Çocukken günün her saati çizgi film izleyebilirdim. Ailem kanalı değiştirdiğinde de kızgınlıkla birlikte şaşırırdım da. Böyle güzel şeyler varken neden haberler gibi sıkıcı programları izliyorlardı ki. Büyükleri anlamak gerçekten zordu. Ben de kendi kendime büyüdüğümde böyle olmayacağımı, her zaman çizgi film izleyeceğimi söylerdim. Büyüdüm ama bunu yapamadım. Hala çizgi filmleri çok sevsem de çocukluğumda bulduğum vakti artık bulamadığımdan kendi kendime verdiğim sözü tutamadım. Artık sadece sinemalara animasyon filmler geldiğinde vakit ayırıp yeniden çizgi film izleyebiliyorum. Ancak öyle güzel animasyonlar geliyor ki çocukluğumu yeniden yaşıyorum. Bunlardan bir tanesi de elbette ki “Finding Nemo” Türkçe uyarlamasıyla “Kayıp Balık Nemo”


Baba ile oğlunun birbirlerini anlamaya çalıştıkları bir hikaye Nemo’nun hikayesi. Yaşıtlarının gerisinde bir çocuk, onu koruyup kollamaya çalışırken farkında olmadan fazla sıkboğaz eden bir baba. Filmi sadece bu kadar anlatıp balıklardan hiç bahsetmesem bir dram filmiyle karşı karşıya olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak film sadece bundan ibaret değil. Eğlenceli, rengarenk, okyanusun derinliklerinde hissi veren canlılık ve tüm bunlar ile birlikte başarılı konusuyla Nemo en iyi animasyon yapımlar listesinin ilk sıralarında yer alıyor (genel kabul görmüş böyle bir liste yok ama eğer olsaydı yer alırdı).


“Finding Nemo” Pixar Animation Stüdyoları’nın henüz Disney tarafından satın alınmadan önce imzasını attığı yapımlardan birisi. Açıkçası Pixar, Disney ile birleşmeden önce de çok başarılı yapımlar ile karşımıza çıktı. “Oyuncak Hikayesi” serisinin ilk iki filmi, “Sevimli Canavarlar”, “İnanılmaz Aile” bunlardan bazıları. Pixar Animation stüdyolarının geçmişi ise enteresan. İlk olarak Lucasfilm’in bilgisayar grafikleri bölümü olarak kuruldu. Sizin de bildiğiniz gibi Lucasfilm “Star Wars” serisinin yaratıcısı George Lucas’ın, aralarında “Star Wars” ve “Indiana Jones” serileri gibi yapımlara da imzasını attığı yapım şirketi. Daha sonra Pixar 1986 yılında yine tanıdık bir isim tarafından satın alındı: Steve Jobs. Şirketin yeniden el değiştirdiği 2006 yılına gelene kadar Steve Jobs, Pixar’ın CEO’su olarak görev aldı. 2006 yılında ise şirketin yeni sahibi, çocukken en sevdiğimiz (sevimli) çizgi kahramanlarımızın da yapımcısı olan Walt Disney oldu. Steve Jobs, Disney’in Pixar’ı satın almasından sonra da yönetim kurulu üyesi olarak görevde kaldı. Walt Disney, Pixar’ı satın aldıktan sonra hızını kesmedi ve geçtiğimiz aylarda çocukluğumuzun en sevdiğimiz (süper) çizgi kahramanlarının yapımcısı olan Marvel Entertainment şirketini de bünyesine kattı. Bu satın almanın sonucunda “Avengers”ın yeni bölümünde Mickey Mouse ya da Donald Duck’tan birisini görme ihtimalimiz de ortaya çıktı. Pek “İntikamcı” sıfatına uymasalar da Iron Man ve Hulk kadar renkli olurlardı diye düşünüyorum. Wolverine’in küçük denizkızı Ariel’e aşık olduğunu, Spiderman’in de Winnie’ye bal bulması için yardım ettiğini siz de bir düşünsenize. Şakayı bir yana bıraksam iyi olacak çünkü bahsettiğim karakterlerin hepsini çok seviyorum ve onlarla alay etmek değil niyetim.


Yine konuyu çok dağıtıp filmden uzaklaştım sanırım. Konumuza, yani “Finding Nemo”ya geri dönelim. Utku’nun dünkü yazısında bahsettiği üç boyutlu film furyasından Nemo da nasibini alacak. Yıl sonuna doğru Amerika’da üç boyutlu olarak izleyicisiyle buluşacak olan Nemo, seneye bu zamanlar da Türkiye’de olacak. Albert Brooks, Ellen DeGeneres ve Willem Dafoe gibi eğlenceli isimlerin seslendirmeleriyle daha da güzelleşen filmi keyifle izleyeceğinizden eminim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi