HBO, Game of Thrones 6. sezon hazırlıklarını yavaş ve derinden ilerletmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Jon Snow’lu 6. sezon posterinin ardından gözler –her zaman olduğu gibi- dizinin yaratıcıları David Benioff ve D.B. Weiss’a çevrilmiş, olası tüm teoriler ışığında Westeros’un kördüğümünü çözmeye çalışmıştık. Daha posteri sindiremeden gelen 6. sezon tanıtım fragmanı ile heyecanımız doruklara ulaşırken, beş sezonun bir özeti ile karşılaşmak şaşırtıcı bir durum olmamasına rağmen pek çokları için büyük bir hayal kırıklığı oldu diyebiliriz. Ancak bunun yalnızca bir stratejiden ibaret olmadığı kanısındayım. Gerekçelerimi en ince ayrıntısına kadar sunmadan önce gelin hep birlikte dört gözle beklediğimiz, yüreğimizi ağzımıza getiren tanıtım fragmanını hatırlayalım.

*** Bu yazı Game of Thrones ve A Song of Ice and Fire serisine dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Game of Thrones 6. Sezon Tanıtım Fragmanı Ne Anlama Geliyor?

Bran Stark ve Üç Gözlü Karga

bran-stark-three-eyed-raven-filmloverss

Fragmandan görüldüğü üzere yeni sezona dair yeni bir görüntü ile karşılaşmadık. Ancak birinci sezondan itibaren Bran Stark’ın zihninin bir parçası haline gelen ve dördüncü sezonda nihayet Bran ile büyük buluşmasını gerçekleştiren Üç Gözlü Karga (Max von Sydow)’un üzerinde durup tekrar tekrar düşünülmesi gereken cümlelerine tanıklık ettik.

“Biz izler, dinler ve hatırlarız. Geçmiş çoktan yazıldı. Mürekkep ise kurudu.”

Üç Gözlü Karga bu cümleler aracılığıyla Bran’ın ulu kurdu Summer üzerinden dünü, bugünü ve yarını görmesine vesile olan varg yeteneğini geliştirmesine ve gördüğü yeşil rüyalar ile kehanetleri anlamlandırmasına yardımcı olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada A Song of Ice and Fire serisinin beşinci kitabı A Dance with Dragons’da Üç Gözlü Karga’nın Bran’ı, belki de Westeros dünyasının kaderini değiştirebilecek bu yeteneği geliştirmek için eğitmeye başladığını hatırlatalım. Nitekim Bran’ın verdiği cevap da bunu fazlasıyla destekliyor:

“Neler olacağına dair hiçbir şey bilmiyorlar.”

Hatırlarsanız, Jojen Reed dördüncü sezonda öldü ve hem Jojen’in hem de Bran’ın geleceğine dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. Serinin beşinci kitabı A Dance with Dragons’da Jojen’in  hem kendini hem de Bran’ı yakından ilgilendiren bazı çıkarımları vardı:

Jojen: Bran’ın gözleri büyüdü. Beni öldürecekler mi?

Meera: Jojen, onu korkutuyorsun.

Jojen: Korkması gereken kişi o değil.

Anlaşılan o ki Jojen kendi korkularını gün yüzüne çıkarıyor, belki de Bran’ın gücüne kavuşabilmesi için Jojen’in kendini feda etmesi gerekiyordu diye düşünüyorum. Ya da Meera ile birlikte evlerine gitmek isteyen Jojen bir gün bu sonla karşılaşacağını önceden görmüş müydü? Daha da önemlisi 40 saniyelik bu fragmanda gördüklerimizi Bran’da zihninde mi görüyor? Varg yeteneğini ne kadar geliştirebildi? Kitaplar doğrultusunda bu yeteneğe sahip olanların dünü-bugünü-yarını, yani her şeyi göremeyeceğini biliyoruz. Ancak Jojen’in ölümünün bu durumla bir bağlantısı olabilir mi, bunu düşünmek gerek. Yolun sonu yine birinin gücüne güç katmak için bir başkasını kurban etmek gerektiğini düşünen Melisandre’ye çıkıyor.

Anlaşılan o ki, beşinci sezonda göremediğimiz Bran ile büyük buluşmayı nihayet altıncı sezonda gerçekleştireceğiz. Peki ama diğerleri?

Jon Snow

jon-snow-filmloverss

Jon Snow öldü mü, öldüyse bile geri dönecek mi sorularına hala bir cevap bulabilmiş değiliz. Ancak en başından beri paylaştığımız teoriler doğrultusunda Jon Snow’un Westeros’un geleceği olduğuna inananlardanım. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Jon Snow’lu 6. Sezon posterinden sonra Jon Snow – Tyrion Lannister – Daenerys Targaryen’in oluşturacağı bir Targaryen üçgeni ile Westeros’ta yeni bir dönemin başlayabileceğini sizlerle paylaşmıştım. Görünen o ki bu teoriyi destekleyenlerin en başında dört başı mamur yaratıcılarımız Benioff ve Weiss geliyor. Zira pek çokları şu ana kadar yayınlanan beş sezonu izlerken çok ufak ama bir o kadar da önemli kilit noktaları gözden kaçırmış olabilirken, George R.R. Martin’in büyük bir ustalıkla kaleme aldığı bu efsaneyi aynı ustalıkla ekranlara getiren Benioff ve Weiss gözden kaçırmamış aslına bakılırsa. Jon Snow’un babasının Ned Stark olmadığını gösteren ve gerçek ailesinin akıbetini çözebilecek kudrete sahip R+L=J denkleminin beş sezon boyunca gözümüzün önünde olduğuna dair en büyük ipucu olan supercut video ile baş başa bırakıyorum sizleri.

Catelyn Stark

catelyn-stark-red-wedding-filmloverss

Catelyn Stark’ı mercek altına alacak olursak, Westeros’u kasıp kavuran kara olayların başlangıcına kadar uzanmamız gerekiyor. Hatırlarsanız, Ned Stark’ın kardeş gibi gördüğü Robert Baratheon’un sağ kolu aynı zamanda Catelyn Stark’ın kız kardeşi Lysa ile evli olan Lord Jon Arryn’in ölümünden Lannisterların sorumlu olduğuna dair Cateyln’e ulaşan mektup, uzun bir süre sönmeyecek ateşi fitillemişti. Catelyn’in Kral Robert’ın ölümünden sorumlu tutulan Ned Stark’ın hayatını kurtarmak pahasına Lord Walder Frey’e verdiği sözün bir sonraki adımda nelere mal olacağını acı bir şekilde öğrenmiştik. Zira Walder Frey’in kızlarından biriyle nişanlı olmasına rağmen sevdiği kadınla evlenmeyi göze alan Kuzey Kralı Robb Stark ile Catelyn Stark’ın hunharca öldürüldüğü Kızıl Düğün (Red Wedding)’ü hiçbirimiz unutmuş değiliz.

Bu noktada serinin üçüncü kitabı A Storm of Swords’a da bir göz atalım. Tully Hanesini aşağılamak için çırılçıplak nehre atılan Catelyn Stark’ın cesedi, nehirden bir direwolf –büyük olasılıkla Arya’nın ulu kurdu Nymeria- tarafından çıkartılır. Melisandre’nin, Stannis’in tüm ısrarlarına rağmen Ejderha Kayası’nda ayrılıp yolu Sancaksız Kardeşlik’e katılan Myr’li Thoros ile kesiştiğini, R’hllor’un kırmızı rahibi Thoros’un Şarlatan Geçiti’nde Sör Gregor tarafından öldürülen Beric Dondarrion’u yeniden hayata döndürdüğünü hatırlarsınız. İşte Catelyn’in de yolu Beric Dondarrion ile ‘ölüm’ üzerinden kesişir ve Thoros tarafından yedi kez hayata döndürülen Dondarrion nefesini son kez Catelyn Stark’ı hayata döndürmek üzere verir. Ancak Catelyn tam olarak iyileşemediği gibi konuşma yeteneğini de kaybeder; Lady Stoneheart olarak Sancaksız Kardeşlik’in başına geçerek ailesini katleden herkesten intikam almak için yollara düşer.

Dizinin kitaplardan bağımsız olarak ilerlediğinin en önemli göstergelerinden biri olarak Catelyn Stark’ın Lady Stoneheart’a dönüşmemesini gösterebilirdik; ta ki altıncı sezon fragmanını görene dek. Michelle Fairley’nin dizide canlandırdığı Catelyn Stark’ın ölümünden sonra Game of Thrones için herhangi bir anlaşma yapmadığını açıklamasının ardından, tüm bunların bir şaşırtmacadan ibaret olabileceğini düşünebiliriz elbette ki. Yine de kaybettikleri ve hala hayatta olan çocukları adına Catelyn Stark’ın Lady Stoneheart olarak altıncı sezondaki yerini alabileceği ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerek.

Ned Stark

ned-stark-filmloverss

Ned Stark’ın Arya’nın gözleri önünde infaz edilmesini de unutmadık, asla da unutmayacağız. Jon Snow’un veya Catelyn Stark’ın -ölmüş olsalar bile- diziye tekrar dönebileceği ihtimali aklımızın bir köşesinde duruyor hep. Ancak aynı şeyi ne yazık ki Ned Stark için söyleyemiyorum. Ancak altıncı sezonda flashbackler aracılığıyla Ned Stark’ın gençliğine doğru bir yolculuğa çıkacağımızı unutmamak gerek. Bu da Ned Stark’ın diziden apansız ayrılışını tanıtım fragmanında görmemizin sebebi kuvvetle muhtemel.

Arya Stark

arya-stark-game-of-thrones-filmloverss

Hatırlarsanız, kişisel çıkarları adına kurallara karşı gelerek Meryn Trant‘ı öldürdüğü için The House of Black and White, dolayısıyla Jaqen H’ghar tarafından cezalandırılan Arya görme yetisini kaybetmişti. Fakat Arya’nın gidecek başka bir yeri olmadığına göre muhtemelen Çok Yüzlü Tanrı (Many Faced God) nazarında eğitimini tamamlayacaktır. Eğer bu gerçekleşirse bundan sonra Arya kimliğini tamamen geride bırakarak ‘hiç kimse’ olmayı göze alacaktır; elbette ki intikam listesinde yer alan Cersei ve diğerlerini öldürmekten vazgeçmek koşuluyla. Peki, Arya ‘hiç kimse’ olmaktan vazgeçip, dilinden düşürmediği ölüm listesindekilerin peşinden gitmeye karar verirse? Aslına bakılırsa bu, pek çoklarının beklediği bir son diyebiliriz. İntikam duygusuyla yanıp tutuşurken Arya’nın eli kolu bağlı oturacağına inanmak güç; ancak Arya’nın bunu yapması demek Many Faced God’ın emirlerine karşı gelmek demek. Arya eğer ki ‘ölümün’ gerçekleşmesini isteyebilecek tek güç olan Many Faced God’a karşı gelirse, Braavos’un Faceless Men öncülerinden biri olan Jaqen H’ghar yapması gerekeni yapıp Arya’yı öldürebilir mi?

arya-jaqen-hghar-filmloverss

Hatırlarsanız, Jaqen H’ghar Lord Eddard Stark’ın infazından sonra Kara Hücrelerde yer almayı tercih etmiş, Gece Nöbetçilerine katılarak yolunun Arya ile kesişmesini sağlamış ve Kırmızı Tanrı’dan çaldığı ölümler için -bir başka deyişle o ölümlerin ödenmesi için- Arya’nın seçtiği üç kişiyi öldüreceğini söylemişti. Arya’nın ilk iki seçimini reddeden Jaqen üçüncü seçim olarak kendini ortaya koymuş, kendi yüzünü değiştirmeden önce de Braavos’ta kullanmak üzere Arya’ya demir bir para vermişti. Bu demir paranın yanında Arya’ya kalan yegane şey ise Jaqen H’ghar’ın o malum sözüydü: “Valar Morghulis”.

Şu bir gerçek ki George R.R. Martin’in The House of Black and White himayesindeki Arya’nın yolunu nasıl çizdiğini henüz bilmiyoruz. Tüm bunlar eğitiminin başında olan Arya’nın yaptığı bir hata olarak görülebilecek iken, büyük resmin bundan daha fazlasına işaret edebileceğini de unutmamak gerek.

İki Kılıç (Two Swords)

two-swords-jaime-tywin-lannister-filmloverss

Dördüncü sezonun ilk bölümü Two Swords, Tywin Lannister’ın bizzat emir verdiği Walder Frey’in Roose Bolton’u da yanına alarak büyük bir katliamla sonuçlandırdığı Red Wedding’den sonra diziye tekrar güvenmemize vesile oldu diyebiliriz. Bunun üzerine Stark Hanesinden kalan Valyria çeliği kılıcın eritilerek iki ayrı kılıçla Lannister Hanesine geçmesini istemiş, bir tanesini de Jaime Lannister’ın alması için ısrar etmişti. Daha da önemlisi bu olay bir nevi Stark Hanesinin düşüşünü, Lannister Hanesinin de yükselişini simgeliyordu; elbette ki sözde bir zaferle. Aynı zamanda Jaime Lannister’ın babası Tywin’e ‘hayır’ dediği bir andan bahsediyoruz. Böylelikle kazanmak ya da kaybetmekten ziyade hayatta kalanın hala kazandığı bir dönemin kapıları aralanmış, Jaime de babasının direktifleri doğrultusunda bir eli ve ailesi olmadan yaşamaya zorlanmıştı. Nitekim beşinci sezonda ölümle yüzleşen Tywin, Jaime’nin de işaret ettiği gibi her zaferi kendine mal edemeyecekti; çünkü düşündüğü üzere Stark Hanesi ebedi yolculuğunun daha başında bile değildi. Kısacası su akar yolunu bulur; altıncı sezonda Valyria çeliği de ait olduğu ellerle buluşur.

Joffrey Baratheon

joffrey-baratheon-purple-wedding-filmloverss

Red Wedding ile nasıl boğazımız düğümlendiyse, Purple Wedding ile de bir o kadar hafiflediğimizi hissettik. Bu sonun bir anlık kararla hayata geçirilmediğini ikinci sezona dönerek anlayabiliriz. Renly Baratheon’la evlenerek kraliçe tacını takmaya hazırlanan Margery Tyrell’in hayalleri Renly’nin gizemli ölümünün ardından suya düşmüştü hatırlarsınız. Akabinde Petyr Baelish’in Margery’ye “Kraliçe olmak istiyor musun?” diye sorduğun aldığı cevap ise manidardı: “Hayır. Herhangi bir kraliçe olmak istemiyorum, the Queen olmak istiyorum.” Böylece Littlefinger Margery Tyrell ile Joffrey Baratheon‘un evliliği için ilk tohumları atmış ve Sansa Stark’ın Joffrey’nin radarından çıkmasına sebep olmuştu. Üçüncü sezona geldiğimizde ise Thorn Kraliçesi Lady Oleanna’nın Sansa ile yaptığı konuşmanın ardından Joffrey’e dair çekinceleri olduğunu görmüştük. İşte Joffrey’nin kaderinin temelleri de burada atıldı diyebiliriz; zira artık kazanmak için yalnızca hayatta kalmanın zorunlu olduğu karanlık bir dünyaya tanıklık ediyoruz. Lady Oleanna’nın o meşhur Purple Wedding’de Sansa’nın yanına gidip Robb için taziyelerini iletirken, kolyesinin taşlarından birini kopararak Joffrey’e sonsuza dek veda etmemize vesile olan zehirle buluşmuştuk.

Peki tüm bu yaşananları düşününce, Petyr “Littlefinger” Baelish’in Joffrey’nin ölümünde parmağı olabilir mi? Bana kalırsa Lady Oleanna’nın en büyük ve görünmez destekçisiydi Littlefinger. Nitekim Lord Baelish’in Cateyln Stark ve ailesi için yapamayacağı şey yok, hepimiz biliyoruz. Flashbackler aracılığıyla taşların yerli yerine oturacağını, Littlefinger’ın Vale ordusunu arkasına alarak Lannisterlara destek olacağını dile getirmesine rağmen Cersei Lannister ile karşı karşıya geleceğini nihayet altıncı sezonda görebiliriz diye umuyorum.

Jaime Lannister

jaime-lannister-filmloverss

Jaime Lannister’ın elini kaybettiği o anı görmemiz de yapbozun eksik parçalarından biri bana kalırsa. Catelyn Stark’ın Lady Stoneheart olarak diziye tekrar dönerse, ailesini yerle yeksan eden herkesten intikamını alırken işe hiç kuşkusuz Bran’ın hayatını da sonsuza dek değiştiren Jaime’den başlayacağını tahmin etmek zor değil. Nitekim Jaime’den Arya ve Sansa’yı kendisine getireceği sözünü alıp Brienne Tarth’ı da ikna ederek Jaime’yi serbest bıraktığını hatırlarsınız. Ancak Catelyn, Ned Stark’ı kurtaramadığı gibi kızlarına da kavuşamadan hayata gözlerini yummasının bir bedeli olmalı. Nitekim gözünü bile kırpmadan başkalarının hayatını hiçe sayan Jaime bu bedeli kollarında can veren kızı Myrcella ile en ağır şekilde ödüyor; bunun bir son olmadığını, her şeyin daha yeni başladığını unutmamak gerek.

Daenerys Targaryen ve Tyrion Lannister

daenerys-targaryen-tyrion-lannister-filmloverss

Beşinci sezonun sekizinci bölümü Hardhome’un unutulmaz sahnelerinden biri de Tyrion Lannister ile Khaleesi’nin buluşmasıydı. Tyrion Lannister’ın da bir Targaryen olabileceği kanaatindeyim ve açıkçası Jon Snow’un da dahil olduğu bir Targaryen üçgeni ile karşılaşmak en çok istediğim şey. Nitekim Tyrion’ın hikayenin başından beri ejderhalara olan düşkünlüğünü biliyoruz. Bütün parçalar zihnimizde birleşince Khaleesi’nin Tyrion ile işbirliği yapmasından daha doğal bir şey olmasa gerek. Öyle ki, Jorah Mormont gitti, Sör Barristan Selmy öldü ve Khaleesi’nin akıl danışabileceği tek kişi Tyrion Lannister. Demir Taht’ın asıl sahiplerini bulacağını umduğumuz günün tohumları işte bu anlaşma ile atılıyor hiç kuşkusuz.

Ve gelelim en önemli meseleye; bildiğiniz üzere Tyrion’ın Westeros dünyasında belki de en sevdiği, en çok değer verdiği şeyler ejderhalar. Khaleesi’nin de her ne kadar kontrol etmekte zorlansa da çocukları gibi gördüğü üç adet ejderha var. Peki bu ejderhalarla gökyüzüne kimler süzülecek? Herhalde istediğimiz ve beklediğimiz cevap belli: Tyrion Lannister – Khaleesi – Jon Snow. Bir başka deyişle Targaryen dönemi fırtına öncesi sessizliğini yaşıyor.

Sansa Stark ve Petyr “Littlefinger” Baelish

Game-of-thrones2-filmloverss

Üzerinde düşünülmesi gereken bir başka konu da Littlefinger’ın bu üçlünün yanında ne sebeple bulunduğu. Her ne kadar Petyr Baelish’e karşı sempatik tavırlar sergilesem de; beklenmedik anlarda önüne gelen herkesi sırtından bıçaklayabildiği, hatta Catelyn Stark’tan izler taşıdığı için ayrıca önem verdiği Sansa’yı Ramsay Bolton gibi bir zorbanın eline teslim ettiği düşünülürse Littlefinger’ın ortalığı karıştırabileceği fikrinden de uzaklaşamıyorum. Eğer beklendiği gibi Jon Snow ve Ramsay Bolton büyük bir savaşın içine girerse, Littlefinger’ın 5. sezonda Cersei Lannister’a arkasına alacağı Vale ordusuyla kuzeye saldırabileceğine dair verdiği sözü yerine getirebileceği düşüncesi kafamı karıştırıyor açıkçası. Dahası eğer Littlefinger Kuzey’in Koruyucusu olmayı kafaya koymuşsa ve Vale ordusunu gerçekten arkasına alırsa Jon Snow-Ramsay Bolton savaşında taşları yerinden oynatabilecek konuma da gelecektir. Bu noktada durup düşünülmesi gereken tek nokta şu: Petyr ‘Littlefinger’ Baelish Boltonlar’ın yanında mı yer alacak, yoksa hayatını zindana çevirdiği Sansa Stark’a olan kefaretini Jon Snow’un yanında yer alarak mı ödeyecek? Söz konusu Littlefinger olunca üçüncü bir seçeneği daha düşünmek durumunda kalıyoruz; herkesi karşısına almak pahasına Littlefinger’ın Kuzey’de egemenliğini ilan etmesi. Yine de Joffrey’nin ölümünde parmağı olabileceğini düşündüğüm Littlefinger’ın ileriye dönük planlar yaptığı ve Cersei Lannister ile karşı karşıya geleceği kanısındayım.

Beş sezonun özetini 40 saniyede veren bu fragmanın her karesinde bir anlam yatıyor, Westeros dünyasının dününü, bugününü ve geleceğini görüyoruz bir bakıma. Pek çok konuda ters köşeye yatırılabileceğimizin farkındayım. Yine de yapbozu tamamlamak için gereken eksik parçaların gözümüzün önünde olduğunu ve David Benioff ile D.B. Weiss ikilisinin daha en başından beri ileriye dönük hareket ettiğini düşünmeden duramıyorum. Bu kördüğümün altıncı sezonda çözülemeyeceği aşikar. Ancak bildiğimiz bir şey var; en az sekiz sezon sürmesi beklenen Game of Thrones’da kazanlar kaynamaya başladı. Merakla ve heyecanla Nisan ayını bekliyoruz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi