Festival boyunca izlediğimiz filmleri kısa kısa da olsa sıcağı sıcağına paylaşmaya çalışacağız. İşte festivalin ilk günü izlediğimiz filmler ve yorumlarımız;

A Field in England – Büyülü Tarla

Ben Wheatley, izleyiciyi manipüle etmeyi seven bir yönetmen ve bunu da güçlü bir sinema duygusuyla yapmayı bugüne kadar başardı. Daimi senaristi Amy Jump ile hayat verdiği Büyülü Tarla filmi de yönetmenin anlayışının yeni bir uzantısı.

1648’de İngiltere İç Savaşı esnasında kırsalda karşılaşan dört adamın öyküsünü ele alan film; savaş filmi olarak açılıp önce bir dramaya ardından ise kara komedi  ve westerne  geçmekte sakınca görmüyor. İlk bir saatten sonra ise kendisini mistisizmin kacağına bırakıyor.

Reklam ve video kökenli Wheatley’in görsel açıdan olgun bir sinema diline ulaştığını söyleyebiliriz. Bergmanvari planlar, geniş açı çekimler ustaca sergilense de Büyülü Tarla, yönetmenin simgesel dilinden zarar görüyor. Filmin izleyici ile arasına koyduğu mesafe Kill List’in havada kalan anlatısını hatırlatıyor. Sonuç olarak Büyülü Tarla’nın serbest bir çalışma olarak görülmesi daha isabetli bir bakış olacaktır.

Batu Anadolu

We Are What We Are – Kan Kokusu

İnsanı, insanlığı, dini, iyiyi, kötüyü, doğruyu, yanlışı, felsefik düşünceleri tek bir konu üzerinden sarsıcı bir şekilde irdeleyen Kan Kokusu, tüm bunları analiz ederken, seyiriciye de bildiği tüm doğruları sorgulatmaktan çekinmiyor.

Dışarıdan masum gözüken bir ailenin iç dünyasının hiç de o kadar masumane olmadığını anlatan film, açılış sekansından itibaren seyirciyi meraklandırmayı başaran bir yapıya sahip. Gerilimin vitesini de yavaş yavaş arttırarak, uzun süre akıllardan çıkmayacak finaliyle derin bir iz bırakıyor. Açıkça söylemem gerekiyor ki Kan Kokusu yamyamlığa getirdiği bakış açısıyla Jim Mickle’nin başarısız denemelerinin arasında parıldıyan bir yapıt olarak yerini alıyor.

Utku Ögetürk

Blue is The Warmest Color – Mavi En Sıcak Renktir

Tunus asıllı yönetmen Abdelatif Kechiche tarafından yönetilen ve dilimize Mavi En Sıcak Renktir olarak çevrilen film bu yılki Cannes Film Festivali’nden Palme d’Or ve FIPRESCI ödülleriyle dönmültü. Şüphesiz Filmekimi’nin de, açıklandığı günden bu yana en merak uyandıran filmlerinin başında geliyor.

Genç bir lezbiyen çiftin uzun süreli beraberliklerini konu alan Mavi En Sıcak Renktir yarattığı beklentinin hakkını sonuna dek veriyor. Cesur konusunun yanı sıra zengin ve altı doldurulmuş sağlam diyaloglarla bezeli film 3 saatlik süresine rağmen izleyicisini fazla sıkmadan derdini tüm içtenliğiyle anlatmayı başarıyor. Bunu yaparken de yedinci sanat olarak adlandırılan sinemayı resim gibi diğer sanat dallarıyla besliyor; felsefe ve edebiyat gibi, amatör yönetmenlerin ellerinde pimi çekilmiş bombaya dönüşen konuları ustaca kotarmayı başarıyor.

Ayça Ögetürk

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi