Game of Thrones hakkında karakterlerinden olay örgüsüne birçok farklı çıkarım yazıldı ve yazılmaya devam ediyor. Yeni bölümün izleyiciyle buluştuğu gün sosyal medyayı kullanarak spoilerlarla karşılaşmaktan dahi çekinir olduk. Gezi eylemlerinde bile duvar yazılarının en unutulmazları arasında yer alan bir Game of Thrones spoilerıydı. Hal böyle olunca Game of Thrones’un hayatımıza bu denli etki etmesinin tek sebebi her an her şeyin olabilecek olması mı, üzerine biraz düşünmek gerekiyor.

Öncelikle Game of Thrones’un fazlasıyla karmaşık ve tahmin edilemez bir anlatı yapısı olduğunu düşünebiliriz ancak gerçek bunun tam tersi. Game of Thrones’un birbirinden çok farklı lokasyonlar, çok farklı hikayeler ve birçok karakter içermesi sebebiyle anlatı yapısının çok daha basit bir düzlemde kurulması gerekiyor. Senaryonun gereklilikleriyle oluşturulan bu anlatı yapısı ise herhangi iki karakterin karşılıklı konuşması ya da muhteşem bir savaş sahnesinde dahi aynı parametrelerle çalışıyor. Çünkü izleyiciye belirli duyguları veren ve en yüksek reaksiyonu almayı sağlayan hareketler var. Robert McKee’nin Story adlı senaryonun temeli olarak adlandırabileceğimiz kitabında bir sahneden en iyi etkiyi alabilmek için gerekli olan 4 temel nosyondan bahsedilir: İstek, hareket/aksiyon, çatışma ve değişim. İkili bir konuşmada ya da büyük bir savaş sahnesinde izlediğimiz karakterin bir arzusu vardır. Karakter bu arzu için harekete geçer, bir çatışma ve sonucunda da değişim geçirilir. Bu 4 aşamalı ilerlemeyi video üzerinden ayrıntılı bir biçimde inceleyebiliriz.

Game of Thrones İzleyiciyi Neden Bu Denli Etkisi Altına Alıyor?

Rahatlıkla görülebileceği üzere Sansa ve Jon Snow’un konuşmasıyla savaş sahnesinin ilerleyişi arasında çok bir fark görmek mümkün değil. Sansa ile Jon’un ilk kez bir araya gelip konuştuğu sahnede geçmişten bahsetmeleri ve atışmaları ikilinin arasındaki duyguyu yeniden canlandırarak izleyiciye bağlılığın devam ettiği hissiyatını vermek için biçilmiş kaftan. Eğer sahne bu cümlelerle başlamasaydı, şüphesiz ikilinin arasındaki konuşmanın etkisi çok daha zayıf kalacaktı ya da savaş sahnesinde kamera Jon Snow’un içine düştüğü durumları bu denli savrularak oradan oraya sürüklenerek takip etmeseydi Jon’un ruh haline girmekte zorlanabilirdik. Tüm bunlar en nihayetinde birer seçim ve bu seçimler seyir kalitesini artırıp düşürebilir. Sahneyi unutulmaz da kılabilir hatırlaması zor gereksiz bir anlatıya da dönüştürebilir. Game of Thrones’un sık sık uyguladığı taktiklerden bir tanesi de pek yakında başına bir iş gelecek ya da ölecek olan karaktere son bir “iyi” an yaşatarak karakterin izleyiciyle kurduğu bağı artırmak. Bu yolla da izleyici bağ kurduğu karakterin ölmesine elbette çok daha fazla reaksiyon gösterecektir. Videoda da belirtildiği üzere bu durum Game of Thrones’un sık sık başvurduğu yollardan bir diğeri. Negatif ve pozitif duyguları ani geçişlerle bir arada kullanarak katharsisi garantileyen ve hatta artıran Game of Thrones’un duyguları harekete geçirme yöntemlerini çok iyi kullandığı bir gerçek.
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi