Game of Thrones, son sezona doğru hepimizi kısık ateşte pişiriyor, 7. Sezonun 2. Bölümü de bunun kanıtı. Alev alev tutuşulan bir bölümün daha incelemesiyle karşınızdayız.

Yavaş yavaş bildiğiniz her şeyi unutmaya hazır olun: Game of Thrones karakterleri muazzam dönüşümler geçiriyorlar. Daenerys babasının kızı olma yolunda ilerlerken, Tyrion bir kez daha tımarhanenin ortasında. Güçlü kadın karakterlerimizin hepsi, intikamla yanıp tutuştukları için yanlış kararlar verir hale gelmiş durumdalar: istisnamız şaşırtıcı biçimde Arya. En kinci karakterlerimizin bir kısmı henüz ikinci bölümde telef olacaklar, en aklı başında karakterlerimiz de zaaflarını hepten açığa vurmaya başladı. Uzun zaman sonra, tahta kimin konacağı hususunda varsayımlarımızı bu denli karmaşıklaştıran bir bölümle karşı karşıyayız o yüzden sıkı durun.

***Bu yazı Game of Thrones 7. Sezon 2. Bölüme dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

game-of-thrones-sansa-filmloverss

Game of Thrones 7. Sezon 2. Bölüm: Prens ya da Prenses

Bölümü Ejderha Kayası’nda açıyoruz. Tyrion’un müttefikler geliştirme hususundaki  vurgularını, Daenerys’in Varys’le çok ilginç bir konuşması takip ediyor. Daenerys, Varys’e geçmişteki ihanetlerini anımsatıp, yakın bir gelecekte hatalı olduğunu düşünürse arkasından iş çevirmek yerine yüzüne bunu söylemesi hususunda söz verdiriyor. Bu sözün karşılığında Kraliçemizin de Lord Varys’e bir sözü var “Eğer bana ihanet edersen seni canlı canlı yakacağıma da ben söz veriyorum.” Tehdit sıcak olsa da bu soğuk rüzgarlar estiren uyarı, kuvvetle muhtemel gelecekte olacakların bir işaretçisi.

Bu sezon Danny’nin sahneleri uzun, ağır ve aksiyonsuz. Fetihsever kraliçemizin bu yeni gidişata ayak uydurma girişimi, halkları özgürleştirme sevdasının yerini bir takım hanelerle ve soylularla stratejik planlamalar yapmış olması, Ejderhaların Annesi’ni değiştiriyor ve dizinin arka planında bile bu çok net hissedilir olmuş durumda. Daenerys’in ruh halini, genel atmosferden dahi sezebiliyoruz. Adeta dizi bize Dany’nin sayfalarca süren sıfatlarının arasında “Deli Kral’ın kızı”nın da olduğunu bu denli hatırlatıyor. Tüm bunların gidişatta önemli bir rolü olacaktır.

Daenerys’in Varys’i yakma tehditinin hemen ardından, birilerini tanrıya adak olsun diye yakmayı gerçekten seven Melisandre ile Ejderha’ların Annesinin tanışmasına şahit oluyoruz. (Kafamda o an istemsizce Alicia Keys’den “Girl On Fire” çalmaya başladı). Ateşle pek haşır neşir iki kadın karakterimizin karşılaşması sayesinde çok önemli bir detay öğreniyoruz: “Uzun gece yaklaşıyor, ancak vadedilmiş prens şafağı getirebilir” kehanetindeki “prens” ibaresi Missandei’nin düzeltmesine tabii oluyor: Valyria dilinde “prens” kelimesine cinsiyet atfedilemediği için doğru çeviri “prens veya prenses” şeklinde olmalı. Yani kehanet eğer ki doğruysa, tahtta illa Jon Snow’u veya başka bir hemcinsini görmemiz kehanete göre bile şart değil.

Elbette Mellisandre’nin misyonu yalnızca kehanetin güncellenmesiyle sınırlı kalmıyor, Jon Snow’un namını kraliçemizin huzuruna taşıyıp, onun da kendisine benzerliklerini yabanılları korumak için yaptıkları üzerinden aktarıyor. Melisandre’nin üzerine Tyrion’ın da Jon’un karakterine kefil olmasıyla Kuzey ve Ejderha Kayası ittifakının ilk tohumları resmen atılıyor, tabii Danny’nin Jon Snow’a Kraliçesinin onu çağırdığını ve diz çökmesini iletmeleri gerektiğini söylediğinde bir kez daha soğuk rüzgarlar esmesini es geçersek.

Sadece rüzgarların değil, tüm iklimin soğuk olduğu Kuzey’e vardığımızdaysa Danny’nin kuzgununun Kuzey’e Tyrion’ın ifadeleri ve gerçekten kendisi olduğunu kanıtlamak için eklediği küçük bir notla eriştiğini anlıyoruz. Bölümün ilerleyen bir kısmında Sam’in ejderhakuzgununun da Jon’a ulaşmasıyla beklenen olaylardan biri yavaş yavaş düğüm bölümünden serim bölümüne doğru ilerliyor.

Game of Thrones 7. Sezon 2. Bölüm: Cersei ve Daenerys Savaşı Kızışıyor

Gelelim Cersei’ye: Cersei soyluları Daenerys’in Köle Körfezi’nde yaptığı soylu katliamı ve Dorthaki’leri Westeros’un kapısına dayamış olması üzerinden ikna etme çabasına giriyor. Jamie’nin çabaları ancak efektif olsa da, Cersei’nin stratejileri pek uzun ömürlü durmuyor çünkü Ejderha Kayası’nda kurulmuş olan bir ittifak, Cersei’nin nasıl davranacağını öngörmüş vaziyette. Yine de Cersei’nin kendi Greyjoy ittifakı da maharetlerini konuşturuyor.

Bölümün akışında önce Cersei, sonra Daenerys savaşta öngörüsüz gibi dursa da, bölümün sonunda Greyjoy’u Greyjoy’a kırdırmalarıyla gidişat bir yandan bir hayli muğlaklaşmış vaziyette.

Jorah ve Sam karşılaşması hızlıca işlenen meselelerden biri olmuş durumda. Sam, Başüstat’ın tüm çıkışlarına rağmen Jear Mormont’un tek oğlu olduğunu anladığı John Mormont’u kurtarmaya girişiyor. Seyircilerin gözbebeği olsa da, pamuk ipliğine bağlı Targaryen-Stark ittifakında bu ilişkilenme kilit rol oynayacağından hikayenin bu kısmı hızlı akmış olsa gerek. Keza Jon Snow, tüm itirazlara rağmen tahtını Sansa’ya devredip, Sir Davos’la birlikte yola çıkıp Daenerys’le tanışmaya ve ondan akgezenlerle savaşmak için yardım istemeye karar verdi.

Bölümün hikaye bakımından en heyecanlı kısımlarından biri, yıllar sonra Hotpie ile karşılaşıp ondan Bolton’ların öldüğünü, kuzeyin kralının Jon Snow olduğunu öğrenmesiyle, Cersei’yi öldürmekten vazgeçip yuvaya dönmeye karar verdiği sahne olsa gerek. Sonunda Arya yuvaya dönüyor, hatta yolda Nymeria ile karşılaşıyor, her ne kadar Nymeria onu tanımazdan gelse de.

Bölümün aksiyon bakımından en heyecanlı kısmı ise, tam Ellaria Sand Yara’ya yürürken, Euron Greyjoy’un yeğenlerinin gemilerine saldırmasıyla gerçekleşiyor. Akabinde Theon kendisinden bir kez daha nefret etmemizi sağlayacak hareketi yapıp, fırsatı varken Yara’yı kurtarmayarak bir kez daha ona laflar biriktirmemize neden oluyor.

Euron’un amacına erişmiş olmasıyla beraber, ejderhalarla savaşma stratejisi de geliştirmiş bir Cersei dört ayak üstüne düşmeyi henüz sürdürüyor gibi durmakta. Game of Thrones bizi yeterince üzemediğini düşünüyorsa eğer, savaşı hala Cersei bile kazanabilir. İşlerin biraz daha karıştığı bu bölümün ardından, kafalarımızın netleşmesi için gelecek pazara şimdiden hasret düştük.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi