Francis Ford Coppola; 77 yıllık ömrüne sığdırdıklarıyla sinema tarihinin adı anılmazsa olmazlarından biri. Bunu kendisini aşağı çeken her türlü olumsuzluğa meydan okuyarak başaran, sebat etme, prensiplerine bağlı kalma ve ne kadar zor engeller çıksa da devam edebilmenin gücüne inandıran yönetmen bir duayen olarak hayatına devam ediyor. The Godfather’ın yönetmen koltuğunda tüm cesaretiyle oturan Coppola 70’ler üzerine konuştu.

1962’den bu yana yönetmenlik koltuğunu yücelten, zirveye doğru tırmanırken sadece yönetmenlik değil, senaristlik ve yapımcılık kulvarlarında da başarıyla koşan Francis Ford Coppola, aldığı ödüller ve övgülerle de hakkını teslim etti. Sadece The Godfather serisi ile 30 ödüle aday gösterilen Coppola, 70’lerde de kariyerinin altın çağını yaşamıştı. Yönetmenin The Godfather, The Godfather: Part II, Apocalypse Now ve The Conversation başyapıtlarını sığdırdığı bu dönem, aynı zamanda Coppola sinemasının kültlerinin de doğduğu dönemdir. Coppola ile TCM Festivali’nde Ben Mankiewicz moderatörlüğünde gerçekleşensöyleşi, bizi yönetmeni sinema başarısı açısından en ışıltılı dönemi olan 70lerle ilgili derinliklere taşıyor.

The Godfather’ın estirdiği fırtınadan sonra doğum süreci başlayan, The Godfather: Part II’dan hemen önce vizyonun tozunu alan The Conversation, bir sürü adaylığa erişti. Bu adaylıklardan Altın Palmiye’yi kucaklayarak çıkan The Conversation, bütçesinin üç katı üzerinde gişe hasılatı getirdi ve neredeyse hiç olumsuz yorum almadı. Film aynı zamanda Watergate Skandalı’na bir tepki olarak algılanma talihsizliğini de yaşamıştı. Söyleşide de sadece bir avuç günümüz izleyicisi tarafından görüldüğü anlaşılan film, bir gözetleme dedektifinin bir cinayete tanık olduktan sonra yaşadığı ahlaki ikilemi ele alarak psikolojik gerilim türünde ön sıralara oturmuştur. Godfather devlerinin arasında kalan, geldiği dönemde müthiş ilgi gören The Conversation’ın, günümüz seyircisi tarafından daha çok tanınmaya ve ilgi gösterilmeye ihtiyacı var.

Francis Ford Coppola: “The Godfather Bir Kabustu.”

the-godfather-filmloverss

Genç ve henüz kendisini kanıtlamamış, dolayısıyla kolayca söz geçirilebilir ve gözü korkutulabilir olduğu için Paramount‘ın kendisini seçtiğini söyleyen yönetmen; iki çocuk sahibi olarak paraya ihtiyacı olduğu dönemde kabul ettiği bu işte, hiçbir kararını kabul etmeyen bir stüdyo ile çalıştığını ekledi ve “The Godfather benim için tam bir kabustu.” diyerek o günlerin zorluğunu en çarpıcı şekilde dile getirdi. Başrol oyuncusu Marlon Brando’yu istemedeki ısrarı, Paramount’ın o zamanki CEO’su tarafından “Marlon Brando bu filmde asla yer almayacak.” şeklinde cevaplanan Coppola; Brando’nun seçilmesi için tabir-i caizse yalvar yakar uğraştı ve efsanenin normalde aldığından daha az paraya oynaması ve zamanında sete gelmesi için verdirilen sözlerle istediğini yaptırabildi. Bu film ile ilgili yönetmen daha sonra “Her gün kovulmaktan korkuyordum.” diyecekti.

Coppola: “The Godfather’a Devam Etmek İstemedim.”

Coppola’nın ilk filmle ilgili suç çetelerini destekleme mesajı vermek korkusu içeren çekinceleri, ikinci filmde de devam etti. “Asla ikinci bir filmi yapmayı istemiyorum.” derken, karşısından her isteğini yerine getirmeye hazır bir Paramount buldu. O kadar isteksizlik, prensiplerine aykırılık ve önüne koyulan taşlara rağmen Coppola, bu ikinci filmden sonra “Bu filmlerden birini alın, diğeri hiç olur.” diyerek, o kadar birbirlerini tamamladıklarını dile getirecekti. İkinci The Godfather’ı yaparken Paramount’ın şiddetle karşı çıktığı tek şey, filmi Part II olarak adlandırmak oldu. Coppola’ya göre bunun nedeni, ‘The Godfather’ın devamı ve neredeyse aynısıyım’ diye bağıran bir başlığın, birinci filmi görmüş izleyiciyi ikinci filmle ilgili heyecanlandırmayacak olmasıydı.

Yönetmenin kendi deyimiyle “mutsuz, depresif ve güvensiz” geçen 70’ler, yönetmenin bir o kadar da efsanevi meyvelerini verdiği dönemdi. En güzel yazıların, en güzel şarkıların, en güzel şiirlerin zorluktan, acıdan ve yine de yola devam etme çabasından doğduğunu duymaya alıştık. Bu sefer bir sinema duayeninin örneğinden bunu bir kez daha hatırladık. Bir yandan geçimini sağlamak, bir yandan da iyi işler çıkarmak isteyen yönetmen, gençlik yıllarında maruz bırakıldığı baskılara boyun eğmeyerek bize The Godfather, The Godfather: Part II, Apocalypse Now ve The Conversation gibi önemli filmleri kazandırdı.

Francis Ford Coppola’nın 70’lerdeki sinema yolculuğuna, o zamanki duygularına ve yaşadıklarının tamamına buradan erişebilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi