Şafak sayar gibi saydığımız günle beraber, geldi gönlümüzün efendisi! Özlemle bekleyenlere, merakla teori üretenlere, çıkan her habere tüm ciddiyetiyle yorum yapanlara müjde! Game Of Thrones 6. Sezon 1. Bölüm “The Red Woman” ile hayatımıza renk katmaya geldi.

10 bölümlük maraton pek de hızlı başlamadı aslında. Biraz nerede kalmıştık tadıyla başlayıp, bir giriş bölümü edasıyla devam etti. Fakat o son sahne, ama o son sahne, yaşattığı heyecan dalgasıyla beraber Game of Thrones’un aslında ne olduğunu hatırlatmakla bitirdi bölümü. 2. Bölümün fragmanı ise kopacak fırtınaların küçük bir özeti oldu adeta. Ah Game of Thrones ah! Sen hiç bitme olur mu?

game-of-thrones-6-seon-1-bolum-2-filmloverss

***Yazının bundan sonrası The Game of Thrones 6. Sezon 1. Bölüm’e dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Nereden başlasak hangi birini konuşsak, jeneriği duyunca mest olmayan, eski bir dostu görmüş kadar mutlu olmayan var mı?

Öncelikle, Barack Obama’nın bile uykularını kaçıran, uğruna aylarımızı verdiğimiz, öldü mü ölmedi mi diye kendimizi paraladığımız Jon Snow ile başlamak isterdim ama bu noktadan sonra ona ne olacağını pek de kestiremiyorum. Geri dönecek ama ne zaman, nasıl ve hangi şekilde onu bilmiyorum. Ghost’un yası, Jon Snow’un ne olursa olsun öldüğü ama başka bir formda uyanacağı gibi bir izlenim uyandırdı bende. Melisandre onu bir şekilde geri getirecektir diye düşünüyorum. O ölü beden dokunulmadan öyle durduğu sürece başka bir şey düşünemiyorum çünkü. “R + L = J” teorisi en sevdiğim teori olmasına rağmen, Azor Ahai konusunu da henüz rafa kaldırmış değiliz. Jon için hala umut var. Thorne için de laflar hazırladım, umarım bu sezon White Walker ordusunu karşısında görecek ilk kişi o olur. The Wall’da da işler bir tuhaf yürüyor yalnız. O zaman herkes fikrini beğenmediği Lord Kumandan’ı öldürsün. Ne güzel adalet!

Kuzeyden çok da uzaklaşmadan eskinin Ramsay Snow’u şimdinin Ramsey Bolton’ına dönelim. Bu adamın herhangi bir şekilde merhamet besleyebileceğini, birine sevgi gösterebileceğini düşünen yoktur sanırım. Sevgilisinin ölü bedenini israf olmasın diye köpeklere yem eden bir adam neticede. Sansa ile Theon’u bulamazsa, Roose Bolton’un erkek olduğu iddia edilen bebesini, kendisine rakip gördüğü için öldürecek muhtemelen. Iron Islands ile Winterfell’in varisleri adamın elinde oyuncak oldu, neredeyse can vereceklerdi. Boltonlar’ın Sansa’yı alarak Lannisterlar’a ihanet etmiş olduklarını da bir kenara yazalım. Bunlar hep lazım olacak.

Brienne’in Stannis’i öldürdüğünden emin miyiz? Taht için savaşacak kral kalmadı dizide. Bu sezon güçlü kadın karakterlere vurgu yaparak başladı. Brinne’in son anda yetişip kızı kurtarması, üstüne de ettiği yemini ile Sansa’nın yükseliş döneminin başladığını düşünüyorum. Yeni Leydi Stark oldu artık. Tek temennim bu kez zekice davranması. 5 sezondur zekice hareket ettiğini hiç görmedim. Bilerek ya da bilmeyerek hep birilerinin maşası oldu. Bu sezon bundan kurtulur umarım.

Game of Thrones 6. Sezon 1. Bölüm: Lannister Cephesine Yeni Bir Şey Yok

“Shame” ritüeli sonrası, üstüne Myrcella’nın da ölümü eklenince Cercei’nin yaşadıklarını kadere, kehanete yorup pes etmesi, aksine Jamie’nin intikam hırsıyla dolması, Lannisterlar tamamen tükenmemiş izlenimi yarattı. Din ile devlet işlerinin ilk başta birbirine girmesine neden olan Cercei, kendisini korumak için çırpındıkça ailesini birer birer kaybetti, ona bir tek Tommen kaldı (Ne kadar kaldı denebilirse) Kayıpları tasvir edişi çok etkileyiciydi ama bu noktadan sonra savaşmaya döner mi?

Tüm Marteller’in özellikle de Doran’ın ölmesi şok ediciydi. Sand Snakelerine bakın hele! Bundan sonra Dorne’u hiç bir zayıf adam yönetemeyecek dediklerinde acaba yine bir kelime oyunu mu yaptılar diye düşünmedim değil. Dorne artık, Ellaria ve kızların başka güçlü kadın karakterlerin yönettiği bir krallık mı olacak yoksa o “men” kelimesi kişi olarak mı kullanıldı merak ediyorum. Benzerini Khaleesi ve Missandei arasında bir konuşmada yaşamıştık hatırlarsanız.

Game of Thrones 6. Sezon 1. Bölüm: “Bizim Gibi Adamlardan Kaçış Yok”

Örümcek ile Tyrion Lannister şahane ikili olmadı mı sizce de? İkisinin bir arada olduğu sahneleri izlemekten büyük zevk duyuyorum. Diyalogları muhteşem yazılıyor. Korkunun hayatı durdurduğu Mereen’de herkes Khalessi’yi ararken, benim en çok merak ettiğim şey The Sons of The Harpys’in başında kimin olduğu, bu işleri kimin karıştırdığı, gemileri neden yaktığı?

Bu diziye dair en sevdiğim şeylerden biri de farklı farklı yerlerdeki farklı farklı insanların benzer dertlerinin olması. Sahneler arasındaki aynı eksenli yapı ve diyolagların muazzam olması. Gri hastalığı gün be gün daha da yayılan Jorah ile Khaleesi’nin gözbebeği Dario’nun kısa yolculuğunda girdikleri muhabbet gibi. Bu adamlar bütün gün bir yerlerde yürüyerek ya da at üstünde konuşsalar yine izlenir bu dizi.

Khalessi tam bir çetin ceviz, Dothraki’lere kafa tuttuğu sahnede tam çok eğleniyordum ki onu bir tür dullar adasına göndermek istemeleri ile sevincim kursağımda kaldı. Kızın kim olduğunu bilmeden koleksiyonlarına katar gibi aldılar. Dragon “şimdilik” yine kayıplarda. Khaleesi, Daenerys Targaryen olarak başladığı yere geri döndü.

Arya’yı şu anda bir sınava tabii tutuyorlar ve bunun sonunda ya tam bir savaşçı olacak ya da sınavlara dayanamayıp bir yerde o da ölecek. Ben Arya’dn bir Daredevil çıkmasını bekliyorum. Dağılan ve ölen Starklar’ın hala yasını tutan biri olarak Lady Stoneheart hikayesi Catelyn ile gerçekleşmeyecekse, Jon Snow’a uyarlanmasını istiyorum aslında. Jon’u intikam alırken görmek istiyorum.

Game of Thrones 6. Sezon 1. Bölüm: Melisandre’ye Ne Oldu?

Gelelim bölümün en büyük bombası olan Melisandre’ye. Bölümün başından beri içine kapanık ve üzgündü. Kolay mı onca zaman Stannis için yaptıkları? Stannis’in tahta çıkması için bir çok insanın ölümüne neden oldu, Stannis’e kızını yaktırdı, en sonunda Stannis’in ölümüne neden oldu. Jon’u alevler içinde gördüğünü söyledi, Jon’la temas halinde bir hikayesi vardı ama şimdi Jon da öldü. Bunların üstüne, bölüme adını da veren Melisandre ” The Red Woman” bir çok teoriye neden olacak bir hamle yaptı. Bu Jon Snow’u geri döndürmek için uyguladığı bir ritüel midir, yoksa depresyona girip, ona en çok ihtiyaç duyulan anda bu işleri bırakmış mıdır bilemiyorum. Melisandre büyülü bir yaratık, belki de cadı, nasıl adlandırırsak adlandıralım güçlü bir kadın. Bu hareketi iki şekilde yorumlanabilir ya kendisine olan inancını kaybetti ve kendisini kapattı. Ya da Bu bir ritüel ve sonunda hem Jon hem de kendisi daha güçlü şekilde uyanacak. Belki de kendi gücünü Jon’a transfer edecek.

Önümüzdeki bölüm kızılca kıyametin kopmaya başlayacağının göstergesi olarak “Home” bölümünün promosunu buraya bırakıyorum. Sizin teorileriniz neler? Melisandre’nin bu hamlesini neye yorumluyorsunuz?

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi