Son yılların en çok konuşulan dizisi Game of Thrones, yine kendinden beklenecek ve en çok konuşulan dizi olmaya devam edecek  şekilde büyük bir sezon finali yaptı. Teoriler, temenniler, memnuniyetsizlikler ve beğeniler havada uçuştu ve sonunda favori dizimizle yaklaşık on ay sürecek bir ara için vedalaştık.

game-of-thrones-filmloverss

***Yazının bundan sonrası Game of Thrones 6. Sezona dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Sezon boyunca karakterlerle beraber öldük öldük dirildik. Game of Thrones 6. sezon bizleri ağlattı, güldürdü, hop oturup hop kalkmamıza, gerim gerim gerilmemize neden oldu. Filler (doldurma) bölümlerle zaman zaman gereksiz fren yapmamıza neden olsa da son iki bölümüyle tüm kalpleri fethedip, en iyi sezonlardan biri -hatta benim için en iyisi- olmayı başardı.

Game of Thrones 6. Sezon Değerlendirmesi: Sonunda Kış Kuzeye Geldi!

Bu sezonun tartışmasız kahramanı benim Azor Ahai adayım Jon Snow’du. 5. sezon finalinde bıçaklanmasından sonra aylarca ölüp ölmeyeceği konuşuldu. 6. Sezon başladığında en çok merak edilen sorulardan biri ölen Jon’un geri dönüp dönmeyeceğiydi. Işık Tanrısı sağolsun, Melisandre’nin yardımıyla geri döndüğünde önce Kargalar’ın arasındaki hainleri temizledi ve Lord Kumandanlık görevini Edd’e bırakarak yapması gerektiği gibi Duvar’ı terketti. Herkes kendi küçük savaşında zafer kazanma peşindeyken, Jon çok daha büyük bir savaşın geldiğini biliyordu ama öncesinde, Winterfell’i, ailesinin kalanını öldüren ve evlerine el koyan başka bir piçten, Ramsay Snow’dan, kurtarması gerekiyordu. Sansa’nın ve Baelish’in -bu kez için- faydalı olan sinsilikleri sayesinde bunu da başaran Jon, dizinin bu sezonki şahane sürprizi Lyanna Mormont karakterinin muhteşem desteği ile daha önce abisi Robb’a verilen “The King in The North” ismine sahip oldu. Savaş güneyde duyulduğunda ilk önce Cersei’yi rahatsız edeceğini düşünüyorum.

Game of Thrones 6. Sezon Değerlendirmesi: Adı Targaryen Olan Kuzey Kralı!

Jon’un bu sezonun kahramanı olmasının bir başka büyük nedeniyse annesine ve babasına bol bol atıfta bulunulmasıydı. Hala resmi olarak doğrulanmamış olsa da, Jon Snow, R+L=J teorisini doğrulayacak şekilde Ned’in kızkardeşi Lyanna Stark ile Mad King Aerys Targaryen’in oğlu Rhaegar Targaryen‘in çocuğu. Yani yarı Stark, yarı Targaryen. Yani Daenerys Targaryen’in yeğeni. Aile içi evlilikler Targaryenler’e çok uzak değil biliyorsunuz. Daenerys’i de Daario Naharis’ten uzaklaştırdıklarına göre, dizinin sonuna doğru bir Daenerys – Jon birlikteliği göreceğimizi düşünüyorum. Daenerys’in de bahsettiği gibi güçleri birleştirmek için evlilik yapması gerekebilir. Bunun için “The King in The North”dan daha uygun kim olabilir? Zaten dikkatli takip edersek, büyük hanelerde güç ve söz sahipliğinin kadın karakterlere ve kadın karakterlerin de yükselişe geçtiğini görebiliriz. Tyreller’in, Boltonlar’ın, Marteller’in ve Freyler’in gördüğümüz kadarıyla soyu kurudu. Greyjoylar’dan Yara ve Theon’u seçerek Euron’dan otomatik olarak vazgeçti. Baratheronlar’dan geriye kalan Gendry’nin piç olmasının dışında, nerede olduğunu da bilmiyoruz. Theon, Tyrion, Jaime ve 8 yaşındaki Robin Arryn’in de Daenerys’e denk olacağını düşünmediğim için de tüm yollar  Jon Snow’u gösteriyor. Bana sorarsanız güç birliğine evet oyu kullanırken aşk kısmına kocaman bir hayır oyu kullanırım. El ele verip 7 Krallık’ta gerekli adaleti sağlasınlar ama buradan bir aşk çıkarmasınlar isterim.

Bu sezon, Khaleesi’nin sezonlar sonunda girdiği kısır döngüden çıkışını gördük. Her sezon başladığı yere geri dönen Khaleesi, bu döngüyü kırıp, yanında çok değerli ve hırslı müttefikler ile birlikte Westeros’a doğru yola çıktı. Ejderhaların full performansını görebileceğimiz için çok mutluyum. Ejderha ailesinin kavuşması, tüm sezonlar arasında beni mutlu eden on olayın arasına çok rahatlıkla girebilir. Khaleesi’nin arkasında gelişen karakterler ve hikayelerinde ise merakla ve severek takip ettiğim tek kişi Varys olabilir. Khaleesi’nin yanında Varys ve Tyrion oldukça sırtı yere gelmeyecektir. Tyrion bu sezon oldukça geri planda kalmasına rağmen, Khaleesi’nin kendini toparlaması için ihtiyacı olan tek kaynak, tek dayanak haline geldi. Önümüzdeki sezon kardeşleriyle karşılaştığı sahneyi izlemeyi iple çekiyorum!

Game of Thrones 6. Sezon Değerlendirmesi: Deli Kraliçe Cersei Lannister!

Geçen sezon, sırf Margaery’e kaybetme korkusundan King’s Landing’e soktuğu High Sparrow ve İnanç Militanlarının, zamanı geldiğinde ilk onu yakalayacağını asla düşünmeyen Cersei, “Walk of Atonement” ile cezalandırıldıktan sonra köşesine çekilmişti. Bu sezon eski gücünü toparlar mı yoksa köşesine çekilip bu sezonun ölecek karakterlerinden biri mi olur derken, Cersei sadece düşmanlarından kurtulmakla kalmadı üstüne hepimizi ters köşeye yatırıp tahtın da sahibi oldu. Suçlu-Masum onlarca insanın ölümünün dışında, yaşayan son oğlunun da intihar etmesine neden olan Cersei’nin bundan sonra neler yapacağı, kalan tek dostu -tabii hala kaldıysa- Jaime’nin ona hala destek olup olmayacağı, yanına Greyjoyları, Tyrelleri ve Sand Snakeleri alan Khaleesi ile arasında neler olacağı merak konusu. Büyükhanelerin saçma sapan savaşlarının arasında kalıp, amaçsızca ölümlerine neden olunan 7 Krallık vatandaşları, pek de sevmedikleri Cersei Lannister’ın kraliçe oluşuna tepki gösterecek mi bakalım.

Game of Thrones 6. Sezon Değerlendirmesi:

Bir başka merak konusununsa Bran’in görüleri olduğu aşikar. Özellikle The Night’s King’in Bran’i görüler içinde bularak takip edebilmesi, yaklaşan savaşta Bran’in çok önemli bir rol alacağının söylenmesi ve bir şekilde geçmişe etki edebilmiş olmasını anlatan teoriler Bran’in önümüzdeki bölümlerde dahil olacağı hikayeyi sabırsızlıkla beklememize neden oluyor. Sezona damgasını vuran Wylis’in Hodor’a dönüşmesinin etkileyici hikayesinde hem öykü hem kurgulama şekli olarak bir çok soru işaretine neden olan Hold The Door!/Hodor sahnesi çok konuşuldu. Önümüzdeki sezonda Bran’in içinde bulunduğu daha fazla flashback ile hem Bran’in gücünün kökenlerini ve sınırlarını hem de hikayenin bilmediğimiz kısımlarını öğrenmemizi diliyorum.

Starklar’ın olası yükselişi için bir diğer adımı atan Arya’nın “No One” eğitimini tamamlayıp, Arya Stark olarak kalmayı seçmesi ve gidip listesindeki isimlerden biri olan Walder Frey’i silmesi Stark Hanesi aşıkları için umut ışığı yaktı. Bir yandan Bran’in güçlerinin gelişmesi, bir yandan Jon’un “The King in The North” olması, bir yandan Arya’nın istediği savaşçı olmaya başlaması artı hanesine yazılırken, Stark denklemindeki tek soru işareti Sansa’nın nasıl davranacağının kestirilememesi oluyor. Önce Joffrey, sonra Ramsay gibi iki psikopatın işkencesine maruz kalan ve kendisi de pek “saf” bir karakter olmayan Sansa’nın şimdi Baelish’in manipülasyonlarıyla ailesinin yanında mı yer alacağı yoksa kendi ismi için içeriye nifak tohumları mı atacağı belli değil.

Game of Thrones’da oyunculuk, ilk etapta etkilendiğimiz bir kriter olmuyor. Genel olarak sinematografiden, öyküden, kullanılan müzikten, efektten etkileniyoruz. Bir karakterle bağ kurmuşsak başına gelenlerden etkileniyoruz. Oyunculuk olarak sezonun en iyisinin Ramsay Bolton’u oynayan Iwan Rheon olduğunu, kalan başrollerin toplamının bir Ramsay etkisi veremediğini düşünüyorum. Karakterin ölümü hepimizi mutlu etmiş olsa da ondan boşalan koltuk için kalan bölümlerin yeni kötülerinin Cersei Lannister ve Euron Greyjoy olacağını düşünüyorum.

Kalan 13 bölümünün iki sezon halinde yayınlanacağı açıklanan dizide 7. sezonun 7 bölüm, 8. sezonun 6 bölüm olarak yayınlanması planlanıyor. Yeni sezon için önümüzde en az 10 ay varken, ne dersiniz ilk bölümden yeniden izlemeye başlasak mı?

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi