120, O…Çocukları, Deli Deli Olma, 72.Koğuş ve son olarak Yangın var filmleriyle tanıdığımız Türk sinemasının yeni jenerasyon başarılı yönetmenlerinden Murat Saraçoğlu, öncesinde neler yapıyordu, birlikte çalıştığı oyuncular ile ilgili düşünceleri neler? Tüm sorularımıza içtenlikle cevaplayan Murat Saraçoğlu’na teşekkür ediyor, röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz.


  • O…. Çocukları filminde yüzümüzden gülümseme eksik olmasa da diğer filmleriniz gibi o da türü dram olan bir yapımdı. Ancak son filminiz “Yangın Var” bir komedi filmi. Sizden bundan sonra değişik türlerde de filmler görebilecek miyiz, yoksa “Yangın Var” bir istisna mıydı?
Komedi filmi çekeyim diye özel bir planım hiç olmadı, ancak bazı filmlerimde komik unsurlar trajik olanla belli bir balansla da olsa yer alıyordu. Deli Deli Olma için de aynı şeyi söyleyebilirim. Yangın Var bu komedi ‘paketi’nin içinde çok çetrefilli bir konuyu izleyicinin dikkatine sunuyor. Elbette naïf, belki de biraz fantastik. Yine de hem alt metni ve hem de yukarıda giden macerası beni cezbetti. Komediye karşı mıyım, kesinlikle hayır. Ancak başka katmanları barındıran hikayeleri tercih etmeye çalışıyorum.
  • Bazı yönetmenlerin oyuncu seçimlerinde belirli oyuncuların dışına çıkmadığını görüyoruz. Örnek vermek gerekirse Tim Burton uzun yıllardır Johnny Depp ile çalışmayı tercih ediyor. Sizin filmlerinizde de öne çıkan oyuncular olduğunu görüyoruz. Özellikle aynı oyuncular ile çalışmak gibi bir prensibiniz var mı? Yine oyuncu seçimlerinde daha tecrübeli isimleri tercih ederken son filminiz olan “Yangın Var”da daha ünlü isimlerden ziyade gelecek vaadeden oyuncuları tercih ettiğinizi görüyoruz. Bu seçimleri yaparken sizin için en önemli unsur nedir?

Şerif Sezer ve Yavuz Bingöl benim için öyle oldu biraz. Bir filmde Şerif Abla için uygun bir karakter varsa mutlaka bir yoklarım. Hem kendisini insan olarak seviyorum hem de oyunculuğu ve profesyonelliğine hayranım. Keşke gençlerin enerjisi ve işe bakışı Şerif Abla’nın yarısı kadar olsaydı. Yavuz’la dizi ve klip de çalışmıştım. Sonra 72.Koğuş’u bana teklif ettiler. Gene beraber çalışmış olduk. Son filmde Diyarbakır Belediye Başkanı rolü söz konusu olunca yine aklımıza geldi. Asıl başkan da çok istedi olmasını. Sağolsun kırmadı bizi geldi. Osman Sonant’la da filmden bir yıl once bir drama belgeselde çalışmıştım. Pandora’nın Kutusu’ndan tanıyordum. Zor bir belgeseldi ve Fatih Sultan Mehmet olmak için düğününü, balayını inanmazsınız öne aldı falan. Böyle derin bir heyecan besliyor oyunculuğa. Koşman karakteri için çok uygundu, Nesrin’le ilk kez çalışıyorum. Ama Cemal Şan’ın filmlerinden biliyordum. Harika biri. Casting isimlere göre değil de karaktere uygunluğa göre olmazsa iş hep biraz eksik kalıyor. Bir de setteki huzur benim için birinci derecede önemli. Frekansımın tutmadığı oyuncuyla bir daha çalışmamaya gayret ediyorum.

  • Genç bir yönetmen olmanıza rağmen başarılı filmlerin altına imza attığınızı görüyoruz. Filmleriniz arasında “evet hep yapmak istediğim buydu” dediğiniz, diğerlerinden öne çıkan bir filminiz var mı?
Yolculuk çok uzun. Hep yapmak istediğim filmi yaptım gibi bir şey yok. Umarım ölmeden böyle bir cümle kurabilirim. Ancak Deli Deli Olma yapımcıya benim sunduğum ve uzun sure çekmeyi hayal ettiğim bir proje olduğu için özel bir yeri var. Filmin sonuçlarından da kendi adıma memnunum. Yangın Var da hayatım boyunca hatırlayacağım bir macera oldu.
  • Size göre bir filmin başarısı gişede yakaladığı başarı mıdır değilse başarı kavramı neye göre değerlendirilmelidir?
Gişe hiçbir zaman umursadığım bir şey olmadı. Sadece televizyon piyasasından gelen biri olduğum için sanırım ana akım ya da popüler hikayeler bana daha kolay teklif edildi. İçlerinde iyi iş yapanlar oldu falan. Ama bir filmin başarısı ne gişede ne de aldığı ödüllerde bana kalırsa. İzleyenin kalbinde ruhunda yarattıklarıyla ilgili bir yerde. Öyle filmler var ki izlediğinizde bir aydınlanma arınma ya da tam tersi bir karanlık hissi yaratabilir. Herşey hayata ve ölüme dair. Diğer şeyler bir noktadan sonra önemini tamamen yitiriyor. Kalıcı olmak da önemli tabii.
  • Uzun yıllardır film sektörünün içindesiniz ancak 1999 yılında kazandığınız Yaşar Nabi Nayır Hikaye Armağanı ile sadece sinemada değil edebiyatta da başarılı olduğunuzu kanıtladınız. Ödüllü bir yazar olarak edebiyatın içinde kalmanız beklenirken yeniden kamera arkasına dönmenizin sebebi nedir?
Hikayeler yazıyordum ve yazmaya devam etmek tek amacımdı, ancak bir yandan da sinema ağırlıklı bir eğitim alıyordum. Yönetmenlik yapmak istiyordum. Nasıl yapacağımı bilmesem de. Hatta ödülü kazandığım ay Varlık Dergisi’nde çıkan röportajda hikayelerimin çok sinematografik olduğu ileride film çekmeyi düşünüp düşünmediğim sorulmuştu. İkisi birbirine koşut ilerliyor bende. Tek eksik kendi yazdığım bir senaryoyu (henüz) çekmemiş olmam. Onun için de çalışıyorum. 5 tane film çektim ve hiçbirinin senaryosu bana ait değil. Ama filmler senaryoyu yorumlamakla ancak ortaya çıkıyor. Şimdi sıra kendi yazdıklarımı çekmeye geldi. Bir yandan da bana emanet edilen güzel hikayeler var, bakalım bir sıralama yapmak zor. 
  • Blogların popüler olmasıyla beraber sınırsız bir dünyaya adım atmış olduk. Sinema blogları ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Benim yirmili yaşlarımda fotokopi dergiler, fanzinler çıkardı ve bir mevzuya ilgi duyan insanlar o platformlarda buluşurdu. Şimdi bloglar bize ilgilendiğimiz konuyla ilgili sayısız alternatif sunuyor ve herkes özgürce fikrini, yorumunu yayınlayabileceği, diğer insanlarla paylaşabileceği alanlar bulabiliyor. Bu en azından özgür düşünceyi ve farklı fikirleri filizlendirecek bir olanaktır diye düşünüyorum. Tıpkı dijital teknolojinin yaygınlaşmasıyla daha kolay ve belli açılardan daha ucuza film çekmenin mümkün olması gibi. Ama umarım bu serbestlik sorumluluk duygusunu da arttırmayı başarır.
  • Son olarak filmloverss takipçilerine ne söylemek istersiniz?

           Blogunuzun çok dinamik bir yapısı var. Umarım izleyenler ve yazanlar çoğalır.


Herkese facebook geyikleri yerine sinema dolu saatler dilerim!

Teşekkürler…


**filmloverss.blogspot.com özel haberidir, kaynak göstermeden izinsiz kullanılamaz.
                                                                                                              FilmLoverss
                                                                                                            www.filmloverss.blogspot.com

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi