Önceki Sayfa1 / 12Sonraki Sayfa

Sinema izleyicisi beyazperdeye baktığında rüya mı görür yoksa rüyanın ta kendisi aslında birer film kabul edilebilir mi? Konuyla ilgili onlarca görüş olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin Jean Mitry’e göre izleyicinin pozisyonu, rüyalarla yakın ilişki içerisindedir. Jung’a göre ise rüyaların kendi dramatik yapıları vardır. Salomon Resnik, bu dramatik yapının varlığını kabul eder fakat bu rüyaları bir sekans olarak düşündüğünde bazılarının oldukça açık bazılarının ise pek yerine oturmadığını söyler.

Filmler içerisindeki rüya sekansları da biraz böyledir, onlara “rüya içinde rüya” dememiz de mümkün. Filmin anlatısında kilit rol oynadıkları gibi inşa edilen yapıyı yıkan ve izleyiciye düşünme alanı açan bu sekansların görsel ve sözel göstergeler açısından bir hazine olduklarını söyleyebiliriz. Biz de Sinema tarihinin bazı unutulmaz rüya sekanslarını sizler için derledik.

Hazırlayanlar: Gizem Çalışır, Özge Yağmur, Kerem Duymuş, Nuri Şimşek, Utku Ögetürk ve Batu Anadolu

Spellbound (1945) 

Başrollerini Ingrid Bergman ve Gregory Peck’in paylaştığı Spellbound (Öldüren Hatıralar), ‘şüphe filmlerinin ustası’ olarak sinema tarihine adını altın harflerle kazıtmış Alfred Hitchcock imzası taşıyan bir psikolojik gerilim filmidir. Suçluluk psikolojisi üzerine yapılmış filmler arasında, özellikle bu sahnede yer alan rüya sekansıyla, çağının çok ilerisinde bir yapım olduğunu da kanıtlıyor.

Bir akıl hastanesinde psikanalistlik yapan genç ve güzel doktor Constance ( Ingrid Bergman), hastane müdürü olarak atanan Dr. Anthony Edwardes (Gregory Peck)’e karşı ilgi duymaya başlar. Fakat yeni atanan doktorun hareketlerindeki bazı tuhaflıklar, onun aslında Dr. Edwardes olmadığı, hatta Dr. Edwardes’i öldürerek onun yerine geçtiği şüphelerini doğurur. Constance ise bu durum karşısında gerçeği aydınlatmak üzere büyük bir maceraya girişir. Dr. Edwardes’in (daha sonra gerçek adının John Ballantyne olduğunu öğreneceğiz) masumiyetini kanıtlamak üzere psikanaliz yöntemini kullanmalarını öneren Constance, Dr. Brulov ile birlikte gerçeğin üzerindeki şüpheleri yıkmaya çalışacaktır.

Spellbound filminin en meşhur sahnesini oluşturan rüya sekansı da, işte bu Freudyen psikanaliz yönteminin deney sahasını oluşturur. Devasa bir makasla kesilen, üzerinde kocaman göz imgelerinin yer aldığı perdeler, kumar masaları, poker kağıtları, bir çatıdan aşağı atlayan insan figürü, eriyen saatler… Rüya sekansının içinde yer alan tüm bu imgeler size de Salvador Dali’nin sürreal tablolarını çağrıştırmıyor mu? Tam isabet. Spellboud’un can damarı olan bu rüya sekansının dizaynı tamamen Salvador Dali’ye ait. Bir cinayetin çözümlenmesini psikanalitik yöntemlerle yapmaya çalışan Spellbound filmi için, bilinçaltını sürreal imgelerle açığa çıkartma ustası Salvador Dali’den daha iyisi de düşünülemezdi. (Gizem)

https://www.youtube.com/watch?v=dzxlbgPkxHE

Önceki Sayfa1 / 12Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi