Dünyanın en kötü opera sanatçısı olarak nitelendirilen Florence Foster Jenkins, oldukça varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. 15 yaşına kadar piyano dersleri alan ve bu konuda ciddi bir yeteneği olduğu aşikar olan Florence, evliliğinde muhtemelen bambaşka bir hayat düşlerken, kocası Frank Jenkins’ten kaptığı frengi hastalığı sebebiyle piyano hayallerini yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Ancak müzikle bağını kesmek istemeyen Florence Foster Jenkins bu kez operaya yönelmişti.  Genellikle kadınlara yönelik olduğunu söyleyebileceğimiz Verdi Club’ı kuran Florence, St Clair Bayfield ile tanıştıktan sonra müzik kariyerini iyiden iyiye ilerletmeye başlamıştı. O dönem, dinleyenini adeta güldüren icralar sergileyen Florence bir de plak çıkarmıştı ve Carneige Hall gibi dünyanın en ünlü konser salonlarından birinde herkese açık bir konser vermişti. Bu konserin ardından eleştirmenlerden korkunç yorumlar alan Florence, konserden yaklaşık bir ay sonra geçirdiği kalp krizi sebebiyle hayata gözlerini yummuştu. Ölmeden birkaç gün önce kurduğu cümle ise Florence’in tüm hayatını ve bir biyografisi olan Florence Foster Jenkins filminin ana fikrini mükemmel bir biçimde özetlemeyi başarıyor : “İnsanlar şarkı söyleyemediğimi söyleyebilirler ama şarkı söylemediğimi söyleyemezler.”

Bilgi edinebildiğimiz ölçüde Florence’ın hayatından çok büyük farklılıklar taşımayan Florence Foster Jenkins filmi, Florence’in hayatının son dönemine odaklanıyor. Başka bir elde salt bir trajedi ve dram olarak yorumlanabilecek film, yönetmen Stephen Frears’ın elinde başarılı bir komediye dönüşüyor. Bu komedi Florence’ın şarkı söyleyişine uzaktan gülünen ucuz bir komedi olmaktan öte karakterin dünyasına dokunabildiğimiz ve onun motivasyonlarını, hayallerini çözümleyebildiğimiz bir komedi. Bu sebeple aniden Florence’ı benimsiyor ve trajik öyküsünün içinde bizzat onun bulup çıkardığı cevherlere tutunuyoruz.

3 kez Oscar kazanan Meryl Streep, Florence rolü için kesinlikle en doğru isim olarak karşımıza çıkıyor. Meryl Streep’in usta oyunculuğu hüzünle komediyi başarılı bir şekilde harmanlamasına olanak tanırken, oldukça itici ve kulak tırmalayıcı olması muhtemel şarkı söyleme sahnelerini komediyi rahatsız edici bir aşırılığa kaçırmadan kahkaha garantili sahnelere çeviriyor. Hugh Grant ise film boyunca asla ön plana çıkmadan, Florence’a sezdirmeden nasıl onun hayatının ve kariyerinin bütün yükünü omuzlarına alıyorsa film boyunca St. Clair Bayfield rolüyle Hugh Grant da karakterinin yanını filmin tamamına yediriyor. Simon Helberg ise karakterinin tuhaflığı ve bu tuhaflığın yansıdığı her bir mimiğiyle kahkaha dozunu yukarılara taşıyor.

Florence Foster Jenkins: Yetenek mi İstek mi?

Elbette Florence Foster Jenkins’in her şeyden habersiz bir yalanın içinde yaşaması komediyi yaratan en önemli unsurlardan ancak gerçek Florence’ın tüm bunlardan bihaber olduğunu söylemek ne denli doğru bilemiyorum. Burada önemli olan ve izleyicisini Florence karakteriyle özdeşleştirerek verdiği en kıymetli mesaj “her şeye rağmen yapmak”. Toplum baskısının karakterlerimizi dahi şekillendirdiği bir kıskacın içerisinde çok az kişi Florence gibi isteğini haykırabilecek bir güce sahip. Nitekim onu dünyanın “kötü” bir şöhretle de olsa en ünlü isimlerinden biri yapan Florence’ın şarkı söyleme tutkusudur. Ondan daha yetenekli olduğu söylenebilecek belki de yüz binlerce sanatçı bugünlere ulaşamadı. Bu bağlamda filme yapılan komedi makyajı silindiğinde dahi, izleyici olarak elimizde üzerine düşünebileceğimiz, kıymetli bir mesajla baş başa kalıyoruz.

Dönemini başarılı bir şekilde yansıtan sanat yönetimi ve Meryl Streep’in kostümlerinin de Florence Foster Jenkins’in aykırı ruhunu yansıtmadaki başarısıyla izleyicisini olaylara kolaylıkla adapte eden film, oyuncuların başarılı performansı ve Florence’ın ilgi çekici hayatıyla birleşince izlemesi oldukça keyifli, hüznünün içinde komedi barındıran başarılı bir film olarak değerlendirilebilir.

Dünyanın en kötü opera sanatçısı olarak nitelendirilen Florence Foster Jenkins, oldukça varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. 15 yaşına kadar piyano dersleri alan ve bu konuda ciddi bir yeteneği olduğu aşikar olan Florence, evliliğinde muhtemelen bambaşka bir hayat düşlerken, kocası Frank Jenkins’ten kaptığı frengi hastalığı sebebiyle piyano hayallerini yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Ancak müzikle bağını kesmek istemeyen Florence Foster Jenkins bu kez operaya yönelmişti.  Genellikle kadınlara yönelik olduğunu söyleyebileceğimiz Verdi Club’ı kuran Florence, St Clair Bayfield ile tanıştıktan sonra müzik kariyerini iyiden iyiye ilerletmeye başlamıştı. O dönem, dinleyenini adeta güldüren icralar sergileyen Florence bir de plak çıkarmıştı ve Carneige Hall gibi dünyanın en ünlü konser salonlarından birinde herkese açık bir konser vermişti. Bu konserin ardından eleştirmenlerden korkunç yorumlar alan Florence, konserden yaklaşık bir ay sonra geçirdiği kalp krizi sebebiyle hayata gözlerini yummuştu. Ölmeden birkaç gün önce kurduğu cümle ise Florence’in tüm hayatını ve bir biyografisi olan Florence Foster Jenkins filminin ana fikrini mükemmel bir biçimde özetlemeyi başarıyor : “İnsanlar şarkı söyleyemediğimi söyleyebilirler ama şarkı söylemediğimi söyleyemezler.” Bilgi edinebildiğimiz ölçüde Florence’ın hayatından çok büyük farklılıklar taşımayan Florence Foster Jenkins filmi, Florence’in hayatının son dönemine odaklanıyor. Başka bir elde salt bir trajedi ve dram olarak yorumlanabilecek film, yönetmen Stephen Frears’ın elinde başarılı bir komediye dönüşüyor. Bu komedi Florence’ın şarkı söyleyişine uzaktan gülünen ucuz bir komedi olmaktan öte karakterin dünyasına dokunabildiğimiz ve onun motivasyonlarını, hayallerini çözümleyebildiğimiz bir komedi. Bu sebeple aniden Florence’ı benimsiyor ve trajik öyküsünün içinde bizzat onun bulup çıkardığı cevherlere tutunuyoruz. 3 kez Oscar kazanan Meryl Streep, Florence rolü için kesinlikle en doğru isim olarak karşımıza çıkıyor. Meryl Streep’in usta oyunculuğu hüzünle komediyi başarılı bir şekilde harmanlamasına olanak tanırken, oldukça itici ve kulak tırmalayıcı olması muhtemel şarkı söyleme sahnelerini komediyi rahatsız edici bir aşırılığa kaçırmadan kahkaha garantili sahnelere çeviriyor. Hugh Grant ise film boyunca asla ön plana çıkmadan, Florence’a sezdirmeden nasıl onun hayatının ve kariyerinin bütün yükünü omuzlarına alıyorsa film boyunca St. Clair Bayfield rolüyle Hugh Grant da karakterinin yanını filmin tamamına yediriyor. Simon Helberg ise karakterinin tuhaflığı ve bu tuhaflığın yansıdığı her bir mimiğiyle kahkaha dozunu yukarılara taşıyor. Florence Foster Jenkins: Yetenek mi İstek mi? Elbette Florence Foster Jenkins’in her şeyden habersiz bir yalanın içinde yaşaması komediyi yaratan en önemli unsurlardan ancak gerçek Florence’ın tüm bunlardan bihaber olduğunu söylemek ne denli doğru bilemiyorum. Burada önemli olan ve izleyicisini Florence karakteriyle özdeşleştirerek verdiği en kıymetli mesaj “her şeye rağmen yapmak”. Toplum baskısının karakterlerimizi dahi şekillendirdiği bir kıskacın içerisinde çok az kişi Florence gibi isteğini haykırabilecek bir güce sahip. Nitekim onu dünyanın “kötü” bir şöhretle de olsa en ünlü isimlerinden biri yapan Florence’ın şarkı söyleme tutkusudur. Ondan daha yetenekli olduğu söylenebilecek belki de yüz binlerce sanatçı bugünlere ulaşamadı. Bu bağlamda filme yapılan komedi makyajı silindiğinde dahi, izleyici olarak elimizde üzerine düşünebileceğimiz, kıymetli bir mesajla baş başa kalıyoruz. Dönemini başarılı bir şekilde yansıtan sanat yönetimi ve Meryl Streep’in kostümlerinin de Florence Foster Jenkins’in aykırı ruhunu yansıtmadaki başarısıyla izleyicisini olaylara kolaylıkla adapte eden film, oyuncuların başarılı performansı ve Florence’ın ilgi çekici hayatıyla birleşince izlemesi oldukça keyifli, hüznünün içinde komedi barındıran başarılı bir film…

Yazar Puanı

puan - 72%

72%

Florence Foster Jenkins, oyuncuların başarılı performansı ve Florence’in ilgi çekici hayatıyla birleşince izlemesi oldukça keyifli, hüznünün içinde komedi barındıran başarılı bir film olarak değerlendirilebilir.

Kullanıcı Puanları: 2.95 ( 3 votes)
72
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi