Gençlerin seri şekilde kesilip biçilerek katledildiği korku filmleri 80’li yıllarda furyaya dönüşmüş ve Teen-Slasher dediğimiz alt tür, doğumundan kısa bir süre sonra bahsettiğimiz dönemde altın yıllarını yaşamıştı. Halloween’la birlikte A Nightmare on Elm Street ve Friday the 13th serileri Hollywood için sürekli işledikleri bir madenden farksızdı.  A Nightmare on Elm Street, 7 Friday the 13th ise 10. filmi görmüş ve artık daha ne yapılabilir dediğimiz noktada yeni formüller devreye sokulmuştu. Bu korku filmlerini değerli ve vazgeçilmez kılan, yok edilemeyen seri katilleriydi. Her ikisi de kendi hayran kitlesini ve efsanesini yaratmış Jason Voorhees ve Freddy Krueger’ı aynı filmde buluşturmak ve hatta karşı karşıya getirmek, ticari bir hamleydi kuşkusuz. Ancak, yeni keşfedilmiş bir şey de değildi.

Freddy Jason’a Karşı, parlak fikirleri olmasa da doğru adımlar atarak yola çıkan bir korku filmi. Hikayeye göre; Freddy Krueger cehennemde sıkışıp kalmıştır. Elm Sokağı’nda ise Freddy adı tüm kayıtlardan silinmiş ve bu şekilde gençlerin rüyalarına girmesi önlenmiştir. Freddy geri dönebilmek için cehennemin en kuytu köşelerinde bir çıkış yolu arar ve sonunda Jason’ı bulur. Rüyalarına girerek onu kandırır ve Elm Sokağı’na yönlendirir. Ölümler tekrar başladığında ilk şüphelenilen Freddy olacaktır. Zira Freddy, yüreklere korku salarak geri dönebileceğini çok iyi biliyordur.

Freddy vs. Jason bed death

Film, Freddy Krueger’ın geçmişiyle açılıyor. Sapkın katilimiz Freddy’nin Elm Sokağı sakinlerince diri diri yakılmadan hemen öncesine gidiyoruz ve Robert Englund’un Elm Sokağı’nda Kabus serisinde itinayla saklanan yüzünü de görüyoruz. Peşi sıra serinin her filminden küçük parçalar izliyoruz. Bu şekilde Freddy Jason’a Karşı ile Elm Sokağı’nda Kabus serisi arasında organik bir bağ kurulmuş oluyor. Filmin Freddy’nin geri dönüşü üzerine olması da daha çok bir Elm Sokağı’nda Kabus filmi izlediğimiz kanısını güçlendiriyor.

Hikayeye gençlerin cephesinden baktığımızda çok daha çetin bir hayatta kalma savaşına girdiklerini görüyoruz. İster uyuyor olsunlar ister uyanık, değişen bir şey yok. Sürekli istim üzerinde olmak zorundalar. Gençlerin hiçbiri Jason’ı tanımıyor. Film zaten çoğunlukla Freddy Krueger evreninde geçiyor. Elm Sokağında Kabus filmlerinin iskeleti kullanılıyor da diyebiliriz.

Açılışı saymazsak, Freddy’nin Jason’ı maşa gibi kullandığı ilk bölümler fazla bir şey ifade etmiyor. Oldukça vasat seyrediyor. Ancak, Freddy ne zaman eski gücünü toplayıp, dönüşünü tamamladığında -Jason’a ihtiyacı kalmadığında- işler değişiyor. Bu noktada bir sahneye dikkat çekmek istiyorum. Freddy, eğlenen gençler arasında uyuya kalan bir kızın rüyasına sızıp öldüreceği sırada, Jason devreye girip aynı kızı gerçek hayatta katledince Freddy’nin sabrı taşıyor, “Bunlar benim çocuklarım” diyor. Ayrıca, aradan geçen zamanda kendisinden bihaber yetişen yeni jenerasyon arasında Jason’ın popülerlik kazanması da ikili arasındaki rekabeti artırıyor.

Freddy vs Jason filmloverss

Son yarım saatlik dilime girerken Freddy’nin çöplüğünden Jason’ınkine geçiyoruz, Crystal Lake’e.. Burada birbirlerini öldürmek için her yolu deniyorlar. Senaristlerimizin iki anti-kahraman arasında denge yakalamaya çalıştığını da net biçimde gözlemliyoruz. Freddy, Jason’nın rüyalarında gezindiğinde -yok edemese de- açık bir üstünlük sağlıyor. Crystal Lake’de ise Jason bir adım önde görünüyor. Denge sağlama çabalarına karşın -filmin son karesini de düşünürsek- genel olarak Freddy’den yana bir tavırları olduğunu söyleyebiliyoruz. İki serinin de fanlarını düşünmek zorunda olduklarından hangisi kazanacak sorusu karşılıksız bırakılıyor.

Freddy Jason’a Karşı’nın bütününe baktığımda mizahi tonun ağır bastığını ve baştan sona eğlenceli bir seyir yaşattığını düşünüyorum. İki serinin klişelerini bir arada görmek ve Freddy ile Jason’ın kapışmalarını seyretmek damakta hoş bir tat bırakıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi