Galaksinin Koruyucuları (Guardians of the Galaxy) gerek sinemada gerekse televizyonda pek de parlak işler yapamayan James Gunn’ın Marvel’in de gücünü arkasına alarak kendisinden beklenmeyecek derecede iyi bir performans gösterdiği son dönem Hollywood filmleri arasında oldukça başarılı bir yapım.

Terk edilmiş bir gezegene gizlice gidip ne işe yaradığını bilmediği bir küreyi çalan Peter Quill (Chris Pratt) tamamen farklı amaçlarla onu ele geçirmeye çalışan bir grupla birlikte yakalanarak hapse düşer. Fakat bu olay beklenmedik bir şekilde bu grubun ortak amaç için hareket eden sıkı dostlara dönüşmesini sağlar. Ardından da güçlerini birleştirerek büyük bir savaşın içine girerler.

İnanılmaz orijinallikteki yan karakterleriyle Marvel’in elinden çıktığı çok belli olan Galaksinin Koruyucuları anlatmaya giriştiği epik anlatıyı türdeşlerine kıyasla çok daha fazla mizahla besleyerek seyri oldukça keyifli bir eser ortaya çıkarıyor. Özellikle filmin giriş mahiyetindeki ilk yarım saati öylesine başarılı ki yönetmen türler(dram, komedi, aksiyon…) arasında enfes geçişler yapmakla kalmayıp bunları dudak uçuklatacak derecede mükemmel bir kurguyla bir araya getirmeyi başarıyor.

Filmin en büyük ve temel eksiği ise hikaye ve karakter oluşturma konusundaki yaratıcılığı epik anlatının özünü detaylandırma konusunda gösteremiyor olması. Bu da ister istemez Galaksinin Koruyucuları’nın yer yer filmden soğutan klişelere hapsolmasına sebep olmuş. Ve bu normalden çok daha fazla göze batıyor çünkü hikaye öylesine girift ve karakterlerin içi dolu ki böylesine üst bir seviyede, alelade her filmde olan klişeleri görmek rahatsız edici.

En çok övgüyü hak eden bölümse kesinlikle filmin mizahi yanı çünkü piyasadaki birçok komedi filminden çok daha kaliteli elle tutulur bir komedi anlayışı var. Bunda elbette içi dolu karakter oluşumlarının etkisi büyük hatta bu etki Galaksi Koruyucuları’nın yer yer insanın varoluşuna dair söylemler getirmesine kadar varıyor. Özümüzde hepimiz iyiyiz, bizi kötü yapan yaşadıklarımız…

Daha baştan itibaren detaylanacağı belli olan ve sonlanmayan yan hikayelerden, devam filminin geleceğini anlamak zor değil ki böylesine keyifli bir seyirden sonra bunu olmasını istememek olmaz. Burada tam da tadında kullanılan görsel efektler de önemli. Sonuçta iki saatlik bir yapımdaki aksiyon sahnelerinin bir yerden sonra yorması gayet doğal hele de abartılı görsel efekt varsa. Filmin bu konuda hakkını vermek gerek ki gerçekten iki saatlik sürede sıkmamayı ve de yormamayı başarmak kolay iş değil.

Uzun lafın kısası bazı yerlerde hayal kırıklığı yaratan klişeler dışında kesinlikle üst bir seviyeyi elden bırakmayan Galaksinin Koruyucuları farklı türlerden hoşlanan, her seyirciye hitap edebilen başarılı bir yapım.

Galaksinin Koruyucuları (Guardians of the Galaxy) gerek sinemada gerekse televizyonda pek de parlak işler yapamayan James Gunn’ın Marvel'in de gücünü arkasına alarak kendisinden beklenmeyecek derecede iyi bir performans gösterdiği son dönem Hollywood filmleri arasında oldukça başarılı bir yapım. Terk edilmiş bir gezegene gizlice gidip ne işe yaradığını bilmediği bir küreyi çalan Peter Quill (Chris Pratt) tamamen farklı amaçlarla onu ele geçirmeye çalışan bir grupla birlikte yakalanarak hapse düşer. Fakat bu olay beklenmedik bir şekilde bu grubun ortak amaç için hareket eden sıkı dostlara dönüşmesini sağlar. Ardından da güçlerini birleştirerek büyük bir savaşın içine girerler. İnanılmaz orijinallikteki yan karakterleriyle Marvel’in elinden çıktığı çok belli olan Galaksinin Koruyucuları anlatmaya giriştiği epik anlatıyı türdeşlerine kıyasla çok daha fazla mizahla besleyerek seyri oldukça keyifli bir eser ortaya çıkarıyor. Özellikle filmin giriş mahiyetindeki ilk yarım saati öylesine başarılı ki yönetmen türler(dram, komedi, aksiyon…) arasında enfes geçişler yapmakla kalmayıp bunları dudak uçuklatacak derecede mükemmel bir kurguyla bir araya getirmeyi başarıyor. Filmin en büyük ve temel eksiği ise hikaye ve karakter oluşturma konusundaki yaratıcılığı epik anlatının özünü detaylandırma konusunda gösteremiyor olması. Bu da ister istemez Galaksinin Koruyucuları’nın yer yer filmden soğutan klişelere hapsolmasına sebep olmuş. Ve bu normalden çok daha fazla göze batıyor çünkü hikaye öylesine girift ve karakterlerin içi dolu ki böylesine üst bir seviyede, alelade her filmde olan klişeleri görmek rahatsız edici. En çok övgüyü hak eden bölümse kesinlikle filmin mizahi yanı çünkü piyasadaki birçok komedi filminden çok daha kaliteli elle tutulur bir komedi anlayışı var. Bunda elbette içi dolu karakter oluşumlarının etkisi büyük hatta bu etki Galaksi Koruyucuları’nın yer yer insanın varoluşuna dair söylemler getirmesine kadar varıyor. Özümüzde hepimiz iyiyiz, bizi kötü yapan yaşadıklarımız… Daha baştan itibaren detaylanacağı belli olan ve sonlanmayan yan hikayelerden, devam filminin geleceğini anlamak zor değil ki böylesine keyifli bir seyirden sonra bunu olmasını istememek olmaz. Burada tam da tadında kullanılan görsel efektler de önemli. Sonuçta iki saatlik bir yapımdaki aksiyon sahnelerinin bir yerden sonra yorması gayet doğal hele de abartılı görsel efekt varsa. Filmin bu konuda hakkını vermek gerek ki gerçekten iki saatlik sürede sıkmamayı ve de yormamayı başarmak kolay iş değil. Uzun lafın kısası bazı yerlerde hayal kırıklığı yaratan klişeler dışında kesinlikle üst bir seviyeyi elden bırakmayan Galaksinin Koruyucuları farklı türlerden hoşlanan, her seyirciye hitap edebilen başarılı bir yapım.
Puan - 66 / 100

6.6

Kesinlikle üst bir seviyeyi elden bırakmayan Galaksinin Koruyucuları farklı türlerden hoşlanan, her seyirciye hitap edebilen başarılı bir yapım.

Kullanıcı Puanları: 4.68 ( 2 votes)
7
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi