz. Karasu Savaşı, nam-ı diğer The Battle of Blackwater Bay, ilhamını Constantinopolis’in ikinci kez Arap İşgali altında olduğu 674-678 tarihli olaylardan alıyor. Game of Thrones‘da yer alan o yeşil renkli alev toplarına benzer bir madde olan Rum Ateşi ile bu savaş neredeyse kaybedilmek üzereyken kazanılmıştır. Rum Ateşi’nin stratejik bakımdan en önemli özelliği, su eklendikçe alevin artması.

Yine kültürel olarak çok uzak olmadığımız bir konu, Melisandre‘nin ‘Kırmızı Din’inin ne olduğu. Lise tarih kitaplarını anımsayın, birileri var, tek tanrılı bir din gibi bir şeyi benimsemişler, aynı zamanda ateşe tapıyorlar, bugünkü İran’da Pers İmparatorluğu tarafından benimsenmiş bir din… Bu cümleleri hatırladınız mı? Evet zerdüştlükten bahsediyoruz, kabaca belirtebiliriz ki gerçek hayatta Melisandre bir Zerdüşt. Zerdüşt’ler yaygın kanaatin aksine ateşe tapmıyorlar, nasıl ki Müslüman’lar Kabe’ye tapmıyorsa. Melisandre’nin yarı-sosyopat dininin birebir Zerdüştlük olduğunu da iddia edemeyiz aynı şekilde, ama kesinlikle Işığın Efendisi‘ni merkezine alan dinin en büyük ilhamı Zerdüştlük.

Bunların dışında kısaca değinmemiz gerekirse Duvar Romalıların Hadrian Duvarı‘ndan, Demirdoğan‘lar Viking‘lerden, Eski Tanrılar Kelt tanrıları, Bravos Venedik‘ten, Yedi Krallık Heptarchy olarak da anılan İngiltere’nin 7 Krallığı’ndan, Kralın Eli statüsü Vezir’lerden (ve hatta Sadrazam’lardan), Dorthraki‘ler Moğollar‘dan, Brienne Jean d’Arc’tan, Rhine Nehri Ren Nehri‘nden, Kralın Şehri Bizans‘tan, ve burada kaçınılmaz olarak unuttuğumuz nice detay tarihin başka başka köşelerinden esinlenerek yaratılmış vaziyette.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi