Yarım kalan bir hayali gerçekleştirmek paha biçilemez olsa gerek.

Sinemanın dahi yönetmeni Tim Burton, 1984 yılında kısa film olarak çektiği Frankenweenie’yi uzun metraj olarak çekeceğini duyurduğu ilk günden bu yana film, en merak ettiğim filmler listesinde hep en üst sırada yer aldı. Bu sene içinde vizyona giren bir başka Tim Burton filmi olan Karanlık Gölgeler (Dark Shadows) bende hayal kırıklığı yaratsa da, Frankenweenie için içimdeki heyecan hiçbir zaman azalmadı. Uzun bir bekleyişin ardından beklenen buluşma gerçekleşti ve Frankenweenie ülkemizde bu hafta vizyona girdi. Peki, beklediğime değdi mi? Cevabım; kesinlikle EVET!

Tim Burton

Hayali New Holland kasabasında geçen filmi özetlemek gerekirse, modern bir Frankenstein uyarlaması. Tek arkadaşı olan köpeği Sparky’nin ölümüne çok üzülen Victor, fizik dersinde öğrendiklerini Sparky’nin ölü bedeninde deniyor ve köpeğini yeniden yaşama döndürüyor. Ancak başta oldukça masumane görünen bu fikir, çevresinden alabileceği tepkiler yüzünden içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Oysa bir çocuğun en sevdiği arkadaşının yanında olmasını istemesinden daha doğal ne olabilir ki?

Siyah beyaz bir animasyon olmasının yanı sıra filmin en dikkat çekici özelliği stop motion yönteminin kullanılarak çekilmesi. Açıkça belirtmekte fayda var ki, tüm kuklalar birbirinden gerçekçi ve Tim Burton orijinalliğinde. Burton, üzerinde özenle çalışılmış her bir kuklayla sinema dünyasından önemli isimlere selam gönderiyor. Bunlardan bana göre en önemlisiyse, korku sinemasının unutulmazlarından Vincent Price’a olanı. Unutulmaz isme olan hayranlığını her fırsatta dile getiren Burton, kariyerinin ilk yıllarında çektiği ve küçük bir çocuğun Vincent Price’a olan hayranlığını anlatan Vincent isimli altı dakikalık animasyondan sonra, bugün Frankenweenie’de bu hayranlığını Bay Rzykruski karakteriyle bir kez daha gözler önüne seriyor. Frankenweenie’nin yalnızca siyah beyaz çekilmiş olması bile yönetmenin eski korku filmlerine olan hayranlığını anlatmaya yeterken, animasyon Drakula’dan, Mumya Evi’ne kadar birçok filme göndermeler barındırıyor.

Filmin ana karakteri olan Victor henüz 10 yaşında olmasına rağmen çevresindeki çocuklardan farklı, bilimle yaşayıp tavan arasında deneysel çalışmaları yapan bir çocuk. Burada Victor karakterinin Tim Burton’un kendisini yansıttığını düşünüyorum. Öyle ki, filmin açılış sahnesinde Victor’un kendi çektiği üç boyutlu bir stop motion animasyonu ailesine izletmesi bunun en büyük örneği olarak görülebilir.

Kanımca 2005 yılında çektiği Ölü Gelin’in ardından bir duraklama dönemine giren Tim Burton, fark yarattığı türde bir filmle fantastik bir geri dönüş yapıyor. Korkutucu gotik havasının yanında duygusallığıyla özellikle hayvan severleri derinden etkileyebilecek çok güzel bir film Frankenweenie. Eski kuşak izleyiciler için korku tüneli tadında olan film, yeni kuşak izleyicilerdeyse Tim Burton’un neden dahi olduğunu kanıtlarcasına bir tat bırakıyor.

İyi Seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi