Faruk Aksoy’un gişe odaklı çekilmiş “Recep İvedik” serisinden kazandığı hatırı sayılır hasılatın ardından Türk sinema tarihinin en yüksek bütçeli filminin çekimlerine başlayacağını duyurmasıyla hepimizi heyecanlı bir bekleyiş sardı. Uzun bir sürecin sonrasında Fetih 1453, “bizim böyle önemli bir tarihimiz var ama buna yakışacak filmleri yapamıyoruz” tabusunu yıkma misyonuyla beyazperdedeki yerini aldı. 

Konuyu çok da uzun uzadıya anlatmaya gerek olmadığını düşünüyorum. “Fetih 1453” isminden de anlaşılacağı üzere hepimizin okul yıllarından beri bildiği, Fatih Sultan Mehmet’in 2. kez tahta çıkması ile birlikte İstanbul’u kuşatma altına almasından fethine kadarki süreci gözler önüne seriyor. Ancak ne yazık ki filmin anlatımı da ortaokul tarih kitaplarından fazlasını veremiyor. Bizans imparatorunun sadece burnu havada bir ukala oluşu, stratejik kararların neye dayandırılarak verildiğine dair hiçbir önemli açıklama verilmemesi ve devletin iç çekişmelerinin üzerinde duruluyor imajı verilip klasik dizi konularının önüne geçilememesi filmin vasatın üzerine çıkmasını engelleyen detaylardan sadece birkaçı. 

Osmanlı tarihinin en ihtişamlı olayının anlatılmasına rağmen Faruk Aksoy’un filminin en çok konuşulan tarafı 17 milyon dolarlık bütçesi oldu. Bu bütçenin 10 milyon dolara yakın bir kısmı binlerce figüranın rol aldığı savaş sahnelerine harcanmış. Geriye kalan bütçe ile kullanılan Green box teknolojisi ise tam bir rezalet. Kimi zaman mermerin içinde kaybolan ayaklar, üç boyutlu şamdanlar, ışıkların oyuncuların yüzlerinin içinden geçmesi gibi detaylar “ne gerek vardı bu sahneleri böyle çekmeye” dedirtiyor.  Tüm olumsuzluklara rağmen özellikle filmin ilerleyen dakikalarında başlayan savaş sahnelerinin, bütçenin hakkını verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Holywood filmlerinden hiçbir farkı olmayan sahneler tüm ümitsizliğimizi alıp bizi filmin içine çekmeye başlıyor ve bir anda soluk soluğa izlemeye başladığımız bir maceraya dönüşüyor. 

Fetih 1453’ün oyuncu kadrosunu usta tiyatro oyuncularının yanı sıra yeni yüzler oluşturuyor. Fatih Sultan Mehmet rolünde Faruk Aksoy’un uzun süre izleyip takip ettiği ve bu rol için uygun gördüğü Devrim Evin’i görüyoruz. Başrollerde Devrim Evin’e Ulubatlı Hasan’ı canlandıran İbrahim Çelikkol ve Era rolünde Dilek Serbest eşlik ediyor. Oyunculuklar, kostümlerle birlikte filmin en kaliteli tarafı. Altını özellikle çizmek isterim ki, daha önce “Karadağlar” dizisinden şimdilerde ise “İffet” dizisinden tanıdığımız genç oyuncu İbrahim Çelikkol öyle bir performans sergiliyor ki tek başına izleyiciyi beyazperdeye kilitlemeyi başarıyor. 

Özetleyecek olursak,  Fetih 1453 savaş sahnelerinin başlaması ile izleyiciyi içine almayı başarsa da genel olarak vasatın üzerine çıkmayı bir türlü beceremiyor. Eminim ki seneler sonra İstanbul’un fethini konu alan bir yapım yeniden Türk sinema tarihinin en yüksek bütçeli filmi olarak izleyiciye sunulacaktır. Umalım ki bu sefer böylesine önemli bir konu sadece görsellik ile değil daha gerçekçi ele alınsın. 

İyi Seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi