Game of Thrones’un 7. Sezonunun sonuna iki bölüm kalmış olduğuna inanmak size de zor gelmiyor mu? Olaylar çözülmeye yaklaşırken, heyecanlanacak yeni yeni sürprizlerle karşı karşıyayız.

***Bu yazı Game of Thrones 7. Sezon 5. Bölüme dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Beklenen bölümün hemen başında oldu, Bronn sudan Jamie’yle beraber çıktı. Şu ana kadar Game of Thrones’un en sürprizsiz hamlesi bu oldu. Açıkçası bölüm böyle başlamasa, biraz kafamızda soru işaretleri oluşsa daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Bunun bir benzeri Sam’in Jorah’yı iyileştirmesi sürecinde de olmuştu hatırlarsanız. Zaman kısıtlı olduğu için, dizi gaza basmaya başladı ve bunun ufak tefek bedellerini ödüyoruz. Yine de Jamie’nin suya batış ve çıkışına çok güzel bir işlevsellik kazanacağını bir anektodla öğreneceğiz. Sam ve akabinde Gilly güzel ipuçlarıyla buluşmamıza aracı oldular. Jamie’nin ejderhalar konusunda ne denli endişeli olduğunu anladıktan hemen sonra, savaşa da bıraktığımız yerden geri dönüyoruz.

Danny, etkileyici konuşmalarından birini bu kez Lannister ve Tarly askerlerine yapıyor. Her ne kadar konuşmanın içeriği zengin ve kıymetli olsa da lafın sonu, fragmanlarda da gördüğümüz noktaya geliyor: Diz çökün veya ölün

Babasıyla beraber, Dickon Tarly  diz çökmeyi reddedince Daenerys sözünü tutuyor. Jamie’nin kurtulmasına sevinemeden, Dickon’ın erken vedasına yanarken bulduk kendimizi ne diyeyim. Başucunda bu hafta kimler ölecek listesi zaten tutar olduk, ama gül gibi karakteri neden bu kadar kısa zamanda harcadınız ey insafsızlar? Tarly’lerin bir süre daha meydanda olmalarını bekliyordum açıkçası, fakat bu sene Sam’in dahil olduğu bütün meseleler dörtnala ilerliyor ve yaşayan en önemli Tarly’nin artık Sam olduğunu fark etmişsinizdir.

Jamie, Cersei’nin huzuruna çıktığında iknaya pek açık değildi, Cersei paralı askerler tutabileceği kanaatindeydi. Ejderhaların ne kadar güçlü olduğunu söylemekle Cersei’nin asabı zaten zorlanmışken, Jamie bir yandan da Olenna’nın Joffrey’yi öldürdüğünü itiraf ettiğini söylüyor. Cersei yasın beş aşamasını (reddediş/sinir/uzlaşma/depresyon/kabullenme) beş dakikada yaşamayı başarırken, Jamie’nin ateşkes için onu sağduyuya daveti cevapsız kalıyor ve dudaklarından şu cümleler dökülüyor: “Savaşıp ölürüz ya da teslim olup ölürüz.”

Cersei’nin arabeskleşmesinin ardından dizi bizi en Küçük Emrah karakterimizin, Jon’un yanına götürdü. Sezon başından beri beklenen ejderha-Jon yakınlaşmasının gerçekleşmesiyle bu bölüm “Jon bir Targaryen” diyen ilk sahne karşımıza çıkmış oldu. İkinci sahne için yine Gilly ve Sam’e bağlanmamız gerekecek. Drogon’un sırtından inen Danny, pullu yavrularını övdükten sonra Jon’a gerçekten kalbine hançer darbesi alıp almadığını sorunca cevabı veremeden Jorah’nın kraliçesinin yanına döndüğünü fark ediyoruz. Madem Jon ölüp de sonradan dirildiğini söyleyemeyecek, neden bu konu açılıp duruyor derseniz, bölüm sonunda dizinin bunu hatırlatması önem kazanacak diyebiliriz.

Bran bir kez daha ölüleri görüyor. Devamında Hisar’da üstatların bir araya gelmiş,  üstat Wolkan’dan gelen bir mesajla dalga geçerlerken buluyoruz. Sam konuşmaları duyuyor ve bahsettikleri sakat çocuğun Brandon Stark olduğunu bildiğini söylüyor. Sam, ak gezenlerin varlığının ve tehlikesinin gerçek olduğunu kanıtlamak için bu defa elindeki tüm kozları üstadların karşısında kullanıyor. Yine de üstadları pek ikna edemiyorlar. Hatta aralarında başka başka efsanelerden de bahsederler. Bunlardan biri de Fatih Aegon’ı yok etmek için yeniden yükseleceğine inanılan Lodos’a dair bir efsane. Fatih Aegon artık ortada olmasa da Mereen’de bıraktığımız bir Aegon Targaryen ve kendisini bir fatih olarak adlandıran bir Targaryen’imiz daha var. Lodos’un hikayesine uygun bir biçimde suya gömülüp de geri dönen de iki karakterimiz var: Jamie ve Theon Greyjoy. Theon’un sudan çıkıp Jon’la konuşurken nasıl da tazelenmiş olduğunu anımsayınca kafam karışmıyor değil. Üstatlardan öğreniyoruz ki, Sam henüz babası ve abisinin öldüğünü bilmiyor.

Bu bilgiye sahip olmaması, sinirlerinin bozulmamasını sağlamamış olsa gerek ki, yanlışlıkla çok önemli bir keşif yapan Gilly’nin ne bulduğunu anlamıyor bile. Eski üstadlardan biri her şeyi kayıt altına almış durumda: buna bir Prens Raggar’ın alelade hanımını boşayıp, üzerine Dorne’da bir düğün yapmış olması da dahil. Gilly için Prens Raggar olan kişi, Daenerys’in kardeşi Rhaegar. Evlendiği kişi ise Jon Snow’un annesi Lyanna Stark. Yani Jon Snow sadece Stark piçi olmaktan, Stark-Targeryan piçi olmaya, oradan da piçlikten komple azade olmaya güncelledi kendini. Artık Azor Ahai çıkmasa da olur, Jon yarışı iyi sırtladı.

Gendry-Game-of-Thrones-filmloverss

Game of Thrones 7. Sezon 5. Bölüm: Beklenen Geri Dönüş

Biz Jon’un statüsünü güncellerken, Ejderhakayası’na da Kuzey’den bir kuzgun geliyor. Arya ve Bran’in haberini alsa da Jon pek sevinmiş gibi durmuyor. Bran’in görüsü kuzgunda yazıyor. Jon kuzeye dönmeye karar veriyor. Danny giderse Cersei’nin Ejderhakayası’nı ele geçirmesinden korkuyor. Tyrion, Varys’le yaptıkları konuşmanın neticesinde Jon’un Danny’den uzaklaşmasının çok da iyi bir fikir olmadığının farkında. Bunun neticesinde Tyrion çılgın bir planla karşımıza çıkıyor: Cersei için akgezenler bir hikaye, ya öyle olmadığını kanıtlarlarsa?.

Bu sıralarda kavuşmaya sevinemeyen kardeşler diyarında Arya ve Sansa arasındaki gerilim tırmanıyor. Arya Sansa’nın yönetme şeklini beğenmezken, Sansa’nın kafasının köşesindeki minik bir düşünceyi de ifşa ediyor: Jon dönmezse yönetim onun olacaktır.

Littlefinger da bu ortamı kendi avantajına çevirmek için kollarını sıyırmış durumda: birine bilgi karşılığı para verirken Arya’ya yakalanıyor, Arya takip etmeyi sürdürüyor aradığı şeyin üstat Luwin’in arşivlerinde olduğu ve tek kopyasının ona teslim edilen kağıt olduğunu öğreniyoruz. Sansa adına teşekkür ediyor. Arya ardından kilitlediği kapıyı açıp içeri giriyor. Arya mektuba bakıp da yerine geri koyuyor. Mektubu görsek de içeriğini öğrenemiyoruz.

Mektup ne hakkında derseniz, birinci sezonda Cersei’nin Sansa’ya yazdırdığı, babalarının ihanetini kabul edip de abisi Robb’dan Joffrey’nin krallığını kabul etmesini dileyen mektup Arya’nın eline geçen. Akabinde zaten Littlefinger’ın Arya’nın onu takip ettiğinin farkında olup da özellikle o mektubu orada bırakmış olduğunu anlıyoruz. Sezonun başından beri ilk kez Balish’in ne numaralar çevirdiğini biraz olsun anlayacağımız bir sahneyle karşılaşıyoruz.

Tyrion’ın planı, Bronn’un yardımıyla hayata geçiyor. Bu esnada Ser Davos geri dönüp bu sezon dönmesi heyecanla beklenen bir karakteri bıraktığı yerden almaya dönüyor: Gendry’ye de kavuştuk çok şükür. Tyrion olanı biteni Cersei’ye anlatıp ateşkes teklifini yeniden gündeme getirirken, Cersei’nin teklifi kabul etmesiyle baya tontiş bir haber daha alıyoruz -ki benim için en büyük sürpriz çok enteresan bir biçimde bu oldu: Cersei hamile ve bebeğin babasının Jamie olduğunu duyurmaktan da çekilmez bir vaziyette.

Targaryen’larla ateşkesi devreye sokacak planı uygulamaya geçirmek için, Jon, Jorah, Davos ve Gendry Duvar’ın ötesine yolculuğa çıkma kararı alıyorlar. Jon, Tormund’un yanına bu yeni kadroyla döndüğünde ise son bir sürpriz daha bizi bekliyor: The Hound, Toros ve Beric de oradalar. Gendry Beric’e, Tormund Jorah’ya atar yaptıktan sonra Jon “Hepimiz aynı taraftayız çünkü hepimiz nefes alıyoruz” ortalığı yatıştırıyor. Gelecek bölümün fragmanında ise elinde Işıkgetiren’i getiren bir Beric var o yüzden şu soru hepten gündemde: Azor Ahai Beric mi?

Azor Ahai’nin bu ekipten çıkacağı neredeyse kesinleşmişken, üzerinde durulması gereken son bir detay var, Gendry’nin tıpkı ilk Azor Ahai gibi kılıç ustası olması ve çekicini de kendisiyle beraber götürmesi. Yani kılıcı Beric tutsa da Azor Ahai Gendry olabilir. Esas hikaye her neyse, sadece bir hafta sonra çok daha önemli bir ipucuna sahip olacağız gibi duruyor. Yalnızca cevaplar için değil, Ak gezenlerle yüzleşmeye hazırlanan bu grubu dövüşürken izlemek ihtiyacı yüzünden de sabretmek bu defa çok zor olacak.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi