HBO sonunda sesimizi duydu ve bombayı hiç beklemediğimiz bir anda patlattı. Evet, dün dünyanın dört bir yanında yayınlanan Game of Thrones‘un Jon Snow‘lu 6. sezon posteri kafamızdaki soru işaretlerini bir anda ortadan kaldırmış hissi yarattı. Açık konuşmak gerekirse bu posterin sahte olduğunu düşünmüyorum, neticede Game of Thrones’un ve HBO’nun resmi Twitter hesapları üzerinden tüm dünyaya duyurulmasının altında bir anlam yatıyor olmalı. Ancak şunu da unutmamak gerek; yeni sezona ısındırmaya çalışan HBO’nun izlediği bir strateji yüzünden tamamen yanıltıcı bir sonuç eşliğinde hüsrana uğrayabiliriz. Zira Jon Snow’un ölmemesi için her ne kadar geçerli ve önemli sebeplerim olsa da mükemmeliyetçiliği ile ön plana çıkan yaratıcılarımız David Benioff ve D.B. Weiss‘ın bir efsane yaratmak adına her yolu denediğinden de şüphemiz yok.

game-of-thrones-6-sezon-jon-snow-poster-filmloverss

Öncelikle şunu söyleyebiliriz ki HBO’nun yeni dizisi Vinyl‘in ekranlardaki yerini alacak olmasından mütevellit Mayıs ayına sarkma ihtimali olan Game of Thrones’un 6. sezonu ile -posterden de anlaşılacağı üzere- Nisan ayında buluşuyoruz. Bu konuda içimiz hazır rahatlamışken bir diğer ve önemli konuya değinmenin tam sırası. Kana bulanmış yüzü ile Jon Snow’lu poster ne anlama geliyor?

HBO’nun ve Benioff ile Weiss ikilisinin seyirciyi ters köşeye yatırma planları olabileceğinden bahsetmiştik; ancak varsayalım ki durum bundan ibaret değil. O zaman ne olacak? Game of Thrones’un George R.R. Martin imzalı A Song of Ice and Fire adlı seriden bağımsız ilerlemesiyle birlikte son birkaç aydır hem dizinin gidişatı hem de başta Jon Snow olmak üzere önemli karakterler hakkında pek çok teori üretir olduk.  Bu teoriler üzerinden Jon Snow’lu posterin ne anlama gelebileceğini düşünelim.

jon-snow-filmloverss

Game of Thrones’un Jon Snow’lu 6. Sezon Posteri Ne Anlama Geliyor?

Neredeyse 5000 yıl öncesine dayanan bir kehanete göre; Melisandre‘nin tek umudu Azor Ahai, ya da diğer isimleriyle Işığın Savaşçısı, Ateşin Oğlu ve Vadedilen Prens, yeniden doğacak. Kaldı ki Melisandre, ejderhaları yeniden hayata döndürecek olan Azor Ahai’nin hayata dönmesi için Kral soyundan gelen birinin kurban edilmesi gerektiğini düşünüyor, çünkü Azor Ahai’nin yeniden Stannis Baratheon‘un bedeninde can bulacağına inanıyor. Bu şartları sağlamak  için elinden geleni de yapıyor, Shireen‘i diri diri yakmak pahasına bile olsa. Ancak görünen o ki bu iddianın tek sahibi Melisandre, Stannis Baratheon’dan bir Azor Ahai yaratmayı deniyor ve -henüz resmileşmese de -Stannis’in ölümü ile bu girişimi başarısızlıkla sonuçlanıyor.

Buna ek olarak Üstat Aemon‘ın, Targaryen soyundan gelen Azor Ahai’nin Yedi Krallık’ın geleceğini çizeceğine ve bu kişinin Ejderhaların Annesi (Mother of Dragons) yani Daenerys Targaryen olduğuna dair düşüncelerini hatırlatalım. Meereen Kraliçesi, Daenerys’in Azor Ahai için biçilmiş kaftan olduğuna dair her şart sağlanmış gibi görünse de oldukça güçlü bir aday daha var: Jon Snow. Ek olarak, Melissandre’nin kuzeyin ağır kış şartlarında söylediği şu sözleri de unutmamak gerek:

“Azor Ahai’nin bir anlık görüntüsü için dua ediyorum ama Ateşin ve Gölgenin Tanrısı R’hollor bana sadece kar (Snow) gösteriyor.”

Melisandre’nin Azor Ahai çabaları bir sonuç verir mi bilemiyorum ama belki de başından beri olmasını dilediğim, her bir halkanın ölümcül ehemmiyeti olan bir teoriler zinciri var. George R.R. Martin ve Benioff ile Weiss ikilisinin düşüncelerini en azından Nisan ayına kadar öğrenemeyeceğiz; yine de Westeros dünyası için en gerçekçi yaklaşımın bu olduğu kanaatindeyim. Öyleyse bu teoriler zincirine bir göz atalım.

jon-snow-filmloverss

R + L = J

Malumunuz gündemi en çok çalkalayan ve dizinin pek çok hayranı tarafından kabul gören teori R + L = J. Söze en baştan başlamak gerekirse 14 yaşlarındaki Jon Snow ile tanışmamız, Lord Eddard Stark‘ın gayrimeşru çocuğu olduğunu öğrenmemizle başlıyor. Hatta Jon Snow’un evlilik dışı dünyaya gelen birçok çocuğa ve Westeros standartlarına göre gayet iyi bir hayata sahip olduğunu bile söyleyebiliriz. Ancak Jon Snow her ne olursa olsun Cateyln Stark ve Ned Stark arasında her zaman sadakatsizliğin bir simgesi oldu. Bu durumda Jon Snow’un çok sevdiği üvey kardeşlerinden uzak kalma pahasına Gece Nöbetçilerine katılması da kaçınılmaz bir sondu. Aslında Game of Thrones’da her şeyin mümkün olduğuna dair ilk ipuçlarını, Ed Stark’ın bu ulvi görev için Winterfell’i terk etmeye hazırlanan oğlu Jon Snow’a söylediği son sözlerden alıyoruz: “Birbirimizi bir dahaki görüşümüzde annen hakkında konuşacağız, söz veriyorum…”

Bu çıkarım Jon Snow’un, Ed Stark’ın kız kardeşi Lyanna Stark ile Prens Rhaegar Targaryen (Viserys ve Daenerys Targaryen’in erkek kardeşi)’ın oğlu olduğuna işaret ediyor. Lyanna, Rhaegar tarafından kaçırıldı mı yoksa birlikte mi kaçtılar orası muamma. Ancak hikayenin orijinalinde geçtiği üzere, Rhaegar’ın, Robert Baratheon ile nişanlı olan Lyanna’yı kaçırıp tecavüz etmiş olabileceği ve Lyanna’nın ölüm döşeğindeyken kardeşi Eddard’dan Jon’u kendi gayrimeşru çocuğu olarak tanıtması için yalvarmış olabileceği her daim kafamızı kurcalıyor.

Yine de beşinci sezonda Petry “Littlefinger” Bealish‘in Sansa Stark‘a anlattıklarına bakılırsa, Lyanna ve Rhaegar’ın birbirine aşık olması hatta gizli bir evlilik yapmış olması da ihtimaller dahilinde. Daha da önemlisi, Sir Barriston Selmy’nin Daenerys’a, kardeşi Rhaegar’ın savaş yerine müziği tercih ettiğini ve nasıl ince bir ruh taşıdığını anlatması kafaların bir parça daha karışmasına sebep olmuştu. Nitekim Lyanna ve Rhaegar evlenmiş olsaydı, Targaryen ve Stark soyundan gelen Jon Snow elbette ki Demir Taht’ın en büyük varisi olacaktı diye düşünmeden edemiyoruz. Üstelik Üstat Aemon’ın da bahsettiği üzere, Targaryen kanını taşıması için Jon Snow’un mükemmel bir aday olacağına şüphemiz yok.

Zincirin bir diğer halkası Tyrion Lannister’ın daha A Song of Ice and Fire serisinin ilk kitabı A Game of Thrones’da Jon Snow’a baktığında kendini gördüğünü ve aynı şeyleri yaşamasalar da ortak bir kaderi ve hüznü paylaştıklarına inandığını hatırlarsınız. Öyleyse, konuya bir de Tyrion Lannister üzerinden bakalım.

tyrion-lannister-filmloverss

A + J = T

Tartışmalara gebe olabilir; ancak Tyrion Lannister’ın aslında bildiğimiz üzere Tywin Lannister’ın oğlu olmadığına dair bir teori var sürekli aklımızı kurcalayan. A Song of Ice and Fire serisinin ilk kitabı A Game of Thrones’dan itibaren Tyrion Lannister’ın kitap okumaya ne kadar düşkün olduğunu ve özellikle ejderhalara dair duyduklarının ve okuduklarının adeta damarlarında dolaşıp kanına karıştığını görmezden gelemiyoruz. İşte bu noktada -düşük bir ihtimal gibi görünse de- Tyrion’ın gerçek ailesini sorgulama fikri düşüyor aklımıza. A+J=T denkleminden de anlaşılacağı üzere, Tyrion’ın; Rhaegar, Viserys ve Daenerys‘in babası Mad King Aerys II Targaeyen (A) ile Tywin Lannister‘ın eşi Joanna (J)‘nın oğlu olabileceği düşünülüyor.

“Vadedilmiş Prens” kehanetini gerçekleştirebilmek adına kız kardeşi Rhaella ile evlendirilen Aerys’in arasında gerçek bir sevgi olmadığını, düğünde yer alan Sör Barriston Selmy’nin ağzından bile duyuyoruz. Öyle ki kitapta tasvir edildiği üzere Aerys’in Joanna ile bir ilişkisinin yalnızca Westeros’a hükmetmekten ibaret olmadığını da düşünebiliriz. Eğer ki Tywin Lannister bu durumun farkına vardıysa; Kral Aerys Targaryen’a ihanet edip Aerys’in kendi Kral Muhafızlarından olan oğlu Jaime Lannister tarafından öldürülmesine göz yumup, Robert Baratheon’un Demir Taht’a çıkmasına yardım etmesini de yadırgamamak gerek. Dahası bir adım daha ileri gitmekten çekinmeyen Tywin’in, Prens Rhaegar’ın çocuklarını ve eşi -Oberyn Martell’in biricik kız kardeşi- Elia Martell’i gözünü bile kırpmadan öldürdüğünü de unutmamak gerek.

Kaldı ki Tywin ve Tyrion’ın arasında baba-oğul ilişkisinden ziyade iki büyük düşmanın arasındaki nefreti görüyoruz daha çok. Üstelik Tywin Lannister’ın isyanını her fırsatta “Benim bir parçam olmadığını kanıtlayamıyorum.” sözüyle dile getiriyor olması da Tywin’in gerçekten Tyrion’ın babası olmadığını biliyor olabileceği ihtimalini doğuruyor. Beşinci sezonun yine hafızalardan çıkmayan sahnelerinden birinde Tyrion’ın en nihayetinde başından beri düşünüdüğünü hayata geçirerek babasını öldürdüğünü hatırlarsınız. Buna karşılık Tywin’in son sözleri yine “Sen benim oğlum değilsin!” olmuştu. Tywin’in bu cümleyi kurmasının ardındaki sebep Tyrion’ı Joanna’nın ölümden sorumlu tutması olabileceği gibi son nefesini verirken tüm gerçeği ortaya döküp bu ağır yükün altından kurtulmak, hatta Tyrion’ın canını bir kez daha yakmak istemesi de olabilir.

khalessi-filmloverss

Dizi ile kitabın pek çok önemli konuda farklı noktalara işaret ettiğini biliyoruz; özellikle Tyrion Lannister’ın aslında kitapta güneş gibi parlayan sapsarı saçları olduğunu düşününce. Tüm bu yaşananlar doğrultusunda Tyrion’ın Targaryen soyundan gelebileceği fikri iyice aklımıza yatıyor ve sanki yapbozun son parçaları da yerli yerine oturuyor.

Toparlayacak olursak, Jon Snow’un ve Tyrion’ın Targaryen soyundan gelmesi bütün sorunlarımıza da çözüm olacak bir bakıma. Beşinci sezonda Lord Varys’in de yardımlarıyla Kral Toprakları’ndan uzaklaşan ve yolu en nihayetinde Khaalesi ile kesişen Tyrion’ın ve elbette Jon Snow’un Westeros’ta yapacağı daha çok şey var demek istiyorum. Tüm bunlar bir teori olmaktan çıkıp ekranlardaki yerini alacak bir hikayeye bürünürse eğer, geriye söyleyebileceğimiz tek bir şey kalıyor: Westeros’ta Targaryen dönemi başlıyor!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi